Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sabah namazının kazası

14 Mayıs 2008 / 08:41
Sabah namazının kazası ve gusül ile ilgili iki soruya Ahmed Şahin'in cevabı.

Sabah namazı kazası ve rüyada görülene gusül meselesi...

Soru: Bazen sabah namazına vaktinde kalkamadığımız oluyor, uyandığımızda güneşin çıktığını anlıyoruz. Vaktinde kılamadığımız bu sabah namazını sonra nasıl kılacağız? Sünnetiyle mi, sadece farzından mı? Kaza niyeti ile mi, yoksa vaktinde kılıyormuş gibi eda niyetiyle mi?

Öğleden evvel mi, sonra mı? Bu konularda bilgiye ihtiyacımız var...

***

Cevap: Sabah namazını güneş çıkmadan, vaktinde kılmaya gayret etmek vazgeçilmezimiz olmalıdır. Önce bu mühim noktaya dikkat çekmeliyim. Çünkü şafak vakti farklı özelliği olan bir vakittir. Bundan dolayı hadis-i şerifteki ikazlar bizi düşündürmektedir. Efendimiz (sas) buyuruyor ki:

- Şafakta kılınan iki rekat namaz, dünyadan da içindekinden de hayırlıdır!

- Neden böyledir? Çünkü öbür alemde dünyada, içindeki tüm servetlerde geçer akçe olmayacaktır, ama şafakta kılınan iki rekat namaz, sahibini kurtaracak geçer akçe olacaktır. Bununla beraber, insan beşer, bazen de şaşar. Akşam geç yatarsa sabah namazını kaçıracak bir hataya düşmek kaçınılmaz olur. Bu sebeple akşam erken yatmaya dikkat etmeli, sabah namazını kazaya bırakma gibi derin üzüntü verecek bir yanlışa düşmemelidir.

Namazı nasıl kaza edeceği konusuna gelince:

Sabah namazının kerahet vakti güneşin çıkışından itibaren 45 dakikadır. Bundan sonra öğlen namazına 20 dakika kalıncaya kadar sabah namazını sünnetiyle birlikte kaza etme vaktidir. Öğle namazına 20 dakika kalınca öğlenin kerahet vakti girmiş olacağından artık sünnetiyle birlikte sabahı kaza etme fırsatı da kaçırılmış olur. Öğleden sonra sadece farzından kaza etme imkanı kalır.

***

Soru: Bazı soruların cevapları kısa olduğundan zihnimizde yeni sorular oluşuyor, açıklanmasına ihtiyaç duyuyoruz. Mesela gusül konusunda ihtiyaç duyduğumuz soru şu oluyor:

- Gusülde namaz abdesti gibi ayrıca bir abdest almak da gerekli mi, yoksa ayrı bir abdest alma mecburiyeti yok mu? Bir de rüyada müstehcen görüntüler gören insana gusül lazım gelir mi? Yoksa gusül ancak idrar yolundan sperm gelmesi halinde mi gerekir?

***

Cevap: Guslün (Hanefi'ye göre) üç farzı vardır. Yani olmazsa olmazı üç tanedir. Şöyle sıralayabiliriz bunları.

Baştan üç kere ağza su alıp çalkalayarak ağız içinde kuru yer bırakmamak. Üç kere de burna su çekip temizleyerek burun içinde kuru yer bırakmamak. Bundan sonra da tüm bedeni baştan aşağıya yıkayarak iğne ucu basacak kadar da olsa kuru yer bırakmamaktır. Bunu sağladıktan sonra gusül yapılmış, cünüplük denen manevi kirden temizlenilmiş olunur.

Bu şekilde tüm bedeni yıkayarak yapılan guslün bir adına da "boy abdesti" denir. Dolayısıyla namaz kılmak için gerekli olan abdest, bu boy abdestinin içinde mevcut olduğundan ibadet için ayrıca abdest alma gereği kalmaz. Ancak alınırsa bunun da sevabı olur, mahzuru olmaz.

Ancak, gusül sırasında diş kanasa, yahut da idrar yolundan sızmalar olsa bunlar guslü bozmaz, guslün abdest olma vasfını bozduğundan ibadet için ayrıca abdest almak gerekir. Rüyada görülen müstehcenliklerin guslü gerektirmeyeceği konusuna gelince:

Rüyada birtakım müstehcenlikleri görmek, yaşamak gusül gerektirmez. Gusül ancak bu sıralarda sperm gelmesiyle farz olur. Sperm yoksa gusül mecburiyeti de yoktur.

Şayet böyle bir şeyin geldiğinden şüphe edilecek olursa, çamaşırın gerekli yerine bakılır. Islaklık gibi bir işaret ve kalıntı varsa, şüpheden kurtulmak için gusletmek daha doğrusu olur.

Kaynak:
Bu haber toplam 2794 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri