Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Saddam sorgusunda Halepçe sansürü

06.07.2009 18:39
FBI ajanlarının Saddam sorgularını anlatan istihbarat raporları açıklandı. Ancak raporların Halepçe katliamı ve kimyasal silahlarla ilgili kısımları sansürlendi
ABD'nin Irak'ı işgal etmesi ardından 2003'te yakalandıktan sonra FBI ajanlarınca sorgulanan Saddam Hüseyin'in sorgu tutanakları bilgi edinme yasası çerçevesinde açıklandı.

20 kez sorgudan geçen Saddam'a özellikle İran-Irak savaşı, Kuveyt'in işgali, birinci Körfez Harekatı ve 1991'de Iraklı Şiilere karşı kullanılan kimyasal silahlarla ilgili sorular soruyor.

Raporlarda Saddam'ın bu sorulara verdiği yanıtlar iletilirken, 1988'de kimyasal silahlarla gerçekleştirilen Halepçe katliamına ilişkin sorular da sorulduğu belirtildi, ancak FBI Saddam'ın konuyla ilgili açıklamalarını yayınlamadı.

ABD'NİN KATLİAMDAKİ ROLÜNÜ GİZLEMEK İÇİ Mİ?

Ulusal Güvenlik gerekçesiyle sansür edilen bölümlerin, Halepçe katliamında ABD'nin oynadığı rolü gizlemeye yönelik olduğu belirtiliyor. Zira, 2000'li yılların başında açılan ABD dışişleri bakanlığı arşivlerinde, CIA'nin Halepçe katliamının gerçekleşmesi sırasında Saddam'a istihbarat ve diğer yardımlarda bulunduğu kaydediliyordu. ABD'nin Saddam'a sunduğu destek bununla da sınırlı değil. 180 bini aşkın Kürdün katledildiği Enfal harekatı Halepçe katliamı ile sonuçlanmıştı. Kürtlere karşı soykırım harekatında kullanılan kimyasal silahların çoğunluğunun ABD tarafından sağlandığı belirtiliyor.

ABD'NİN SADDAM'A DESTEĞİNİN MİMARI, DONAL RUMSFELD

ABD'li deneyimli gazeteci Jim Lobe, Aralık 2003 yılında "CIA-Saddam işbirliğinin 20. Yıldönümü" başlıklı makalesinde, ABD'nin Saddam'a sınırsız desteğinin Aralık 1983 yılında başladığını ifade ediyor. Buna göre 2003 yılında Pentagon'un patronu olacak olan Donald Rumsfeld, dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan'ın özel temsilcisi olarak 20 Aralık 1983 yılında Bağdat'ta Saddam Hüseyin ile görüştü.

Lobe, Rumsfeld'in görüşmesi ardından "Sonraki beş yıl boyunca Washington sessiz sedasız Saddam'a yenilgiden kurtulması için gereken askeri donanımı, hatta İran askerlerine ve Kürt sivillere karşı kullanacağı kimyasalları sağladı" diyor.

ŞARBON TÜREVLERİ VE ZEHİRLER

ABD'nin söz konusu dönemde Irak'ın doğal zenginliklerinin el değiştirilmesini Batı için stratejik bir yenilgi olarak gördüğünü yazan Lobe, "Irak 1982'de ABD'nin "terörizm destekçileri" listesinden çıkarıldı, milyarlarca dolarlık tarımsal kredi ve ‘çifte kullanım' olanağı bulunan mal ithali iznine kavuştu. Bu mallar arasında hem sivil hem askeri amaçlarla kullanılabilen kimyasallar, gelişmiş iletişim donanımı ve teknolojisi de vardı" diye yazdı.

‘HALEPÇE KATLİAMINDA CIA İSTİHBARAT SAĞLADI'

Washington yönetiminin 1985 yılında Saddam'a 1,5 milyar dolar değerinde, aralarında Irak'ın nükleer ve biyolojik silah programında da kullanabileceği şarbon türevleri ve zehirlerin yer aldığı destekte bulunduğunu kaydeden Lobe devamla şunları aktarmıştı:

"CIA aynı zamanda eski görevlisini silah ve İran birliklerinin hareketi konusundaki istihbarattan yoksun bırakmamakla görevlendirilmişti. Teiccher'in 1995'te verdiği yeminli ifadesine göre zamanın CIA müdürü William Casey bu görevi hiç ihmal etmeden yerine getirmişti. Casey, örneğin, İran'ın ‘insan dalgaları' taktiğine karşı kullanması için Irak'a misket bombaları sağlamak üzere Şili'deki silah şirketi Cardoen'i devreye sokmuştu. Saddam Washington'dan kredi, teçhizat ve örtülü askeri desteğin yanı sıra Birleşmiş Milletler ve başka kurumlarda savaşta yasak silahları kullanmasından ötürü kınamalara ve ABD kongresinin yardımı kesme çabalarına karşı diplomatik destek de alıyordu. Saddam Mart 1988'de Halepçe'de Kürt sivillere karşı zehirli gaz kullanarak 5 bini aşkın insanı öldürdüğünde de CIA ona istihbarat ve diğer yardımları sağlıyordu."

‘CIA AJANLAR KİMYASAL SİLAH İÇİN IRAK ORDUSUNA EĞİTİM VERDİ'

Irak-İran savaşına tanıklık eden İngiliz The Independent gazetesi Ortadoğu muhabiri, deneyimli gazeteci Robert Fisk ise ABD'nin kimyasal silah desteğinin Saddam'a kimyasal maddeleri vermekle sınırlı olmadığını söylüyor. Fisk, 2005 yılında yayınlanan "Medeniyetin Büyük Savaşı" adlı kitabında "CIA ajanları ile ABD'li askeri yetkililer, Saddam ordusuna, kimyasal silahları nerede ve nasıl kullanacaklarını, kullandıklarında ise kendileri için ne tür önlemler almaları gerektiği konusunda eğitim veriyordu" diyerek, Irak'ın gerek İran ordusuna gerekse de Kürtlere karşı kimyasal silah kullanımında ilk elden haberdar olan ülkenin ABD olduğunu söylüyor.

UNSCOM GİZLİ RAPORUNDA DA ABD'NİN DESTEĞİNE YER VERİLİYOR

BM Özel Komisyonu (UNSCOM) tarafından 1996 yılında hazırlanan, geçtiğimiz yıl kamuoyuna sızan Irak'ın kimyasal silahlarına ilişkin nihai gizli raporunda da, Irak'ın elde ettiği kimyasal silahlar için kullanılan maddelerin birçoğunun ABD firmaları üzeri temin ettiği belirtiliyor. Şirketlerin isimleri ile sağladıkları kimyasal madde oranlarının tek tek yer aldığı raporda, şirketlerin dönemin yönetiminin bilgisi ve izniyle satışları gerçekleştirdikleri kaydediliyor.

FBI'nın yayınlanan Saddam Hüseyin sorgu tutanaklarında, Saddam'ın sık sık İran'ı suçlaması, ABD eski Başkanı George Bush'un ileri sürdüğü gibi Irak'ın kitle imha silahı bulunmadığı ifadelerine yer veriliyor. Tutanaklarda ayrıca Saddam'ın El Kaide ile ilgili görüşleri ve yakalanmasıyla ilgili sözlerine yer veriliyor.

Kaynak:
Bu haber toplam 1766 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri