Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HSYK'nın yaptığı yetki gasbıdır

17.02.2010 23:19
Ergin, HSYK'nın yargısal görevleri bulunmayan idari bir kurul olduğunu belirterek, "HSYK'nın bu denetimi yapmaya kalkışması çok açık bir yetki gaspıdır" dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, HSYK'nın Erzurum Cumhuriyet savcının özel yetkilerini elinden almasının, hakim ve savcıların yargısal yetkisine açık müdahale anlamı taşıdığını, yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum olduğunu belirtti. HSYK'nın bu kararıyla davaya müdahil olduğunu belirten Ergin, bu kararın yargı bağımsızlığına müdahaleye önemli bir örnek olarak Türk yargı tarihine geçeceğini savundu.

 

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, HSYK'nın Erzurum özel yetkili savcısı hakkındaki kararından

sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hukuk kurmaylarıyla yaptığı toplantıın ardından kamera karşısına geçti. Bakan Ergin, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun bugün aldığı kararlar ile Yargıtay ve Danıştay başkanları ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın peşpeşe açıklamaları üzerine üstlendikleri sorumluluk gereği daha fazla sessiz kalamayacaklarını söyledi.

 

HSYK'nın yargısal görevi olmayan bir idari kurul olduğunu açıklayan Ergin, mahkeme kararlarına karşı kanun yollarına başvurma hakkının Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve katılana ait olduğunu kaydeden Bakan Ergin, "Bunlardan birinin müracaatı olmadan yargısal denetim yapmakla görevli mercilerin bile bu denetimi yapmasının mümkün olmamasına rağmen HSYK'nın bu denetimi yapmaya kalkmasının çok açık bir yetki gaspıdır. Anayasa ve yasalara tamamen aykırı bir hukuksuzluktur. Hiçbir yargısal görevi bulunmayan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun bu konuyu görüşmek üzere toplanarak, HSYK'nın yaptığının doğru olduğuna dair karar alması da yasal dayanaktan yoksundur. İhsas-ı rey niteliğindedir. Yargılama faaliyetine müdahale anlamı taşımaktadır." dedi.

 

Danıştay Başkanı'nın yaptığı açıklamanın bu yanlışlıklara katkı vermek anlamına geldiğini belirten Ergin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın devam eden yargısal bir faaliyetten dolayı siyaset kurumunu sorumlu tutmak anlamına gelen açıklamasının kabul edilemeyeceğini aktardı.

 

HSYK'nın aldığı kararla yürütülmekte olan soruşturmaya müdahale ettiğini dile getiren Ergin, doğrudan taraf olduğunu, yetkisini aştığını, bağımsız yargının işleyişine engel olduğunu, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılmasını tehlikeye soktuğunu söyledi. Ergin, bu ve benzeri girişimleri yargı bağımsızlığına büyük bir darbe olarak gördüklerini belirtti.

 

Yargının bağımsız ve tarafsız bir şekilde görevini yapmasının engellendiğini ifade eden Ergin, "Bu sürece dahil olanlar görevlerinden alınmak süretiyle diğer görevlilere açıkça gözdağı verilmiştir. Soruşturma kapsamında ilgililerin hukuk ihlali yapıldığı yönündeki varsa itirazlarının ve başvurularının çözüm yeri Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu değil, bu işle görevlendirilen mahkemelerdir." dedi.

 

Bakan Ergin, HSYK'nın yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum takındığını vurguladı. Yetkileri değiştirilen Cumhuriyet savcılarına atfedilen suçun ne olduğu ve bunu ne şekilde işlediklerinin de kamuoyuyla paşlaşılması gerektiğini belirten Ergin, HSYK'nın Anayasa'nın 138. maddesindeki yargı bağımsızlığıyla ilgili maddeleri ihlal ettiğini bildirdi.

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Habur, Erzincan ve Erzurum adli yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan ve yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar incelenmeye alınmıştır' şeklindeki değerlendirmesini de eleştiren Bakan Ergin, bu konuya ilişkin hiçbir yetkisi olmadığı halde doğrudan bu makamca HSYK gibi soruşturmaya müdahale etme girişiminde bulunulduğunu söyledi.

 

Soruşturmayı yürüten hakim ve savcıların, yüksek mahkemelerin ve HSYK'nın kararlarıyla ağır baskı altına alındığını belirten Ergin, bu şartlar altında bağımsız ve tarafsız yargılama yapmanın son derece zorlaştığını ifade etti.

 

Şemdinli savcısının meslekten çıkarılmasını da hatırlatan Ergin, bu kararın Avrupa Birliği'nin Türkiye hakkında düzenlediği raporda yargıya ağır baskı şeklinde nitelendirildiğini ve bir 'iç tehdit' olarak tanımlandığını vurguladı.

 

Son gelişmelerden sonra yargı reformunun acilen hayata geçirilmesi zorunluluğunun birkez daha ortaya çıktığını kaydeden Ergin, herkesin hukuk sınırları içerisinde kalması için gerekli uyarılarını yapmaya devam edeceklerini belirtti. Bakan Ergin, bu kararın Türk yargı tarihine yargı bağımsızlığına açık bir müdahale örneği olarak geçeceğini dile getirdi.

 

Adalet Bakanlığı'nın dün sabah saatlerinde yaptığı açıklamanın da bir müdahale olup olmadığı şeklindeki soruya yanıt veren Ergin, bakanlığın açıklamasının bilgi kirliliğini önlemeye yönelik, yasal mevzuat içerikli bir açıklama olduğunu, herhangi bir müdahale niteliği taşımadığını kaydetti.

Bu haber toplam 1016 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri