Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ünlü yönetmen konuştu

11.10.2010 21:14
Semih Kaplanoğlu Emir Kusturica ile ilgili tartışmalara cevap verdi. Kaplanoğlu, ''Savaş suçlarına tavır almalıyız. Bu insan olmakla alakalı. Kusturica hala Miloşeviç'i savunuyor'' diye konuştu.

Emir Kusturica'nın Antalya Film Festivali'ne katılmasından dolayı festivali protesto eden Semih Kaplanoğlu NTV'de Banu Güven'in programına katıldı ve Kusturica ile ilgili tartışmalara cevap verdi.

Kaplanoğlu şunları öyledi: San Sebastian Festivali'nde Denis Tanovic bana ''Kusturica Antalya'da jüri üyesiymiş' dedi ben de ''Ne var ki?'' dedim. Bunun üzerine bana birçok görüntü izletti. Görüntülerde savaşta Boşnak kadınlara yapılan tecavüzlerle ilgili bir soru sorulduğunda ''Ne var, kürtaj olurlar biter'' cevabını veriyor.

Beni, burada en çok dehşete düşüren şu oldu: Savaş suçlarıyla ilgi birçok müze gördüm ama Bosna'da gördüğüm şey canlıydı. Şiddete canlı tanık oldum. 6-7 yıldır Bosna'ya gidip geliyorum. Bu konuda fikrim var. Kurbanları bizzat dinledim. Mesela savaşta 5-6 yaşında olan bir kız çocuğu bugün 23-24 yaşında bana uğradığı tecavüzü anlatıyor. Bunun savunulacak hiçbir tarafı yok. Buna reaksiyon göstermek zorundayız.

Kaplanoğlu Kusturica'nın söyledikleri üzerine şunları söyledi: ''Bir kişi haksız yere öldürülürse dünyada buna ses vermemiz lazım. Herşeye her savaş suçuna eşit yargıda durmak zorundayız. Bu insan olmakla alakalı. Alınması gereken bir tavır var. İnsanlar hata yapabilir. ''O dönemde milliyetçiydim'' gibi şeyler diiyebilirler ama aradan bunca zaman geçmiş, bütün suçlular yargılanmış, tanıklar ortada. Hala mezarlar kazılıyor, hala bulunamayan insanlar var. Ama hala Miloşeviç’i savunuyor, ben bunu anlayamadım.

Her türlü özrü, her zaman bulabilirsiniz. '1915 olayları' için özür, Darfur için özür her zaman bulabilirsiniz, her şey için bir özür bulabilirsiniz. Yahudi soykırımı için bile... Ama bu özürler hiçbir masum sivilin ve kadınların öldürülmesine, işkence görmesine tecavüz edilmesini affettirmez. Bu gerçek ortada duruyor.''

Kaplanoğlu, ''Kusturica ile karşı karşıya oturup bu meseleleri bir konuşmak istemez miydiniz?'' sorusuna şu cevabı verdi:

'FİLMLER HER YERDE GÖSTERİLSİN'

''Hayır istemezdim. Bu tartışılacak, konuşulacak bir şey değil. Buradaki tek sorun buradaki davet ortaya çıktığında ve ben bunu okuduğumda, izlediğimde festival yönetimine dedim ki; ben bunu bilmiyordum, Türkiye'deki birçok insanın da bildiğini düşünmüyorum. Nedense bilgi gelmemiş buraya. Ben de bu tanıklığı onlarla paylaştım. O sırada benim katılıp katılmayacağım bile belli değildi. Bir mektup yazdım ve böyle şeyler var isterseniz siz de bakın ve bu siyasi şeylere de sebep olabilir, isterseniz bir bakın dedim. Onlar da ilgileneceğiz dediler ama bir şey çıkmadı. Turnedeydim, geri döndüğümde Adana Festivali'nin sonucu ortaya çıktı ve bekledim ki bir şey çıksın sonuca varsınlar, Kusturica konusunda. Ekip olarak konuştuk ve bu durumda filmin gösterimine karşı çıkmayalım diye karar verdik. Kusturica’nın filminin gösterilmesine de karşı değilim, filmler her yerde gösterilsin. Filmler belki bir şey söyler, o yüzden filmler kalsın ama biz gitmeyelim oraya dedik.''

 

 

 

 

 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 1218 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri