Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Siyaset ve spor camiasına dersler

04 Ocak 2009 / 08:56
Türk Futbolünün zirvedeki ismi Şenol Güneşten çarpıcı açıklamalar

Türk Milli Takımı'nı dünya üçüncüsü yapan, Trabzonspor'da teknik direktörlük yapan ve şuanda Kore'de Seoul takımını çalıştıran Şenol Güneş, 1 günlük Trabzon ziyaretinde haber61'in sorularını yanıtladı. Usta Otel'de tam 3 saate yakın söyleştiğimiz Şenol Güneş, spordan siyasete çok önemli açıklamalarda bulundu. Haber61'den Selahattin Aydınlı, Elif Çavuş ve Orhan Çavuşoğlu'na konuşan Şenol Güneş, gündem yaratacak açıklamalarda bulundu.

Şimdi Kore'den geldiğim zaman düşünüyorum “Ben ne yapacağım”. İstanbul'a geldim, gazeteci çağırıyor, onun işini yapmış olacağım. Bana ait bir iş değil ki bu. Katkı yapmak içinse varım ama o niyetle kimse sana gelmiyor. Bana soru soruyor 'şu maça ne diyorsun'. Bana ne ya. Ben desem ne olacak. Laf olsun torba dolsun işte. Niye sorarlar bunu da anlamam. Seoul'de kimseyi istemiyorum mesela, susuyorum. Faruk Özak mesela kızdığını da yanına alıyor, sevdiğini de. Ne kadar güzel bir özellik. Volkan Abi de vatandaşın cenazesine gidiyor, düğününe gidiyor. Bu da onun için güzel bir özellik. Hem vizyon, hem güç bir arada olsa keşke.

- Sayın Güneş, TFF ile A Milli Takım görevinize son verildikten sonra size ödenmesi gereken ücretler nedeniyle itilaf yaşadınız. Bu konu şu anda ne aşamada?

 

''...En tepedesiniz, ülkeyi temsil ediyorsunuz. Ben bir hata yapıyorsam ülkenin itibarı için önemlidir. Ama bana bir haksızlık yapılıyorsa ben kendimi savunmamam gerekir."


Milli takım antrenörü kendi haklarını aramaya kalkmışsa o ülke bitmiştir. Onun hakkını biz koruyacağız. Bana haksızlık yaptılar. Ağır bir haksızlık. En tepedesiniz, ülkeyi temsil ediyorsunuz. Ben bir hata yapıyorsam ülkenin itibarı için önemlidir. Ama bana bir haksızlık yapılıyorsa ben kendimi savunmamam gerekir. Beni birilerinin savunması gerekir. Öyle bir durumdasınız ki susacağım ama susmamı gerektiren bir ortam yok. Bana yapılıyorsa 2. lig 3. lig hepsinde yapılıyor. Ne yapmamız lazım, adamın görevine son verildiği zaman bir yıl mı anlaştı, hemen parasını ödemesi lazım. Onuruna da zarar gelmeyecek. Benim federasyonla bir sıkıntım yok. Hatam yok. Çalıştığınız kurumdan paranızı alamadınız, görevinize son verildi, bir de yetim parası yediğinizi söylediler. O zaman siz susarsanız, millet yaptığınızı zanneder. Araştıralım bunu diyorum. Ben yapmışsam hesap vereyim onlar yapmışsa hesap versinler.

'Biz seni kovmadık' diyorlar, o zaman beni ikna etsinler

Mukavelen belli, bankalarda aldığın paran belli. Bunlar çıksın ortaya diyorum. Fatih Terim'in aldığı para tartışılıyor bugün. Bu konuşulmaması lazım. Neye anlaştıysanız odur.

Bir hukuksuzluk varsa Türkiye'de hukukun gücü yoktur o zaman.

Ben birey olarak güvenimi kaybederim. Ciddi olarak haksızlığa uğramışsanız ve hakkınızı alamadıysanız isyankar olursunuz.

'Biz seni kovmadık' diyorlar, o zaman beni ikna etsinler. Biri yalan konuşuyor o zaman. Ödeme yaptınız mı yapmadınız mı.? Bir de yapılan bazı yanlışlar daha var, onlar kişisel şeyler onları konuşsam daha da saygısızlaşırız.

Federasyon benim için aklanmadı. Hukukçular ne yapıyor bu davayı açarsak karşı taraf haklı çıkacak ne yapıyor kapatıyor davayı.

“Benim Hürriyet Gazetesine neden saygım olsun”

"Hürriyet Gazetesi'nde 'Bu kadar para istiyor, utanmıyor mu' diye bir manşet attılar. Dosyayı götürdüm onlara koyamadılar. O zaman sana neden saygım olsun. Ben seni neden okuyayım..."



Türkiye Cumhuriyeti'ni ilgilendiriyor bu konu. Bir adam birini vuruyor, öldürüyor, katil belli, ölen de var. Ama dava kapanıyor. Ben buna kızıyorum. Parasal bir konu değil, konuşursam ne olacağını bildikleri için daha ileriye gitmiyorlar.

Hürriyet Gazetesi'nde 'Bu kadar para istiyor, utanmıyor mu' diye bir manşet attılar. Dosyayı götürdüm onlara koyamadılar. O zaman sana neden saygım olsun. Ben seni neden okuyayım. Para verip yazı yazdırıyorlar. Senin değerin bu. Benim için hiçsin sen. Sen bir fikri savunabilir misin daha. Sen kullanılan adamsın benim gözümde. Dosyayı veriyorum sana koyamıyorsun. Verilmeyen parayı söylüyorum ben. Para istemiyorum. Bu nasıl gazeteciliktir. Gazeteyle savaş veriyorum, hukukçularla savaş veriyorum, federasyonla savaş veriyorum. Davayı İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacağım. Kaç sene sürdü görüyorsunuz değil mi, uyutuluyor millet. Bunun anında halledilmesi gerekir. Konuşunca sinirlerim bozuluyor. Bu kadar doğru olan bir düşünceyi anlatamıyorsunuz. Hukuki kepazelik bu olay.

-Sevgili hocam, Savunma oyuncularının fazla hücuma çıkması nedeniyle Trabzonspor yenildi düşüncesiyle siz suçlanıyorsunuz. 5 Mayıs 1996'da Trabzonspor'un şampiyonluğu kaçırdığı Fenerbahçe maçında maçın öncesinde ve sonrasında soyunma odasında neler yaşandı?


''... Hami'nin vurduğu pozisyon gol olsaydı bir şey yoktu. Ama onlar gol olmayınca dönüp de 2 tane gol yiyince 'Biz niye hücum ettik' deniyor. "


Birini yok etmek için çok şeyler söylenebilir. Çok şey söylendi, hücum etti, savunma yaptı. Neye göre hücum etti, neye göre savunma yaptı. Onu oyuncu da bilmiyor. Hami'nin vurduğu pozisyon gol olsaydı bir şey yoktu. Ama onlar gol olmayınca dönüp de 2 tane gol yiyince 'Biz niye hücum ettik' deniyor.

Aslında o pozisyon yakalansaydı gol olsaydı bir şey demeyecektiler.

İyi top oynadık ama yenemedik denmesi lazımdı. Ya kaleciye ya oyuncuya ya da hocaya yüklenilecek. En mantıklısı hoca geldi. Trabzonspor 30 yılını kaybettiğinin farkında değil. Ben yine direndim kaldım, gitmeye hazırdım. Birilerine yaranmak için değil, kulübe yararlı olsun diye kaldım.

Van maçında ne oldu aynı şey oldu, iyi oynadık kaybettik. Futbol böyle bir şeydir. Ama oyuncuların değeri arttı ve müthiş paralara transfer edildiler. Yüzde yüz eleştir ama yok etme. Bunu yıkarsan yerine koyamazsın. Saldırı yaparsan kimseyi bulamazsın burada. Eleştiri yapacağın yerler var ama yok etme.

Ben kaybolmam, benim buraya vereceklerimi sen alamazsan sana zararı olur. Daha iyi veren varsa onu seç. Bugün de aynı şey belki Ersun Hoca'ya aynı şey yapılacak. İnsanların 'Benim hocam takımı nasıl şampiyon yapar' bunu düşünmemiz gerekiyor. 'Trabzonspor'un başarılı olmasını isterim böyle düşünmek' lazım. Benim için kondisyonu bilmiyor diyenler de vardı. Ben de dedim ki ben konuşursam kimse sokağa çıkamaz. Konuşmak için demedim ama bende aynı şeyi yaparsam, yazık günah. Ben rahatsız olmam ama onlar rahatsız olurlar. Onların kaybı olmaz ki, kulübün kaybı olur.

Şimdi Sadri Bey, yanlış yapmayacak mı, yapacak. Ama biz yanlışlarına bakarak 'nasıl sen böyle konuşursun' deriz, adamı yok ederiz. Daha sakin olmak lazım.

-Güney Kore'de Seoul takımını 2. yaptınız. 1. olamadınız. 1996'daki kaderinizle benziyor biraz. 'Şenol Güneş Final oynayamıyor' eleştirileri yapılıyor neler söyleyeceksiniz?

"İyi futbol oynadık ve bizim takımda futbolun rengi değişti. Trabzonspor'daki tablo orda da var. İyi çıkış yaptık. Kafa kafaya geldik ve öne geçtik. Orada şampiyonluk diye bir şey yok...."



Trabzonspor 25 yılda şampiyon olamadı. Bakın kaç kere 2., 3. oldu. 2.liği başarı kabul etmiyorum. Her zaman birinci hatırlanır ikinci değil. Şimdi 2.liği arıyor muyuz aramıyor muyuz. Büyük yatırım yapıp şampiyon olamayanlar da var. En çok yatırım yapanlara bir bakalım. Trabzonspor'un bunlar arasına girmesi büyük başarı. Bu açıdan bakmak lazım. Büyük işler yaptık. Adamın ekonomik yapısı farklı. Sivas'tan, Kayseri'den farklıyız öndeyiz yani. Seoul'e gittiğimde hiç oyuncu transferi yapmamıştık. Aynı tabloyu yaşıyorum ben orada. Ekonomik anlamda 3 takım var Seoul'ün önünde. Taraftarımız çok iyi. İyi futbol oynadık ve bizim takımda futbolun rengi değişti. Trabzonspor'daki tablo orda da var. İyi çıkış yaptık. Kafa kafaya geldik ve öne geçtik. Orada şampiyonluk diye bir şey yok.

İlk 6'ya girmek önemli olan. Ama birinci olursan maç oynama sayın azalıyor. Bizim için buraya gelindikten sonra kaybetmek tabii ki başarısızlık ama takıma baktığınızda oldukça iyiydi. Şimdi yatırım yapan takımlar için kaybetmek daha kötü bir şey. Onun için Trabzonspor'un ikinci olması bana göre başarı. Ama Trabzonspor iyi giderken geri kaldığında tartışma konusu. Çünkü unutuluyor her şey.

-Musampa'yı almıştınız ne oldu sonra?

Aldık evet boştaydı. Oyuncu olarak iyiydi ama tembeldi. Ceyhun'u aldık aynı yere.

Ben yabancıya karşıyım orada söylüyorum şaşırıyorlar. Çünkü çok para verilmiyor. Oyuncunun bir kariyeri var, profesyonel bir şey üretmediğinde sorun oluyor.

Ceyhun uyum sağladı. Zona diye bir hastalığa yakalandı. Gözüne kadar geldi. Sonra düzeldi tabi. Ama kadroya almadım.

-Türkiye'de futbolda zaman zaman yaşanan kirlilikler Kore Futbol Ligi'nde söz konusu mu?


''... Sosyal yaşamdan dolayı etki altında kalmışlar bunu hissedebiliyorsunuz.
Oradaki kulüplerin yapısı şirket olduğu için transferlerde sorun yaşanmıyor. Bütçe hesabı yapılıyor, borç diye bir şey yok orada... "



Mutlaka vardır ama kamuoyunda bunu hissetmezsiniz. Burada hissediyorsunuz. Hakemler çok acemi. Sosyal yaşamdan dolayı etki altında kalmışlar bunu hissedebiliyorsunuz.

Oradaki kulüplerin yapısı şirket olduğu için transferlerde sorun yaşanmıyor. Bütçe hesabı yapılıyor, borç diye bir şey yok orada. 60 milyon dolar borç olacak transfer yapılacak. Mümkün değil. Bizde öyle ama. Para gereksiz ve fuzuli harcanmaz. Tasarruflarını düşünüyorlar. Kirlenmişlik fazla yok görünmüyor. Türkiye'de görünüyor.

Türkiye'de futbol yapısında değişiklik şart. Kulüp borç yaparken hesap verecek. Borcun var transfer yapıyorsun. Oradaki sistem düzenli bir şekilde yürüyor.

-Hürriyet Gazete'sinin yapmış olduğu son 25 yılın efsane en iyi 11'ini seçtiği ankette Trabzon'dan hiçbir futbolcunun olmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ankette sizin de adınız vardı.

Bir kere Hürriyet Gazetesi'ne benim saygım yok. Beni seçmemelerini doğal buluyorum. Ben de olsam Rüştü'yü seçerdim. Hami de yok mesela. Efsane derken günümüzdeki oyuncuları da koymuşlar. Daha çok magazinel olduğu için biz futbolla ilgileniyoruz onlar magazinle.

Bizim böyle bir beklentimiz yok. Yalnız Trabzon'dan en az birinin temsilci olarak olması lazımdı. Trabzonspor'un şampiyonluğu yoktu belki ondan almamış olabilirler. Çok da alınmamak lazım bizim büyüklüğümüz belli.

Uluslararası başarı manasında benle Rüştü'yü koyarsalar ben de Rüştü'yü seçerim. Duygusal olarak bakmıyorum. Rüştü Türkiye'nin en iyi kalecisi, dünyasının sayılı kalecileri arasında. Nasıl seçtiğine bağlı. Başarı nedir? Sonuçlara bakarak başarı olmaz. Ürettiğine de bağlı. Hami aradı beni böyle bir anket olduğunu söyledi. 'Kim var bizden' dedim. 'Kimse yok' dedi. Trabzonspor'dan bir tek Sadri Şener gitmiş toplantıya da. Hami'nin olması gerekirdi. Bizim ayıbımız değil. Onların düşünmesi gerekirdi. Trabzon günlük işlerin peşinde olmamalı. Trabzonspor'un vizyonu değişmeli. Öyle bir şey yapmalı ki 'millet ne yapıyor bunlar' demeli. Bataklıkta bir çiçeğin büyümesi yerine, bataklığı çiçeklerin büyüyeceği bir alan haline getirmeliyiz. Şehri ve Trabzon'u böyle yapmalıyız. Bu bir hedef olmalı. Bir anda olmaz. Bana göre uluslar arası manada yetenekli oyuncu çok çıkmadı Trabzon'dan.

-Bu kadar başarıyı yakalayan bir takımda sizden başka bir iki kişi kariyer yaptı. Siz öndesiniz…

Sıkıntı şu. Bir şeyi planlamazsanız tesadüfen bir yerlere gelirsiniz ama devam edemezsiniz. Şansın da alt yapısı vardır. Benim ailem benden şikayetçi olabilir ama diğerleri olamaz. Ben çocuğumdan çok futbola önem verdim. Benim şu artım oldu kararlarımı söyleme şansım oldu. O gün ben direnmeseydim şeklim farklı olacaktı. Hiçbir zaman birilerine tabi olmadım.

-Sizin İran'a gitme gibi bir durumuzda olmuştu. Ne oldu neden gitmediniz?

"...Trabzonspor'un hangi dönemine kendim geldim. Hep beni çağırdılar da geldim. Bugün Trabzonspor'da seyirci, yönetim, teknik heyette sahiplenme var. Ben onu yapmaya çalıştım....."



Çok iyi para verdiler bana ama uğraşamazdım orda. Kore'ye para için gitmedim, para için gitsem İran'a giderdim. Farklı bir yer, rahat bir ortamı var. İçine sinmesi lazım.

Mesela Trabzon'a son gelişimde duygusal geldim. Benim için yanlış bir seçimdi. O dönem bana ihtiyaç vardı. Burada olmam lazımdı. Geldiğim yönetim benden şikayetçi olursa nasıl bir takım yapacağız. Trabzonspor'un hangi dönemine kendim geldim. Hep beni çağırdılar da geldim. Bugün Trabzonspor'da seyirci, yönetim, teknik heyette sahiplenme var. Ben onu yapmaya çalıştım. Trabzonspor'un birlik beraberliğe ihtiyacı var.

-Yabancı oyuncuya karşı mısınız?

Ben en fazla 3 diyorum. Ama Türkiye ne zaman AB'ye girer serbest olsun. Bu bir ırkçılık değil, benim oyuncum dışarıya çıkamıyorsa o da buraya gelmesin. Dövizimi niye vereyim. Biz para yiyormuşuz, parayı kim yiyor ben anlamadım.

-Ersun Hocayla diyalogunuz nasıl görüşüyor musunuz?

Yok görüşmüyorum. Görüşsem selamlaşırız. Samimiyetim yoktur.

-Antrenörlüğünü beğeniyor musunuz?

Beğenip beğenmemek, bunu söylemem doğru olmaz. Düşüncelerine katılmadığım noktalar var. Onda da var başkalarında da var. Beğenmiyorum demek doğru değil. Tarzlarımız farklı tabi. Kendisiyle konuşsam eksiğini doğrusunu söylerim ama burada söylemem doğru olmaz.

-Trabzonspor'u takip ettiğiniz kadarıyla, transfere ihtiyaç var mı şu aşamada?

Trabzonspor'un bünyesini bilmiyorum. Hoca nasıl bakıyor. Nasıl oyuncu istiyorlar. Benim tanıdığım Hüseyin var, Fatih var. Gökhan mesela çok iyi oyuncu ama tartışıyorlar bunu da anlamıyorum.

-Yattara'yı beğeniyor musunuz?


''Takımı büyüten oyuncu mu kendini büyüten oyuncu mu bunları tartışmak lazım. "


İyi oyuncu. Ama iyi oyuncu başka şey, öbür tarafını kullanmak istemiyorum.

Trabzonspor'un bazı şeylere karar vermesi lazım. Fatih, Gökdeniz, Yattara bunlar çok iyi oyuncu.

Trabzonspor iyi olan oyuncularla mı devam edecek, şampiyon olacak oyuncularla mı? İç bünyeyi bilmek lazım. Yetenekli oyuncular önemli ama şampiyon olacak oyuncular ayrı bir şey.

Takımı büyüten oyuncu mu kendini büyüten oyuncu mu bunları tartışmak lazım.

Trabzonspor'da şimdi bir kadro var hoca bunlardan memnunsa benim diyecek bir şeyim yok. Transfer çok yapılmış, belki böyle devam etmek lazım. Trabzonspor sonuç itibariyle başarılıdır. Biraz geniş bakmak lazım. Forvette Umut var ama Isaac da var. Gel stopere, Song ve Egemen oynuyor ama Giray da var, Tayfun'da stoper oynuyor. Fazlalık var gibi gözüküyor. Sol tarafta sorun var gibi. Ama neden var, bir şey diyemiyorum. Çok para harcandı bunun karşılığı bu mu bu da tartışılır. Yönetim kamuoyunda güven oluşturdu. Saha dışında da Trabzonspor büyüdü. Bu çok büyük bir avantaj. Çok büyük paranız olabilir ama güven her şeyden önemlidir. Galatasaray, Fenerbahçe bugün sıkıntı yaşıyor.

kaynak haber61.net

Bu haber toplam 1304 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri