Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Süper babaanne bilgisayarda rakip tanımıyor

20.12.2009 15:59
"Benim beye kızıyorum, bilgisayarda yanlış bir yere girersin, bir şey yaparsın diye. Anlamaz, faresini bozar, cigabaytı doldurur." Bunları söyleyen 57 yaşındaki Sariye Yazıcı.

"Benim beye kızıyorum, bilgisayarda yanlış bir yere girersin, bir şey yaparsın diye. Anlamaz, faresini bozar, cigabaytı doldurur." Bunları söyleyen, üç çocuk ve dört torun sahibi, 57 yaşındaki Sariye Yazıcı.
Hastalığından dolayı evden pek çıkamayan Yazıcı, eşi Muharrem Yazıcı'nın, oyalansın diye kendisine aldığı bilgisayara yaklaşmasını istemiyor, yanlış bir şeyler yapmasından korkuyor, çünkü kendisi daha iyi biliyor.

Torunundan internete girmeyi, mesaj yollamayı, web kamerayla görüşme yapmayı, oyun oynamayı öğrenen Süper Babaanne, bilgisayarda kızını bile geçmiş durumda. Alev Gürel, "Ben de bilgisayar kullanıyorum ama annem daha farklı şeyler biliyor, farklı yerlere girebiliyor." diyor.

Sariye Yazıcı, Rize'nin Hemşin ilçesinden. İzmir'de 12 yıldır oturuyor. İki oğlu ve bir kızı da burada. Gençken kendini fazla belli etmeyen ve önem vermediği hastalıklar Sariye Nine'de zamanın etkisiyle su yüzüne çıkmış. İzmir'de çocuklarını evlendirdikten sonra doktora gitmiş ama geç kalmış. Bağ dokusu romatizmasının bir çeşidi olduğunu söylemişler. Kansere çevirmemesi için kemoterapi uygulanmış. Bununla da kalmamış, tümör şüphesiyle akciğerlerine biopsi yapılmış, beyin tomografisi çekilmiş. Sariye Nine şu anda uzun yol yürüyemiyor, nefesi tıkanıyor. Kemoterapi sebebiyle hijyene aşırı dikkat etmesi gerekiyor. Yine romatizmanın etkisiyle parmakları kıvrılıyor, ağzını yeterince açamıyor.

Sariye Yazıcı, bütün bunlara rağmen hâlâ süper. Tedavi sürecinde çoğu zaman hastaneye kendisi gidip geliyor, kimseye ihtiyaç duymuyor. Ayrıca, evde sıkılmasın diye alınan bilgisayarı kullanıyor; FaceBook'a giriyor, memleketinin ve oradaki evinin fotoğraflarına bakıyor, Google'da hastalığıyla ilgili bilgileri araştırıyor, tanıdıklarıyla mesajlaşıyor, MSN'den görüşüyor, oyun oynuyor, ilahi bulup dinliyor. Yetmiyor patik ve çorap örüyor, oya işliyor, elişi süs eşyaları yapıp hediye ediyor veya satıyor, hattâ ara sıra komşunun çocuğuna bile bakıyor.

Sariye Nine, bilgisayar kullanmayı da oğlu Tolga Yazıcı'nın büyük çocuğu Doğukan'dan öğrenmiş. İlköğretim 5. sınıfa giden Doğukan, babaannesiyle mesajlaşıyor, boş zamanlarında oyun oynuyor, ayrıca bilgisayar öğretmeye de devam ediyor. Sariye nine, bazen de kızı Alev'in henüz okula gitmeyen çocuğuna bilgisayarda oyun oynatıyor. Bununla birlikte süper babaanne, çevresindeki akranları için kötü örnek (!) oluyor; zira torunlarının arkadaşları, kendi ninelerinin de bilgisayar öğrenerek oyun oynatmasını istemeye başlamış.

Doğukan, bilgisayar dersinden kendine göre biraz düşük not verse de süper babaannesi, cümle âleme örnek olacak nitelikte bir insan. Her geçen gün biraz daha köşeye sıkıştıran hastalıklarına aldırmadan bilgisayarı kullanmaya devam ediyor. Ondaki bu öğrenme, başarma, ayakta durma arzusunun sonu görünmüyor. Darısı bütün karamsarların başına.

Bu haber toplam 4854 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri