Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bu Türk mayınları temizlemeye talip

03.06.2009 10:23
Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenme işi siyaseti de bürokrasiyi de karıştırdı. 2014'e kadar hallolamsı gereken bu işe Sıddık Özdemir talip oldu.
Nursel TOZKOPARAN'ın röportajı
nursel@haber7.com

Üç dört yıl öncesinde Almanya’ya bir program organizasyonu için gittiğimde tanıştım Sıddık Özdemir’le.

Haliç’i nasıl temizlediklerini anlatmıştı. Çok sık olmamakla birlikte ara ara haberleştik. Bundan birkaç ay önceydi. Nasılsınız demek için aramıştı hafif yollu takıldım “şimdi nereyi temizliyorsunuz?” diye… 

“Bu sefer deniz temizliği yok. Mayın temizliyoruz” demez mi? “Ne mayını, nerdesiniz?” diye sordum. “Sınırdaki riskli bölgelerin mayın temizliğini yapıyoruz. Temizlik temizliktir” dedi. Ottawa Sözleşmesine dahil olan Türkiye’nin kullansınırdaki mayınları 2014 yılına kadar temizlemesi gerekiyor. Başbakanlık'tan yapılan resmi bir açıklama olmamasına rağmen (gerçi ateş olmayan yerden duman çıkmaz hesabı) ısrarlı bir şekilde bir yap işlet devret modelidir aldı başını gidiyor.

Devlet imkanlarının mayınları temizlemeye yetmeyeceği, mayın temizleyecek profesyonel aletlerin olmadığı velhasılı kelam bu işi yapsa yapsa İsrail yapar. Eee o halde ne düşünüyoruz verelim temizlesinler topraklarımızı işletsinler…

Ben bu işin aslını öğrenmek ve ikna olmak istedim. Nedir bu mayın temizleme işi ve devletin gerçekten İsrail’e vermekten başka çözümü yok mudur?

Namsa üyesi Tauber Firmasının Türkiye Genel Müdürü Sıddık Özdemir’in kapısını çaldım.

Eğrisiyle doğrusuyla mayın temizleme nedir, İsrail’e vermeli miyiz, aklıma gelen bütün soruları sordum Sıddık Özdemir’e….

 NUSAYBİNDEKİ TEMİZLİĞİ TAUBER FİRMASI OLARAK BİZ YAPTIK

- Mayınlı bölgenin çok riskli bir yer olduğu dolayısıyla bu işi de İsrail’in yapabileceği söyleniyor?

- Alakası yok.  Nusaybin’deki temizliği Tauber firması olarak biz yaptık. İsrail yapmadı ki kim emin olabilir İsrail’in bu işi gerçekten iyi yapacağından ama; bizim yaptığımızdan  herkes emin olabilir. Geçmiş dönemde yaptığımız işler var. Sahayı görebilirler, saha içerisinde arabaları sürdüğümüzü görebilirler.  Ben ispatlayabilirim, İsrail neyi ispatlayabilir.

- Neden özellikle İsrail’in adı geçiyor sizce?

- Devlet para ödememek için, mayını temizleteyim o para bizden çıkmasın diye düşünüyor olabilir.

- Sadece para ödememek için çok riskli bir bölgeyi İsrail’e yarım asırlığına verilebilir mi?

- Sadece para vermeden temizletmek için bu kadar riskli bir bölge İsrail’e verilmemeli. Yani bu akıl alır bir şey değil. Mardin’li iş adamlarından gelen teklifler var sponsoru biz olalım topraklar bize kalsın diye ancak sesleri çıkmıyor ya da yeterince duyulmuyor. Orası temizlenmeli ve Türk işadamlarına ve oranın halkına verilmeli.

kullan- Peki sizce niye İsrail?

- Onu bilmiyorum, onu Başbakanımıza sorun.

- Peki, Başbakan İsrail noktasında kararlı mı duyumlarınız nedir?

- Ben böyle bir ihtimale inanmıyorum. Sonuçta Başbakan'ın "İsrail’e vereceğim" diye resmi bir açıklaması olmadı. Ortaya bir şey atıldı, millet onun peşine koşuyor.

- Peki bu gündem nasıl ortaya çıktı?

- Muhalefet ortaya atmış olamaz mı?

                    ASKERLE YAPILACAK İŞ DEĞİL

- 1956 yılında oraya mayınları döşeyen tabur komutanı Kemal Güner “beş altı tabur asker verin bir mevsimde orayı temizlerim” diye meydan okuyan bir açıklama yaptı. Sizce bu mümkün mü?

- Hiçbir şey yapamaz. Çünkü teknoloji çok ilerledi. Artık insansız temizleme yapılabiliyor. Askerlerin içinde 30 tane mayın uzmanı var. Onlarda askerin kendisine lazım.

Biz bir uzmanla 216 dönümü 23 günde bitirdik. Bu uzman, işi tek başına yaptı. Tabi yardımcıları da vardı ama o çıkarırdı diğerleri imha için fırına atardı. Bizim askeriyenin 10 katına yakın 200-250 çalışanımız var .Komutanımızı anlıyorum; İsrail’e verilmesin diye bir tepki olarak söylüyor. Ancak bu askerle yapılacak bir iş değil.

- E hani bu teknoloji sadece İsrail’in elinde vardı. Bu aletleri temin etmemiz olanaksızdı…

- Kesinlikle asılsız. Bizde 45 yıldır bu teknoloji var.1996 yılında Mozambik te  60 km mayın temizlemesi yaptık. Almanya Arnsberg bölgesinde, Thurıngıa serbest eyaletinde, Bavarian Eyaleti iç işleri bakanlığında,Eski Doğu Berlin  ve Hamburg şehirlerinde hem mayın hemde 2. dünya harbinde atılan ve patlamayan bombaları temizledik. Şu anda da temizlemeye devam ediyoruz. Biz aynı zamanda NAMSA  NATO üyesiyiz. Hatta size referans numaramızı bile vermekistiyorum. İsteyen, merak eden kontrol edebilir. NAMSA NATO Referans Nr:4.000.050.719 dur.

kullan- Peki Nusaybin sınırını temizleme ihaleyle mi aldınız özel bir durum muydu?

- İhaleye girdik tabiî ki. Mardin valiliği İl Özel İdaresi’nin açtığı bir ihaleydi. Mesela; şimdi Antep’in Karkamış diye bir antik kenti var. Onun altı olduğu gibi mayın döşeli. Biz 2007 den beri onlarla konuştuk . Yalnız parasını Japonlar bize vermek istiyordu. Siz temizleyin işletmesini biz yapalım parayı biz ödeyelim. Japonlarla da görüştük ama bir sonuç çıkmadı. Şimdi işte yeni bir teklif istediler. Oraya da bir teklif verdim.

En zor mayının olduğu yer verdiğim rakam, metre karesine 3 Euro... Orası en zor yer,  yani cihaz da her yere girmiyor. Küçük cihazlarla gireceğiz. Yani Antik kentin altı bir mayın patladığı an gitti.

KÖPEKLE MAYIN TEMİZLENİR Mİ?

- Mayın temizleme ihalesi şartnamesi bilinçli hazırlandığına inanıyor musunuz?

 - Şartnamenin bilinçli hazırlandığına inanmıyorum. Şartname hazırlamak nedir bilmiyorlar. Şartnameye koymuşlar “Köpekle mayın temizlenir”. Köpekle mayın temizlenir mi?  Bizim amacımız hiçbir canlıya zarar gelmesin diye insansız cihaz üretmeye çalışıyoruz. Bunlar işin içine köpeği sokuyorlar. Çünkü bilinçsizler. En azından bizi çağırmalarını, konuşmalarını, fikrimizi almalarını isterdim.

İhalenin alınıp alınmaması önemli deil, biz devlet büyüklerimizle tecrübelerimiz paylaşmak isteriz. Fiyatlarımız korkulacak rakamlar deil. Öyle bir fiyat söyleriz ki  kendileri  bile şaşırabilirler. Yaptığımız işler belli,referanslarımız belli. İsraile kadar gitmeye gerek yok, ülkemizin çıkarları her şeyin üzerinde gelir. Türkiye de yaptığımız her işin vergisini burada ödüyoruz.

Ülkemiz değerli, herkesin gözü üzerinde ve bu  topraklara sahip olmak istiyorlar.. 150 mt ilerde diğer tarafta petrol çıkıyor, bizim sahada yok. Bu nasıl oluyor!

- Diyelim ki bu iş size verildi. Siz ne kadar sürede bitirebilirsiniz?

- 4-6 yıl arasında temizlenir. Öyle kolay değil. Tabi bir de gümrüklerde cihazlar geliyor bazen cihazlar 2-3 ay orada bekletiliyor. Bizi zaman kaybına uğratmasalar, belki de ummadıkları bir sürede orayı bitiriririz.

- Bu kadar zamandır biz bunu tartışırken Suriye kendi sınırını sessiz sedasız temizledi değil mi?

- Yok öyle değil aslında. Şimdi biz tartışırken Suriye sınırlarını temizledi deniyor haksızlık yapılıyor. Suriye’nin kendi kullansınırlarında o kadar mayın yok. Biz sınıra nasılsa döşedik diye onlar iki tarafa da yeter mantığıyla bakmışlar. Asıl mayın döşeli kısım bizim sınırlarımız.

- Bizim mayın ilk döşememiz 1955 yılında mı yapıldı?

- 1954 Amerikan yapımı mayınlar çıkarttık biz. Edindiğim bilgilere göre askeriye 1957-1959 yılında mayın döşemeye başlamış.

TÜRKİYE’DE NE KADAR MAYIN MAĞDURU VAR BİLİYOR MUSUNUZ?

- Mayınlar döşenirken bir amaç için döşenmişti şimdi o riskler ortadan kalktı mı?

- Sınırı ayırmak ve kaçakçılığı önlemek için döşendi. Kritik noktalardır mayın döşeli bölgeler. Ancak binlerce insan sakatlanmış, kolunu bacağını kaybetmiş. Çok dram hikayeleri dinlersiniz o bölgelerde. Türkiye’de ne kadar mayın mağduru var biliyor musunuz? Bunların arasında orada mayın döşeli olduğunu bilmeyen hayatını kaybeden sakat kalan yüzlerce çocuk var.

Oyuncak sanıp mayının pimini çeken çocuklar, çitten içeri giden hayvanını kurtarmaya çalışırken mayına basan insanlar. Bunlar gerçekten acı hikayeler… Şimdi siz kalkıp bu kadar insanın acı hikayeleri üzerine bu toprakları kalkıp İsrail’e vereceksiniz. Bu vicdansızlıktan başka bir şey değildir.

- Mayından ölen insan sayısı ne kadardır?

- Tam bir rakam vermem mümkün değil ancak 1700 civarı mağdur insan sayısı olduğunu duydum.

kullan- Kaçakçılık dediniz riskli sınır bölgesi dediniz… Peki bütün bu riskler ortadan kalktı mı?

- Ne olursa olsun insana bu kadar zarar veren mayın döşenmesi için haklı bir gerekçe olamaz. Olmamalı da. Zaten bütün sınırlarda askerlerimiz var. Mayınlar temizlenmeli ancak dünyanın hiçbir yerinde Yap işlet devlet modeliyle sınırlarını temizletmiyor. Bütün ülkeler kendi içinde hallediyor sorunlarını.

- Belki başta sormam gerekiyordu… Siz mayın temizleme işine nerden girdiniz?

- Almanya’daki 2. Dünya Savaşı’nın mayınlarını 40-45 yıldır temizliyor. Biz de bu firmayla ortak olduk. 8 yıldır bu işi yapıyoruz.Önce Haliç için arıtma tesisleri, yer altı kanalizasyonlarını temizledik. Ancak Tauber’in asıl uzmanlık alanı mayın temizliği üzerine.

        NUSAYBİNİ İKİ CİHAZLA TEMİZLEDİK

- Mayın temizliğini nasıl yapıyorsunuz?

- Alanın büyüklüğüne göre cihaz getiriyoruz. Mesela Nusaybini iki cihazla temizledik. Bir tanesi mayın tesbit cihazı, diğeri de mayını çıkarttıktan sonra mayını imha etme cihazı. Alan büyük olursa öncelikle helikopterle saha üzerinden uçuş yaparak uydudan  mayın tesbiti yapıyoruz. Artı saha girişinden insansız cihazlarımızı yani mayın faresi denilen cihazlarla mayınları tesbit ederek toplamaya başlıyoruz. Güvenli ve seri bir şekilde mayınları toplayıp imha ediyoruz.

- Topladığınız mayınları nasıl imha ediyorsunuz?

- Mayınları topladıktan sonra kenarda bırakmıyoruz. Fırın var, fırına atıp yakıyoruz. Çünkü fırında alan dar olduğu için fazla süratli patlayamıyor. Mayın bir metrenin üstüne çıktığı vakit çok tehlikelidir.

DEVLETİN ALTINDAN KALKAMAYACAĞI BİR RAKAM DEĞİL

- Tekrar şu İsrail konusuna gelelim. Davos’tan hemen sonra bu söylentilerin çıkması sizce bir tesadüf mü?

kullan- Aslında tesadüf değil. Orada bir münakaşa oluyor ve burada başka bir şey çıkıyor. Başbakanımızın orada o tepkiyi gösterip de buraya gelip o toprağı İsrail’e verme ihtimaline inanmıyorum. Tahminde etmiyorum.

- Israrlı bir şekilde mayın temizliğinin aslında öyle abartılığı kadar yüksek rakamlar olmadığını söylüyorsunuz. Madem öyle genel bir rakam söyleyebilir misiniz?

- Şimdi o rakamı söylersek bütün firmalar aynı rakama düşer firmamıza zarar veririm. Ama düşük bir rakam olduğunu söyleyebilirim. Herkesi memnun edecek bir rakamdır. Dolayısıyla devletin altından kalkamayacağı kadar yüksek değil. Nusaybin sınır kapısının metrekaresini 1 Euro 70 cent'e yaptık. Yani bu arazinin mayınlardan temizlenmesi için 44 yıllığına kiraya verilmesini gerektirecek büyük bir maliyeti yok.

- Siz "ihaleyi bize vermeseler bile hükümete danışmanlık hizmeti verebiliriz" diyorsunuz. Öyle mi?

- Kesinlikle yaparız. Biz Türkiye’nin ilerde zarar görmemesi için NATO ile ilgili ihalenin düzenlemesini biz yapabiliriz.

Bizim her yaptığımız sahada 3.5 milyon euroluk sigortamız var.

Bu ihale genel ihale olamaz çünkü; her ilin kendisi ihaleyi yapması gerekir. Paket ihale olamaz. Paket ihale olması için ; sahayı iyi tanımaları gerekir. Krokileri bulmaları gerekir

Bu haber toplam 3574 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri