Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Terörle Mücadelede Medyaya Suçlama

24 Ekim 2008 / 11:57
USAK Başkanı Sedat Laçiner, Türk Medyasının 24 Yıldır Terörle Mücadelede Meselelerin Üzerine Yapıcı Bir Üslupla Gitmediğini Belirtti.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner, Türk medyasının 24 yıldır terörle mücadelede meselelerin üzerine yapıcı bir üslupla gitmediğini belirterek özellikle merkez medyanın terörle mücadeledeki sorunları görmezden geldiğini söyledi.

Aktütün Karakolu'na düzenlenen baskından sonra Türkiye'de sağlıksız bir tartışma üslubunun tekrar gözlendiğine dikkat çeken Laçiner, terör örgütünün Türkiye'nin bu tür zaafları nedeniyle saldırı amacına fazlasıyla ulaştığını savundu. Terör örgütünün "Bir tek karakol baskını ile aylardır kaybettiklerini tekrar kazanmaya, Türkiye'nin mücadele inancını kırmaya başlamıştır." diyen Laçiner, güvenlik kurumları ile medya ve toplum arasında ciddi iletişim sorunları bulunduğunu kaydetti.

Laçiner, şu tespitlerde bulundu: "Türk medyası 24 yıldır terörle mücadelede meselelerin üzerine yapıcı bir üslupla gitmemiştir. Özellikle merkez medya terörle mücadeledeki sorunları görmezden gelmiştir. Ciddi bir otosansür ile silahlı mücadeledeki eksikleri / hataları yapıcı bir dille eleştirmekten kaçınmıştır. Bu otosansürün bir nedeni ülkeyi korumak refleksidir, ancak diğer bir neden de kendisini, dar bireysel ve şirketsel çıkarlarını korumak refleksidir. Terörle mücadele neredeyse çeyrek asırdır medya denetimi ve eleştirilerinden mahrum kalmıştır. Eleştirilmeyen kurum ve politikalar çürür, hatalar kronikleşmeye başlar. En kötüsü o hataları yapanlar hatalarının hata olduğunu bilmez ve hata yapmayı hakları sanmaya başlarlar. Terörle mücadeleyi dahi siyasileştirebilen ve bu sahadan pay alarak kişisel veya grupsal çıkarlarını gerçekleştirmeye çalışanlar bugüne kadar pekçok terörle mücadele zaafını/eksikliğini/hatasını görmemiş, gördüğü durumlarda da bile bile saklamıştır. Bir karakol baskınından sonra herşeyin farkedildiğini ve Türk aydını ve medyasının kendine geldiğini düşünmek gerçekçi değildir. Yaşanan sürecin ardında mutlaka başka gerekçeler de vardır."

Eleştirilerde üslubun da en az içerik kadar önemli olduğunu vurgulayan Laçiner, kırıcı bir üslubun tarafların birbirlerini dinlemesini ve dikkate almasını engellediğini belirtti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un asker ile medya arasındaki ilişkileri daha şeffaf, daha profesyonel ve daha ilkeli hale getirme çabasını doğru bulan Laçiner, saldırının hemen ardından "istihbarat zaafı yok", "hata yok" türü açıklamaların yapılmasının isabetli olmadığını savundu.

"Başta Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlar soruşturma başlatarak toplumun beklentisini en kısa sürede karşılayabilirdi." diyen Laçiner, olaylar bu kadar sıcakken kesin ifadelerde bulunmak yerine konunun yetkililerce araştırıldığını topluma duyurmanın, sonraki olaylarda daha sağlıklı bir yol olabileceğini kaydetti. Unutulmaması gerekenin kamuoyunu terör olayları hakkında bilgilendirmek olduğunu ifade eden Laçiner, sağlıklı bilgiyi alamayan medyanın başı kesik tavuk gibi sağa sola saldıracağını, eline ne geçerse onu yayınlayacağını söyledi. Ancak resmi makamlardan gelecek bilgilendirmelerin de önemli olduğunu dile getiren Laçiner, teknik bazlı olması, teknisyen görevlilerce yapılması, muğlak ve farklı alanlara çekilebilecek duygu yüklü ifadelerden kaçınılmasının şart olduğunu anlattı.

Toplumda güçlü şüphe uyandıran ve icracı kurumun açıklamalarının yetersiz kaldığı her olayda ve toplumun güvenlik kurumlarına güveninin sarsılmaya başladığının hissedildiği her ortamda TBMM'nin devreye girmesinin önemine değinen Laçiner, kurumlar ile toplumun şüphelerini karşı karşıya bırakılmamasını söyledi. Aktütün Karakolu çevresine yapılan baskında (tıpkı Dağlıca'da olduğu gibi) TBMM'nin ne yazık ki üzerine düşeni yapmakta yavaş davrandığına dikkat çeken Laçiner, "Oysa ki terörle mücadelede bazı işlevleri sadece ulusal meclisler yerine getirebilir. Meclis'in Dağlıca gibi soru işaretleri uyandıran olaylarda inceleme heyetleri ve/veya komisyonlar oluşturması beklenir. Ayrıca Meclis terörle mücadelede fikri ve moral önder rolünü de daha güçlü oynamalıdır." dedi.

Genelkurmay, polis veya jandarma ile doğrudan medyanın karşı karşıya gelmesinin doğru olmadığını dile getiren Laçiner, terörle mücadelede medyanın işbirliğini sağlayamamaları halinde güvenlik güçlerinin başarılı olamayacaklarının bilmeleri gerektiğini söyledi. Hükümetin ilgili birimlerle temas halinde düzenli olarak çalışacak bir kriz ve enformasyon masası oluşturmasının zaruri olduğuna dikkat çeken Laçiner, "Şeffaf olmayan, gözetim altında tutulmayan ve denetlenmeyen her siyaset ve kurumda önemli hatalar belirir. Bu hatalar eleştirilmedikçe sorunlar katlanarak büyür ve kronikleşir. Hataların hata olduğu anlaşılamadığından hatalar süreklilik kazanır. Maksadımız üzüm yemek olmalıdır, bağcıyı dövmek değil." diye konuştu. (CİHAN)
Bu haber toplam 800 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri