Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tolon Paşa ne dedi?

23 Temmuz 2008 / 20:01
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan emekli org. General Hurşit Tolon avukatı aracılığıyla yolladığı mesajda hakkındaki iddialara yanıt verdi.
Org.Tolon özellikle iktidar yanlısı medyada çıkan haberlerin yanıltıcı ve suçlayıcı olduğunu belirterek ceza evinden şu mesajı gönderdi:

"Bizi tanıyanlar, yakınlarımız ve sevdiklerimiz şunu çok iyi bilmelidirler ki, ne Org. Eruygur ne de ben Ergenekon denen örgütün ne kurucusu, ne yöneticisi, ne de üyesiyiz. Uzaktan yakından hiçbir ilgimiz, ilişkimiz yoktur. Varsa, böyle bir terör örgütünden medyada yer aldığı kadarıyla bilgi sahibiyiz. Medyada yer alan asılsız haberleri büyük üzüntü ile izliyorum.
İktidar yanlısı gazeteler yanıltıcı, suçlayıcı ve adeta kesin hükümmüş gibi haberler yayınlıyorlar. Hele Sabah Gazetesi'nde
"ŞOK KLASÖR" başlığı ile yayınlanan haber bütünüyle yalandır,gerçek dışıdır. Evimde arama hem Ankara C. Savcısı hem de Gnkur. As. Savcısının nezaretinde yapıldı. El koydukları tüm
belgeler tutanağa geçirildi. Org. Yaşar Büyükanıt hakkında iddia edildiği gibi bir klasör, dosya, belge, bilgi kesinlikle
yoktur.

Tümüyle gerçek dışı olan bu haber, çok net olarak belli ki sistematik bir karalama ve suçlama kampanyasının ürünüdür.

Bu konuda oğlum Tolga Tolon'un müstakil evinde
yapılan aramada yasa dışı el konulan bir CD içinde GATA mahreçli olarak Org. Büyükanıt'ın kulak rahatsızlığı ile ilgili periyodik kontrol ve tedavileri gösteren bir çizelge bulunmuştur.Oğlum da bunun nereden, nasıl, ne şekilde geldiğini hatırlayamadı. İnternet ortamından gelen yüzlerce,binlerce belge arasında intikal etmiş olabilir.

SİYASİ KOMPLO

Bu olay bütünüyle siyasi bir komplodur. İktidar
kendisine muhalif olarak gördüğü tüm kişi ve
kuruluşları, başta kadın derneklerini, sivil
toplum kuruluşlarını bu kisve kapsamında baskı
altına almaya ve cezalandırmaya çalışmaktadır.
"Ulusal" adı ile başlayan, Atatürkçü,
Cumhuriyetçi, Yurtsever tüm yasal STÖ'lerine,
siyasi partilere suç örgütü, terör örgütü gözü ile bakılıyor.

Gözaltına alındığım andan itibaren, Anayasa ve AİH Sözleşmesine dayanarak
1. Ne ile suçlanıyorum?
2. Bu suçun delilleri nelerdir?
3.. Savunma için zaman verin!
dedim. Bunların üçü için de "mümkün değil" dediler. Bu nasıl bir anlayıştır? Nasıl bir gizliliktir?

Günlerce gözaltında kaldıktan sonra Cuma günü 19.00'dan ertesi sabah 07.00'ye kadar ifademe başvuruldu. Ardından istirahat imkânı verilmeksizin Adli Tıbba götürüldük.Cumartesi sabah 09.30'dan 12.00'ye kadar Savcının kapısında bekletildik. Sonra
saat 15.00'e kadar 3 saat ifadem alındı. 15.00'den 22.30'a kadar Hâkim sorgusu için yine kapıda bekletildik. Nihayet
22.30-01.00 arasında hâkim karşısına çıktık. Sorulara ve verdiğim cevaplara bakarak serbest bırakılacağımı umarken sanırım saat 03.00'e doğru tutuklandığımız tefhim edildi.

Sorgulama esnasında atfedilen suç ve bu suçla ilgili herhangi bir delil ortaya konmamıştır. Delillerden suça, suçluya, suçlamaya değil, fail ve faaliyetlerinden suç isnat etmeye
giden bir anlayışla sorular yöneltilmiştir. Özellikle kişiler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, dernekler, siyasi parti
kuruluş çalışmaları ve bunların düzenledikleri çeşitli etkinliklere neden katıldığım sorulmuştur. Bütün bunların Ergenekon'un alt birimleri oldukları varsayılmıştır.Özellikle
tanıdığım, görüştüğüm gazeteciler, üniversite hocaları, aydınlar, siyasiler, katıldığım resmi, özel, sosyal etkinlikler, paneller, anma günleri vb.. hakkında sorular sorulmuştur:

50 yıllık arkadaşım Org. Çetin Doğan'la ahbaplığım ne düzeyde imiş?

Prof. Alemdaroğlu'nu, Prof. Haberal'ı, başka birçok hocayı daha tanırmıymışım? Ne maksatla görüşürmüşüm?

Gazetecilerden, hocalardan pek çok kişiyi yakından tanırım. Onlarla çeşitli etkinliklerde bir araya geliriz. Konuşuruz, sohbet ederiz, görüşalış-verişinde bulunuruz, zaman zaman yazışırız.

Doğu Perinçek'i tanırmıymışım?

40 yıllık siyasetçi. Tanımayan mı var? Parti Genel Başkanı. 'Televizyondan tanırım' dedim. Bir de birtoplantıda bir araya gelmişiz.

Ancak maalesef bana atfedilen suçla ilgili olarak
terör örgütü üyesi suçlamasıyla halen tutuklu
bulunanların büyük bir bölümünü hiç tanımam, hiç
karşılaşmadım.

Ümit Sayın'dan rapor istemişim. Ordu Komutanlığım sırasındaÜmit Sayın ve Sevil Atasoy ziyaretime geldiler. Kürtçülük
faaliyetlerinden söz etiler. Ben de "Bunları yazılı olarakverebilir misiniz?" dedim. Yanlarında Karargâh Subaylarıma
talimat verdim. Daha sonra gönderdikleri nota şu hususlarıyazdım:

Kara Kuvvetleri Komutanlığına arz edelim. MİT'e bilgi verelim. Periyodik toplantıda emniyet istihbarat birimleriyle görüşelim.İstediğim söylenen rapor ve olay budur.

Gözaltına alınma ve tutuklanma nedenimiz olarak şunları düşünüyorum: Bir yılı aşkın bir süredir bu işin suyu çıktı. Kamuoyu tatmin edilemedi. Yandaş basında da halen örgütün üst
kademelerine ulaşılamadığı görüşü yaygın. Kamuoyunu tatmin için toplum tarafından daha çok tanınan, STÖ'lerle, Üniversitelerle daha sık ve tamamen yasal ortamlarda beraber
olan kurbanlara ihtiyaç vardı. Biz kurban seçildik."
Kaynak:
Bu haber toplam 792 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri