Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DEĞİŞİKLİKTEN AMAÇ NEDİR

28.07.2010 07:44
Bu madde cuntacılar tarafından darbelere dayanak yapıldığı gibi, darbeci cuntaların oluşmasında da teşvik edici bir unsur olmuştur.

35. MADDE NASIL OLMALI

Türk Siyaseti günü birlik çözümler içinde yuvarlanmaya devam ediyor. Anayasa paketini AYM’ye götüren, referandum kararı ile derhal “HAYIR” kampanyaları başlatan CHP yine ince hesaplar peşinde. Bu sefer de 35. Maddeyi değiştirelim diyorlar. Aslında değiştirilmek istendiği falan yok.

Güreşçilerin güreş meydanında peşrev çekmesi gibi bir şey. Yani gösteriş. Güreşin galibi güreşte belli olur.

İyi peşrev çeken kazanacak diye bir kural yok.

Ama CHP siyaseten iyi peşrev çekiyor. Haydi düzeltelim derseniz başka bir bahane ile farklı alternatifler üreteceklerinden ben şahsen eminim.

Elbette düzeltilmeli de ….

Nasıl……

Bu konuyu enine boyuna Emekli Tuğgeneral Adnan TANRIVERDİ kişisel sitesinde tahlil etmiş. Fazla yoruma gerek kalmadan olur şeklini istifadenize sunmak istiyorum.

Ahmet TÜRKAN- HABERNAME

TSK İÇ HİZMET KANUNUN
35' İNCİ MADDESİ
 

İktidar ve muhalefeti ile, 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 35. maddesinin değişmesi hususunda ülke sathında bir konsensüs sağlanmıştır diyebiliriz.

Bu madde cuntacılar tarafından darbelere dayanak yapıldığı gibi, darbeci cuntaların oluşmasında da teşvik edici bir unsur olmuştur.

Mevcut hali ile, “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi, Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.” bu madde; Silahlı kuvvetlerimizin dış güvenlikten ziyade iç güvenliğe yönelmesine, siyasete müdahale etmesine, siyasi iktidarları vesayet altına almasına ve rejim muhafızı gibi görev yapmasına neden olmuştur.

Bu görevi yapabilmek için de rejim düşmanları yaratarak, ülke sathında devlet eliyle bölünmelere yol açmıştır.

Devlet mekanizmasında otoriter bir konuma geldiğinden denetlenememiş, kendi başına buyruk hale gelmiş ve yurdu koruma görevinden ziyade, daha kolay olan, yetişme şartlarına uygun olmamasına rağmen, rejimi koruyan iç güvenlik kuvveti haline dönüşmüştür.

Bunun sonucu olarak da müdahaleler, darbeler ve vesayet sistemi oluşmuştur.

35. Madde, geniş bir bakış açısı ile, TSK'nın yeniden yapılanması kapsamında ele alınmalıdır.

TSK rejim muhafızı olmaktan çıkarılmalıdır.

İç güvenlik görevi TSK'nın sorumluluğundan alınmalıdır.

TSK, Siyasetin dışına çıkarılmalıdır.

Tamamen dış tehditlere karşı kullanılacak bir konuma ve güce getirilmelidir.

Barış zamanında, gerginlik döneminde ve savaş halindeki görevleri ifade edilmelidir.

Barış zamanında, kıtalararası ve denizaşırı mesafelere, ittifaklar çerçevesinde güç göndermeye imkan vermelidir.

Savunma konsepti değiştirilerek, yurt savunması sınır ötesinden başlatılmalıdır.

Olağanüstü durumlarda, parlamento onayıyla, özel yetişmiş unsurlarının iç güvenliğe tahsis edilebilmesi için de bir açık kapı bırakılmalıdır.

Yeni 35. Madde şöyle ifade edilebilir:

Silahlı Kuvvetlerimizin Vazifesi:

o    Milli hedeflere ulaşmak için tespit edilen milli politikaları desteklemek,

o    Yurdumuza karşı, sınır ötesinden gelebilecek silahlı tecavüzleri caydırmak,

o    Tecavüzü, vaki olmadan önce sınır ötesinde önlemek,

o    Dışarıdan tecavüz vaki olduğu halde, yurdumuzu topyekûn savunma esasına göre savunmak,

o    Kolluk Kuvvetlerinin yeterli olamayacağı olağanüstü durumlarda, iç güvenlikte kullanılmak üzere, TBMM'nin kararı ile, kolluk kuvvetlerini uygun unsurlarla takviye etmektir.”

Bu değişikliğin dışında, Milli Güvenlik Kurulunun yapısı ve Milli Güvenlik Siyaseti Belgesinin iç tehdit bölümü de 35. madde ile birlikte ele alınmalıdır.

Ana Muhalefet Partisinin önerdiği şekli ile, (Silahlı Kuvvetlerin vazifesi, Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini 'Parlamenter demokratik sistemin işlerliği çerçevesinde ve Anayasaya bağlı olarak' korumaktır.) 35. madde;

Orduyu siyasetin dışına çıkarmaya yetmez.

Siyasetle uğraşmaktan vazgeçiremez.

İç güvenliğe bulaşmasını engellemez.

Barışta Milli hedeflere götüren milli politikalara aktif destek verecek görevleri içermez.

Devletimizin selameti ve Milletimizin refahı için; Ülkemiz ve Milletimiz, dışa yönelmiş bir silahlı kuvvetlere layıktır ve muhtaçtır. 27 Temmuz 2010

Adnan Tanrıverdi

Emekli Tuğgeneral

Not: Konu ile ilgili daha geniş bir incelemeye, http://www.adnantanriverdi.com/index.php/askeri-konular/milli-guvenlik-konulari/milli-guvenlik-siyaset-belgesi/266-profesyonel-ordu-24-mayis-2010.html linginden ulaşılabilir.

Bu haber toplam 1172 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri