Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tuncay Özkan'ın bir cinayeti nasıl yönlendirdiğini, bizzat sanık anlattı

02 Ocak 2009 / 17:47
Garih cinayeti hükümlüsü Yermez, Ergenekon sanığı Tuncay Özkan’ın soruşturma sırasında kaleme aldığı yazılarla cinayeti yönlendirdiğini iddia etti. Yermez, ‘Onlar için biçilmiş bir kaftandım’ dedi.
İşadamı Üzeyir Garih cinayeti hükümlüsü Yener Yermez, cinayetin perde arkasında Ergenekon sanığı Ümit Sayın’ın bulunduğu iddiasının ardından, Ergenekon sanığı Tuncay Özkan’ın da, soruşturma sırasındaki yazılarıyla cinayeti gün gün yönlendirdiği iddisında bulundu.

‘PLANLI BİR CİNAYET DEĞİL’

Yener Yermez cezaevinden avukatına gönderdiği mektupta Garih cinayeti zanlısı olarak gözaltına alındığında Ergenekon tutuklusu Tuncay Özkan’ın o dönem kaleme aldığı yazıların incelendiğinde nasıl bir yönlendirme yapıldığının görüleceğini iddia etti. Tuncay Özkan’ın, cinayet zanlısı olarak Yermez’in adının geçtiği günlerde kaleme aldığı yazılarda ‘Bu cinayetin planlı, karanlık ilişkilere dönük bir yüzünün olmadığını sanıyorum’ ve ‘Sanık cezaevinde İslamcı ve ülkücülerin olası propogandalarının da etkisiyle böyle bir cinayete bulaşmış olabilir’ gibi tespitlerine dikkat çekti.

ARKA ARKAYA CİNAYETİ YAZDI

Cinayete hiçbir ilgisi ilgisi olmadığını yineleyen Yermez, yeni iddialarda bulundu. Bunlardan birisi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu olan gazeteci Tuncay Özkan’la ilgili. Yermez, avukatı Mustafa Yalçınkaya’ya gönderdiği mektubunda Garih cinayeti zanlısı olarak gözaltına alındığında Ergenekon Terör Örgütü’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Tuncay Özkan’ın o dönem kaleme aldığı yazılar incelendiğinde nasıl bir yönlendirme yapıldığının görüleceğini öne sürdü. Yermez, Tuncay Özkan’ın o dönem Milliyet gazetesindeki yazılarında cinayetin işlendiği günden yakalanma sürecine kadar hemen her gün Garih cinayeti ile ilgili yazılar yazdığına dikkat çekti.

Özkan her gün Garih’i yazdı

29.08.2001

Yener Yermez’in Hasdal kışlasındaki dolabından çıkartılan pantolonun üzerindeki kan lekeleri, Üzeyir Garih’in kanıyla aynı çıktı... 2 milyon lira için işlediği cinayet sonucu 7 yıl ceza almış. Şartlı Salıverme Yasası’ndan yararlanıp çıkmış. Askere alınmış. Sonuç ortada.

30.08.2001

Bu cinayetin planlı, önceden tasarlanmış, karanlık ilişkilere dönük bir yüzünün olmadığını sanıyorum. Çünkü böyle bir durum olsaydı birinci dereceden zanlı Yermez’in parasızlıktan kaçamama durumu ortaya çıkmazdı.

31.08.2001

Cezaevinde Musevilik üzerine sağcı ve İslamcı çevrelerin kötü etkilenmesinde kalan Yermez, bu olayı gerçekleştirerek prim mi yapmak istedi?

03.09.2001

Bir bilgi de kışladan. Yermez, etrafına cinayet öncesinde ‘Bu Musevilik, Yahudilik nedir?’ diye sormuş.

18.09.2001

Yener Yermez, askerden firar edip Kayserili bir grubun, Bursalı işadamı Mehmet Emin Karaydın ile olan ihtilafını silahla çözmeye kalkışmış. Bu bulgular Yener Yermez’i bir kiralık katil ya da bağlı olduğu mafya grubunun tetikçilerinden biri haline getiriyor. Bunlar Garih cinayetine bu yönden de bakılmasını zorunlu kılan bulgular. Çünkü Yermez, Garih cinayetini bir psikopatın kendini kaybetme tablosuna bağlı olarak gerçekleştirdiği izlenimini yaratıyor sorgusunda.

Onlar için biçilmiş bir kaftandım

Yermez, cinayeti işlemediğini yinelerken şunları söyledi: Gözaltına alındığımda emniyette Garih’i tarif etmemi istediler. Ben de ‘55 yaşlarında beyaz saçlı birisiydi’ dedim. Ancak Üzeyir Garih siyah saçlıymış. 11 bıçak darbesi olduğu ve etrafın kan gölüne döndüğü söylendi. Ancak benim olmayan ve kanıt olarak gösterilen pantolonun astarında bir kaç damla kan vardı.

Kaynak: Star Gazetesi

Bu haber toplam 918 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri