Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk dış politikasıyla örtüşen senaryoların detayları

27 Ağustos 2008 / 12:23
Tam 12 yıl önce ABD'deki bir çalışma da Türkiye'nin 1997–2020 arası geleceğiyle ilgili senaryolar üretildi.
Dünya yeni bir soğuk belki de “sıcak” bir dünya savaşına doğru giderken, 1997'de yayınlanan bir raporun ilginç ayrıntılara sahip olduğu ortaya çıktı. Virgina'dan SAIC'e (Science Applications International Corporation) hazırlatılan rapor, 1997–2020 arasındaki Türkiye'nin etrafındaki 4 oyuncuyla, İsrail, İran, Rusya ve Yunanistan arasındaki senaryoları kapsıyor.

“Türkiye'nin Geleceği Çalıştayı Son Rapor” başlığını taşıyan rapor Kasım 1996'da yapılan ABD'nin eski ve o dönemki istihbarat yetkilileri, yöneticileri ve akademisyenlerin katıldığı bir konferansta hazırlandı. 3 bölüm olarak hazırlandığı anlaşılan raporun ilk iki bölümünün “öne çıkan sonuçları” arasında “İslam Türkiye'de egemen olamayacak” ve “Türk ordusu siyasi sistemin garantörü olarak yaşayabilirliğini kaybedebilir” gösterildi.

Türkiye'de yabancı dilde yayın yapan bir medya organında da 1997'de yayınlanan raporun 3'ncü kısmı, Yunanistan Dış Politikasıyla (Helenistik) ilgili haberler ve analizleri toplayan bir sitede (SAMIZDAT) yer alıyor.

Raporun 3'ncü bölümü, Türkiye ve bölge oyuncuları arasındaki 4 ana senaryoyu kapsıyor:

Türkiye ve İran uzlaşır
Türkiye ve İsrail Orta Doğu'da yeni bir düzen kurarlar
Rusya Türkiye'yi ehlileştirir
Türkiye Kafkas Federasyonu kurar
Bundan 12 yıl önce hazırlandığı halde Türk siyasi tarihi ve dış politikasıyla birçok noktada örtüşen bu çarpıcı raporun 3'ncü bölümünü, yukarıda belirtilen sitedeki şeklinin tam tercümesi olarak TIMETURK okuyucularının istifadesine sunuyoruz.



--------------------------------------------------------------------------------

SENARYO #1

TÜRKİYE VE İRAN UZLAŞARAK FEDERASYON KURAR

Bu senaryo şunları varsayar: Türkiye enerji kaynaklarını Rusya dışında çeşitlendirmenin yollarını arar; Kürt milisleri her iki devletin istikrarını tehdit etmeyi sürdürür; ABD'nin İran'ı “engellemesi” devam eder.

1997–2000: Türkiye ve İran, milyar dolarlık enerji anlaşmaları serileri imzalar. Türkiye, ABD'nin ambargosunu etkin şekilde delerek/çevresinden dolanarak İran'ın Avrupa ve diğer yerlere köprülüğünü üstlenerek güçlenir. Birleşik Devletler sert tepki gösterir. Refah Partisi'nden (RP) genç ve dinamik bir isim Erbakan'ı saf dışı eder. RP, 1999 seçimlerini rahat bir çoğunlukla kazanır. İran'da iki önde gelen Ayetullah ölür ve daha pragmatik liderler başa gelir.

2001–2004: Suriye ve Irak destekli Kürt ajitasyonu/tahriki ve ABD'nin kuzey Irak'taki Kürt otonomisi ısrarı, İran'ı ve Türkiye'yi yakınlaştırır. Türkiye'nin yeni RP'li başbakanı kendisini Kürt ayaklanmasını sonlandırmaya adar.

Avrupa Birliği sonunda Türkiye'nin tam üyeliğini 2001'de reddeder. Rusya, Kafkasya politikalarına burnunu sokmaya devam eder. Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan'la güçlü ticari ve politik ilişkiler kurarak cevap verir. Hatta Ermenistan'la ticarete bile başlar. Türkiye'nin İsrail'le askeri ilişkileri laik ve İslamcı tüm Türk hükümetleri tarafından desteklenir.

2005–2007: Azeri petrolü akmaya başlar ancak Novorossysk'ye ulaşan kuzey rotası Çeçen saldırıları altındadır. Azerbaycan, petrolünün çoğunun Gürcistan ve İran üzerinden Türkiye'ye oradan da Akdeniz'e ulaştırır.

Türkiye ve İran birbirlerini Kafkasya ve Orta Asya'da “en tercihli ülkeler” olarak görür. Kürt tehdidine karşı “Türk-İran Federasyonu” kurma düşünceleri seslendirilmeye başlanır. Bu, Azerbaycan'ın yeniden birleşme talepleri karşında İran'ın toprak bütünlüğünü korunmasını da teminat altına alır.

2008: ABD'nin İran engellemesi sürer. Kürtler, Irak'tan saldırılarla İran'dan gelen gaz hatlarını sabote eder. Türkiye Irak içlerine saldırılarla cevap verir. ABD sessiz kalır. İsrail istihbaratı, Türkleri Irak liderliğinin Türkiye'ye karşı terör eylemleri planlarından ve bunları Avrasya'da Türkiye'nin artan öneminden korkan Moskova'nın desteklediğinden haberdar eder. Türkiye bu bilgiyi İran'a geçer. İran, Irak sınırına doğru hareketlenir.

2009–2010: Türkiye kuzey Irak'taki hedefleri vurur. Bazı Türk savaş uçaklarını İsrailli pilotlar uçurur. İran, Irak içlerine tümenler gönderir. Irak, Moskova'dan yardım ister. Rusya içerlese de cevap veremez. Irak, Türkiye'yi kimyasal ve biyolojik silahlarla tehdit ettiğinde, İran da Irak'ı aynı şekilde tehdit eder. İran ve Türkiye, Kuzey Irak'ı, “ortak etki” alanı olarak ilan eder. Türkiye, Suriye'deki PKK kamplarını da vurur. Suriye, İsrail bağlantısından şüphelenir ve sınırları içerisindeki PKK tesislerini apar topar kapatır.

2011: Bir Türk-İran Federal Devleti, 2025'de nihayetlendirilmek üzere 15 yıllık bir dönemde kurulacağı açıklanır. Avrupa Birliği tükürdüğünü yalar ve önceki insan hakları ihlallerine rağmen Türkiye'ye tam üyelik önerir. AB hamlesi Türk-İran federasyonu engelleme amacı taşır ancak Türkiye AB'nin teklifini reddeder. Türkiye NATO'da kalmaya devam eder ancak ABD'den üslerini kapatıp eve dönmesini ister.

2012–2020: Gaz ve petrol boru hatlarının çapraz kestiği Türkiye ve İran, Kafkas/Orta Asya petrolü ve gazını dünya pazarlarını ulaştırır.

Türkiye'nin Güneydoğusu sonuç olarak zenginleşir. Onlarca yıl önce terk eden Kürtler, Güneydoğu'ya geri döner. Orta Asya ve Kafkasya üzerinden Doğu-Batı ticareti patlama yaşar. ECO (Ekonomik İşbirliği Örgütü) yeniden diriltilir. Azerbaycan ve Ermenistan, genişleyen federasyona üyelik için başvurur.

SON SÖZ: Türkiye, Avrupa ve NATO ile bağlarını sürdürmeye devam eder ancak artan şekilde doğuya odaklanan yeni ekonomik ve stratejik çıkarları bulunur. Bölgede ABD etkisi dramatik şekilde azalır.



--------------------------------------------------------------------------------


SENARYO #2

TÜRKİYE VE İSRAİL ORTA DOĞU'DA YENİ BİR DÜZEN KURAR

Bu senaryo şunları kapsar: İsrail-Türkiye askeri işbirliği devam eder ve genişler; ABD politik olarak Yunanistan'ı Türkiye yerine tercih eder; Türkiye iki cephede savunma savaşı yapabilir.

1997–1999: Rus uçaksavar füzelerinin Kıbrıs Rumlarına satılması Türkiye'de rahatsızlık yaratmaya devam eder. NATO müdahil olmayı reddeder. Kıbrıs'ta ayaklanmalar başlar, her iki taraf da birbirlerine katliamlar yapar. Yunan-Amerikan lobisi harekete geçer ve ABD'nin Türkiye'ye tüm yardımını kestirir.

2000–2002: Türk ordusu darbe yapar, beceriksiz sivil hükümeti lağveder ve gücü alır almaz Türk F16'ları Kıbrıs'taki füze silolarını vurur, daha fazla Türk askeri Kıbrıs'a ve diğer Yunan adalarına çıkar. Yunanistan, Türkiye'nin Ege'deki yerleşimlerine saldırarak cevap verir. Bir tür “yapmacık savaş” çıkar, top-yekûn savaş tehdidiyle ancak gerçekte küçük çarpışmalar olur.

ABD Kongresi, Türkiye'ye tüm yardımı durdurur. AB de ambargoyu benimsese de ancak bazı üye ülkeler olaya kararsız kalır. Türkiye destekli hissiyat Almanya'da, Avusturya ve Polonya'da güçlüdür. ABD'deki İsrail lobisi Türkiye'yi destekler. NATO, Yunan-Türk çatışması nedeniyle felç olur.

2003: Türk kamuoyu sert şekilde Amerikan karşıtı olur. Türkiye'deki tüm ABD üsleri kapatılır. İsrail, Türkiye'ye Suriye'ye karşı ortak hareketi planlayan gizli bir protokol karşılığında tam askeri destek önerir. Suriye'nin PKK desteğinden bıkan Türk ordusu, anlaşmayı kabul eder.

2003–2005: Yunanistan'ın eğittiği, silahlandırdığı ve Suriye dışında operasyon yaptırdığı PKK teröristleri Türkiye'nin güneyinde Türk ekonomik çıkarlarına saldırır. Türkiye'nin güneyindeki büyük şehirlere saldırılar Türk kamuoyunda infiale neden olur.

2006–2007: İsrail Şam'da Esad'a başarısız bir darbeyi destekler. Darbeci liderler Şam'dan Türkiye'ye sığınır. Türkiye, kuzey Suriye'ye girdiğinde Yunanistan bunu fırsatı olarak görür ve Türkiye'nin Ege sahillerine saldırır. Türkiye Yunan ana karasına saldırarak cevap verir. Türk ve Yunan donanmaları Ege'de karşı karşıya gelir. ABD Kongresi, güçlü Türk karşıtı bir tutum takınır. Yunan uçakları Suriyelileri desteklerken İsrail Suriye'yi arkadan vurur. “Deneyimli bir İsrail pilotu bir seferde 4 Yunan savaş uçağını düşürür. Bir günde Yunanistan 20 uçak kaybeder.” Yunanistan çatışmadan çekilir.

2008–2012: İsrail, Şam'a doğru Lübnan ve Golan tepeleri üzerinden ilerlemesini sürdürür. Esad'ın uçağı Akdeniz üzerinde Sudan'a kaçmak üzereyken Türk-İsrail ortak hava operasyonuyla düşürülür. Türkiye ve İsrail Suriye'yi işgal ederler ancak Esad sonrası yaşayabilecek bir hükümetin kurulması kolay olmaz.

İsrail, ABD'nin tam desteğiyle Saddam'ı devirecek bir darbe girişimi yapar ve başarıya ulaşır. Irak, 3'e bölünür. Batı bölgesi Suriye'yle bir federasyona bağlanırken İran doğusunu ve Türkiye'de Musul bölgesini alır. Rusya oldubittiyi kabullenir.

SON SÖZ: Türkiye ve İsrail, Orta Doğu'yu askeri olarak egemen olurlar. Yunanistan'ın yenilmesinden sonra NATO ciddi şekilde zayıflar. İran bu noktada Türkiye'yle ve dolayısıyla da İsrail'le daha geniş ilişkilere mi gireceğini yoksa Rusya'ya mı yanaşacağına karar vermek zorunda kalır?



--------------------------------------------------------------------------------


SENARYO #3

DİRİLEN RUSYA TÜRKİYE'Yİ EHLİLEŞTİRİR

Bu senaryo şunları kapsar: Rusya, askeri ve ekonomik olarak yeniden kendine gelir; Türk ordusu sivil politikaya karışır; Türkiye Kafkaslarda etkin şekilde ihtiraslara kapılır.

1999: Türk ordusu çıkmazı aşmak için partiler üstü bir hükümet kurulmasını zorlar.

2000: Refah Partisi seçimleri kazanır, oylarını artırır ancak seçim sonuçları askeri baskı altında sözde düzensizlikler bahane edilerek geçersiz sayılır.

2002: AB Türkiye'nin tam üyeliğini demokratik bir hükümeti olmadığı nedeniyle reddeder. Siyasi İslamcılara destek artar. ABD Kongresi, Beyaz Saray'ın karşı çıkmasına rağmen Türkiye'ye tüm yardımları keser.

2003–2008: Komutanlar hükümeti sivil idareye geri vermeyi erteler. Ekonomi sendeler. PKK direnişi daha da ciddileşir.

Rusya 1998'de Beyaz Rusya'nın kontrolünü alır ve Ukrayna'ya yönelir. Batı'nın yardımıyla Rusya'nın ekonomisi gayet iyi durumdadır. Daha küçük ama daha etkin bir orduya sahiptir. Batıyla anlaşmalara rağmen biyolojik ve nükleer savaş yeteneklerini korumaya devam eder. Ulusal çıkarlarını savunmak ve genişletmek için tüm askeri araçları kullanma isteğini açıkça ifade eder.

2009–2010: Türk ordusu, Azerbaycan'ı ve Gürcistan'ı desteklemeyi sürdürür ve Rus genişlemesine karşı destek sözü verir.

Rusya, Kafkas başkentlerinde darbelerle karşılık verir. Bölge kaosa sürüklenir. Rusya PKK saldırılarını canlandırır. Gürcistan'dan Türkiye'ye olan petrol hattı havaya uçurulur.

2012: Rusya, Türkiye'ye Kafkaslara burnunu sokmaktan vazgeçmesini, 1918 öncesi sınırlara çekilmesini ve bağımsız Kürdistan'ı tanımasını içeren ültimatom verir. Türkiye Rus isteklerini reddeder.

2013: Rusya, nükleer ve biyolojik silahlarını kullanma tehdidiyle Türkiye'nin Karadeniz'den işgaline başlar. Türk kuvvetleri İstanbul, Marmara Bölgesi ve Karadeniz limanlarının kontrolünü kaybeder. Ankara BM'e ateşkes için başvururken Yunanistan İzmir'i ve Ege sahillerinin büyük kısmını işgal eder.

2015–2018: ABD ve AB, Rusya karşı gecikmiş bir ekonomik ambargoya başlar. Rusya'nın genişlemesinden korkan Çin, ambargoyu destekler. BM, İsviçre'de bir barış konferansı çağrısı yaparken Rusya, Türk toprakları üzerindeki varlığını güçlendirir.

2020: Büyük güçler İstanbul ve Marmara'nın Türkiye Cumhuriyeti'nden ayrılarak tamamen askersizleştirilmesi üzerinde anlaşır. ABD konferansında Türk boğazlarından geçiş için uluslararası bir komisyon yaratılır. 21 doğu Türk şehrini içine alan bir Kürt devleti de kurulur. Ancak bölgede hiç Yunan olmadığı için Yunanistan'ın İzmir ve Ege'yi boşalması istenir. Budanmış Türkiye Cumhuriyeti Orta Anadolu ve Akdeniz'le sınırlı kalır. Rusya İskenderun'un Suriye'ye verilmesinde ısrar eder.

2021–2025: Küçülen Türk toprağına sıkışan milyonlarca Türk mülteci arasında açlık boy gösterir. ABD büyük bir yiyecek yardımı operasyonu başlatır. Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'nın hortlayan Rusya/Sovyet imparatorluğu tarafından yutulmasını çaresizce izler.

SON SÖZ: Rusya, boğazlardan sınırsız geçiş hakkına sahip olur. Türkiye'nin büyüklüğü ve gücü budanır. Rusya, imparatorluğunun yeninden inşa arayışında rakipsiz kalır.



--------------------------------------------------------------------------------


SENARYO #4

TÜRKİYE KAFKAS FEDERASYONU KURAR

Bu senaryo şunu kapsar: Rusya artan şekilde zayıflar ve tutarsızlaşır.

1999: Yeltsin bir kalp krizinden ölür. Alexander Lebed Rusya'nın yeni lideri olur ancak Rusya'nın bölünmesi devam ederken ekonomi duraklar.

Türkiye'de Erbakan hükümeti İsrail'le ilişkilerin keyfi olarak koparılmasından sonra düşer. Uzun pazarlıklar sonucunda, Erbakan'ın yerine genç, pragmatik bir RP belediye başkanı istikrar ve yozlaşmayı sonlandırma sözüyle bir koalisyon kurar.

2000–2002: Rusya'nın içinde yer alan kuzey bölgeleri (Stavropol ve Krasnodar Krays'nin yanında etnik cumhuriyetler) dahil Kafkas ülkeleri, aralarında çeşitli işbirliği anlaşmaları imzalarlar. Türk yardım vakfı (TIKA) ekonomik desteğini artırır.

2003: Lebed suikasta uğrar ve Rusya kargaşaya düşer. Kafkas ulusları Kafkas Federasyonu'nun kuruluşunu açıklarlar. Türkiye'deki siyasi tartışmalar desteğin miktarının artırılması etrafında döner.

2004: Türkiye Kafkas Federasyonu'nun tanır ve onu uluslararası forada destekler. Batı tam tanımasa da insani destek sağlar.

2005–2006: Rus ordusu, Çeçenya, Dağıstan ve Gürcistan'a kötü yönetilen neo-emperyalist bir saldırı başlatır ancak yenilir. Türkiye askeri yardım sağlar ve 2006'da Kafkas Federasyonu'yla Azeri ve Orta Asya ham petrolünü taşıyan boru hatlarından daha fazla paya karşı 10 yıl boyunca askeri destek anlaşması imzalar.

2008: Uzun bir tereddüt döneminin ardından ABD ve büyük Avrupa ulusları, Rus Federasyonu'nun fiili bölünmesi gerçeğinde aralarında uzlaşırlar ancak Kutsal Roma İmparatorluğu'na benzer bir analojiyle kâğıt üzerinde kalmasında ısrar ederler.

2010–2020: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Organizasyonu, Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya'nın katılımıyla gelişir. Bu arada Orta Asya'da Rusya'daki karışıklığa bir karşılık olarak Çin'in gizli desteği altında bir “Turan Federasyonu” doğar. Büyüyen ticari ve doğu-batı nakliyatı üç bacaklı bir ekonomik birliğe dönüşür: Türkiye, Kafkas Federasyonu ve Çin destekli Orta Asya (Turan) Birliği.

SON SÖZ: Dünya Türkiye ve Türkî cumhuriyetlerin baskın olduğu yeni uluslararası gücü tanır; aslında bu yeni “Türk İmparatorluğu”dur ancak özgür katılım ve ekonomik faaliyet prensiplerine dayanır. 225 milyondan fazla büyüyen nüfusuyla Türk Federasyonu, Rusya Federasyonu'ndan geriye kalan nüfusun çok üstünde olur
Bu haber toplam 1114 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri