Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail bu kez bir şahini gönderiyor

18.01.2010 15:21
Türkiye'deki Musevilerin lideri, Büyükelçi krizinde Türkiye'ye hak verirken, İsrail bu kez şahin bir diplomatı ilişkileri düzeltebilmek için gönderiyor.

Hahambaşı Haleva: İnsanların onuruyla oynamayacaksın

İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Ayalon'un, Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a yönelik çirkin davranışından en fazla rahatsız olanlar Türk Musevileri'ydi. Son bir yıl içinde Türk-İsrail ilişkilerinde gerginliğin her tırmanışı Musevi cemaatini huzursuz etti. Bunun nedenini cemaatin dini lideri Hahambaşı İsak Haleva şöyle izah ediyor:

'İsrail ile Filistin arasındaki anlaşmazlık maalesef Türkiye'de İslam ile Museviliğin mücadelesi şeklinde algılanır hale geldi. İsrail'den de Türkiye'den de konuyu bu yöne çekmek isteyenler hem iki ülkeye hem de iki halka en büyük kötülüğü yapıyorlar.'

Haleva, gazete ve televizyonlarda Büyükelçi Çelikkol'un karşı karşıya bırakıldığı durumu görünce neler hissettiğini de şu sözlerle dile getirdi: 'Türk milletinin en müspet özelliklerinden biri konuklarına hürmetkar olmalarıdır. Nasıl ki başkalarının onuruna düşkünsek, kendi onurumuza da o kadar hassasızdır. Yapılan çocukça bir hareket ama nihayetinde bir insanın onuruyla oynanıyor. Hiçbir zaman insanların onuruyla oynamayacaksın. O görüntüler Türk milletinin birer bireyi olarak beni ve cemaatimizin tüm üyelerini çok derinden yaraladı. Bunu hissetmemek mümkün değildi.'

BÜYÜKELÇİYE 'ÜZGÜNÜZ' TELEFONU

Türk Musevi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya da, cemaatin bu konudaki duygularını önceki gün Büyükelçi Çelikkol'u arayarak dile getirenler arasında. Ovadya, 'Tabii ki Kurtlar Vadisi ve buna benzer dizilerdeki Musevi imajından biz çok rahatsızız. Ama bunu anlatmanın diplomatik yolu böyle bir tavır takınmak değildir. Büyükelçi Çelikkol'a da bunu tasvip etmediğimizi ve üzüntü duyduğumuzu bizzat ilettim' dedi.

İKİ İSRAİLLİ KONUK

Hem Haleva hem de Ovadya, Türk-İsrail ilişkilerinin son bir yıl içinde geçmişe kıyasla oldukça zedelenmiş olmasından cemaatlerinin hoşnutsuzluğunu dile getiriyor. Peki Ayalon'un Ankara'dan dilediği özür, ilişkilerdeki geri gidişi durdurmaya yetecek mi? Filistin sorununun çözümü yönünde ABD'nin de devreye girmesiyle olumlu gelişmeler yaşanmadığı müddetçe Türk-İsrail ilişkilerinin eski düzeyine dönmesi çok zor. İlişkilerin geleceği açısından Ankara'ya gelecek iki konuk kritik öneme sahip.

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak pazar günü Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile bir araya gelecek. Başbakan kendisiyle görüşmeyecek. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile programları uyuşmadığı için görüşemeyecek. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un randevu talebine yanıtı ise henüz netlik kazanmadı. Pazartesi günü ise İsrail Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Yossi Gal Ankara'ya gelerek Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile görüşecek. Her iki İsrailli ile yapılan görüşmelerde Ankara, Filistin meselesinde adım atılmasının ilişkilerin gelişmesinin ön koşulu olduğunu vurgulayacak.

İSRAİL'DE DEĞİŞEN ÜSLUP

Ayalon-Çelikkol görüşmesinin, yaşanan nezaketsizlik nedeniyle gözlerden kaçan içeriği İsrail'de Türkiye konusunda gözlenen politika değişikliğine işaret ediyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze Operasyonu'nun başından bu yana yönelttiği ağır eleştirilere, İsrail hükümeti Türkiye'yi kaybetmemek için hep alttan alarak karşılık verdi. Ancak son görüşmede Ayalon, bu açıklamaların 'antisemitizm' oluşturduğunu ileri sürdü. Yani İsrail hükümeti ve özellikle de Dışişleri Bakanlığı'nı elinde tutan Lieberman kanadı, Başbakan'ın eleştirilerine bundan sonra aynı sertlikle yanıt verilmesi politikasına yönelmiş gözüküyor. Ankara'da yapılacak görüşmelerde taraflar bundan sonra eleştirilerin diplomatik kanallar yoluyla iletilmesi konusunda mutabakat sağlayamazsa, 2010 yılı iki ülke ilişkileri açısından kayıp bir yıla dönebilir.

 

Bu haber toplam 1156 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri