Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gürtuna“Negatif siyasetten kurtulmalıyız!”

29.06.2010 16:15
İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı ve Turkuaz Hareket Lideri Ali Müfit Gürtuna’nın "Yeni Siyaset: Değişimin doğru rotası" kitabının tanıtımı, geniş katılımlı bir toplantıyla yapıldı

Tanıtım toplantısına akademisyenler, gazeteciler, iş dünyasından isimler ve sanatçılar katıldı. İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında Gürtuna, "neden yeni siyaset?" sorusunun cevabını verdi. Kitabı yazmaya neden gerek duyduğunu anlattı ve Türkiye’nin güncel durumuna ilişkin tespitler yaptı.

Turkuaz Hareketi Lideri Ali Müfit Gürtuna, asıl siyasetin; bilginin, kültürün, sanatın rehberliğinde, liderlik, çözüm ve sonuç üretmek, devleti iyi yönetmek olduğunu ifade ederek  “Bu pozitif siyasettir. Bu anlamda Türkiye, her şeyi yutup tüketen, kavramların bile içini boşaltıp yok eden negatif siyaset anlayışından kurtulmalıdır'' dedi.

Gürtuna, ''Yeni Siyaset: Değişimin Doğru Rotası'' adlı kitabının tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları değerlendirerek; dış politika, iç siyaset, ekonomi ve sosyal hayatta açmazların arttığını savundu.

Somut program ve projeler ortaya koyuyoruz

Siyasetin, ayak oyunlarından ve seçim kazanmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Gürtuna, herkesin siyaset kurumuna sahip çıkması gerektiğini, siyasetten kaçmakla ülkeye ve demokrasiye sahip çıkmanın mümkün olmayacağını kaydetti.

Ülkesine, milletine, tarihine ve coğrafyasına âşık bir kişi olduğunu dile getiren Gürtuna, Türk siyasetine kitap çalışmasıyla katkı sunmak istediğini söyledi.

Gürtuna, ''Olaya iktidar veya muhalefet olsun, herhangi bir parti karşıtlığı veya taraftarlığı şeklinde yaklaşmadık. Peşin hükümle, kişisel ön yargılarla hareket etmedik. Somut program ve projeler ortaya koymaya çalıştık. Kitabı, hangi görüşten olursa olsun tüm Türkiye'nin istifadesine sunuyoruz'' diye konuştu.

Eski siyasetten şikâyetleri bulunduğunu anlatan Gürtuna, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kötü yönetimin alternatif maliyeti, yani pasif zararı genelde görülmez ve bedelini de halk öder. Türkiye'nin iyi yönetilmesinin birlikte yönetmekten geçtiğinin farkında olmalıyız. Son zamanlarda özellikle Anayasa değişikliği sebebiyle sıkça gündeme gelen adalet felsefesi, hukukun üstünlüğü, hukuk devleti, yargının bağımsızlığı gibi kavramlara ve sistemin nasıl çalışacağına açıklık getirmeye çalıştık.''

5 Bin yıllık ordumuzun silah revizyonunu

60 yıllık İsrail’e yaptırıyoruz!

Gürtuna, 21. yüzyılın acımasız rekabet ortamında gerektiği gibi yaşamanın bütün şartlarının hazırlanması gerektiğinin altını çizerek, ''Son olaylar vesilesiyle İsrail ile ilgili çok hamasi sözler dinledik. Sonuç bir milim değişmedi, değişmez. Neden? '5 bin yıllık ordu milletiz' diyoruz, silahlarımızın reorganizasyonunu 60 yıllık İsrail'e yaptırıyoruz. 'Kaç bin yıllık tarım toplumuyuz' diyoruz, topraklarımızın kalitesini 60 yıllık İsrail'e ölçtürüyoruz. Tohumumuzu çöl İsrail'den alıyoruz'' şeklinde konuştu.

“Yeni Siyaset” kitabında birçok program ve projenin açıklamasını yaptıklarını aktaran Gürtuna, bununla ilgili birkaç örnek verdi.

Yol Haritamız “3B”

Gürtuna konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yol Haritamız ‘3B’ diye özetlediğimiz ‘Barış-Birlik-Bilgi’ ekseninde seyretmelidir. Bu çerçevede köklü değişimler gerçekleştirebileceğimizi; güç, zenginlik ve uygarlık oluşturabileceğimizi ifade etmeye çalıştık.

Doğru algılamamız gereken yeni bir dünya var ve bu dünya bizi global bir kavşağa sürüklüyor. Tercihlerimiz geleceğimizi belirleyecek: Ya iyi bir çıkış, ya kötü bir batış.

Küresel değişkenlerin ince ayarında, ulusal güvenlik kavramını yeniden ele alırken, aktif caydırıcılık ve nitelikli büyüklük için güçlü Türkiye’nin nasıl inşa edilebileceğini araştırıyoruz. Bu konunun önemi son ‘Marmara Gemisi Olayı’nda açıkça görüldü.

Yerel-Milli-Küresel kavramlarının oluşturduğu paradoksu nasıl aşacağız? Bu yaklaşım içinde yeni siyaset kurucu iç politikaları nasıl geliştirilmelidir? Yöneten Türkiye’yi inşa etmenin vazgeçilmezleri nelerdir? 200 yıldır süregelen değişim sürecini hangi noktalara taşıyacağız? Eksenimiz ne olacak? Sorularının cevabını kitabımızda cevaplamaya çalışıyoruz.

Diğer yandan; Türkiye’nin iyi yönetilmesinin; birlikte yönetmekten geçtiğinin farkında olmalıyız. Kendi doğrularını topluma dayatmanın acı faturaları siyasi tarihimizin hafızasındadır.

Yeni bir siyasal sözleşme

Son zamanlarda özellikle Anayasa değişikliği sebebiyle sıkça gündeme gelen, adalet felsefesi, hukukun üstünlüğü, hukuk devleti, yargının bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı gibi kavramlara ve sistemin nasıl çalıştığına açıklık kazandırmaya gayret ettik.

Kamu yönetimi ve Anayasal haklar konusunda bütünleştirici ve özgürleştirici siyaset yaklaşımı olarak yeni bir siyasal sözleşmeyi teklif ediyoruz.  

Yeni siyasetin iktisadı, üreten Türkiye’nin inşası, tüketim ekonomisi ıslahı üzerine kurguludur.

5T atılımı ve açılımı önceliklidir. Teknoloji, tarım, tekstil, turizm ve ticaret, bilime dayalı organize ve nitelikli tarım, hayvancılık, ticaret, endüstri bölgeleri oluşturulmasını teklif ediyoruz. Açılımlarını ortaya koyuyoruz.

Üretimde katma değer esastır. Eğitim, ARGE, finans sistemi, üretim için seferber edilmelidir. Küresel bir Pazar ağı ile de desteklenmelidir. İthal ikameliği değil ihraç esaslı bir düzen kurulmalıdır. Bunların tarifini yapıyoruz.

Üretimi ve üreticiyi kurutan bu ters düzen kökünden değişmelidir.

Üreten, ürettiğini hakça paylaşan toplum

Yeni siyasetin anlayışı olarak, aktif sosyal devlet kavramını teklif ve tarif ediyoruz.

Ayrıca, sosyal alanının korunması, sivil alanın güçlenmesi, kamu denetiminin arttırılması bağlamında yeni bir tecrübe olarak, sosyal liberal vizyonu ortaya koyuyoruz. Üreten, ürettiğini hakça paylaşan, yeteneklere ve teşebbüse özgür ortamda fırsat yaratan bir yaklaşım…

Yeni Siyaset anlayışı, etik ve estetik değerlerin kurucu yol göstericiliğine inanır. Bir medeniyet ufku taşır. Özgür iletişim, yüksek kültür, derin hoşgörü, inceltilmiş estetik gibi kavramları önemser. Yeni Siyaset’e göre ‘’Kültürün iktidarı’’ ancak sanat ve bilimin sütunları üzerinde yükselebilir. En sonunda ve en önemli konu olarak; başarmak ve arzu edilen hedefe ulaşabilmek için gerekli olan hoşgörülü bir dirayetli liderlik nasıl olmalıdır, yöneten akıl ve proaktif önderlik nasıl oluşturulmalıdır?

Sorularına kitabımızda cevap ve çözüm aranmaktadır.”

Yeni Bir Parti mi? Sorusuna yanıt:  “yeni bir parti değil,

yeni fikirlerdir”

Gürtuna, ''Yeni bir parti mi?'' sorusunun akla gelebileceğini tahmin ettiğini belirterek, ''İhtiyaç olan yeni bir parti değil, yeni fikirler, yeni projeler, yani yeni siyaset. Bunun için mevcut kadroların tasfiyesi gerekmez. Eldeki enstrümanlarla bir orkestra yapmak mecburiyetindeyiz. Önemli olan yeni tarz siyaset için toplumsal bir talep ve politik bir iklim oluşturabilmektir. Yeni tarz siyaset, hamasetle husumet arasına sıkışmış Türkiye'mizde çözüm ve çıkış yollarını ortaya koyar'' diye konuştu.

Gürtuna, konuşmasının ardından konuklarıyla bir süre sohbet etti. Toplantıda davetlilere Gürtuna'nın imzalı kitabı dağıtıldı.

Türkiye`nin her bölgesinde kitapçılarda okuyucularla buluşan kitap, eski siyaset olarak tanımladığı üslup, tarz ve yöntemleri eleştiriyor, bunun yerine Türkiye’nin yeni bir vizyonla yeniden yola çıkması gerektiğini savunuyor.

 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 1078 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri