Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Selman Esmerer ve TV5 ne yapmak istiyor?”

22.09.2010 14:45
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı, parti teşkilatlarını ve kamuoyunu yalana dayalı bilgilerle yönlendirmeye çalışan Selman Esmerer ve TV5 hakkında bir açıklama yaptı.

Milli Görüş İstanbul Sorumlusu” gibi uyduruk bir sıfatla TV5 ekranlarında konuşan Esmerer’in, verdiği bilgilerin gerçeklerle örtüşmediğinin, en basit bilgileri bile yanlış aktardığının ifade edildiği açıklamada, TV5’in de 11 Temmuz Büyük Kongresinden itibaren dedikoduya dayalı habercilik yaptığı belirtildi.

Açıklamada, Erbakan’ın “ismimi kullanmasınlar” ifadesine de vurgu yapılarak, “Selman ESMERER “Bu fikir tabandan geldi” diyerek imza toplama gerekçesini tabana bağlamışken, günlerce Necmettin Erbakan Hocamızın adı kullanılarak imzalar toplanmıştır. Bu durumda, Erbakan Hocamızın “Ben Selman Esmerer’i veya başka birini görevlendirmedim, adımı kullanmasınlar” sözü de hala yalanlanmamış olarak ortada durmaktadır” denildi.

 

SAADET PARTİSİ İSTANBUL İL BAŞKANLIĞINDAN YAPILAN AÇIKLAMA ŞÖYLE:

21 Eylül 2010 Tarihli TV 5 Ana Habere konuk olan Selman ESMERER ve Sadrettin KARADUMAN, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığıyla ilgili yanlış bilgiler aktarmıştır.

Kaldı ki haberde anlatılan mesele tarafları olan bir konudur. Onun için objektif habercilik gereği taraflara söz verilmeliydi. TV5 taraflara söz vermeyerek seyircisini yanlış bilgilendirmiştir.

Aslında 11 Temmuz 2010 tarihinden itibaren, TV5, Saadet Partisiyle ilgili sürekli tek taraflı ve dedikoduya dayalı haberler yapmaktadır. Bir an önce TV5’in şu sözü seyircilerine söylemesi gerekir:

“Biz TV5 olarak, 11 Temmuz 2010’dan itibaren Saadet Partisi içindeki meselelerde tarafgir davranarak çok sayıda yanlış habere imza attık. Bu konuda kastımızı aşarak haberciliğin temel ilkelerine uymadık. Herkesten özür dileriz.”

21 Eylül 2010 Tarihli TV 5 Ana Habere konuk olan Selman ESMERER ve Sadrettin KARADUMAN’ın aynı konuya dair gündüz yaptıkları basın toplantısına TV5’in en üst yöneticilerinden Mustafa GEÇER’in bir taraftar olarak katılması da basın adına üzücü olduğu gibi mezkûr haberin doğruluğunu da açıkça gölge düşürmüştür.

İstanbul İl Kongre delege sayısı 600 değil 640’tır. Kendisi yıllarca İstanbul’da siyaset yapmış birinin bunu bilmemesi talihsizliktir.

O gün, kendileri il başkanlığına geldiklerinde sadece 329 imza getirdiklerini ifade etmiş olmalarına rağmen, TV ekranında bu rakamı 400 olarak ifade ederek seyircileri maalesef yine yanıltmıştır.

Selman ESMERER TV’deki konuşmasında “Saadet Partisi bugünlerde anketlerde % 2,5 gibi” demiştir. Hâlbuki aynı gün ve bir gün öncesinde yayınlanan bağımsız iki ankette Saadet Partisi % 5,6 ve % 5,8 olarak gösterilmiştir. İl Başkanlığına aday birinin kendi partisini kamuoyu anketlerinin çok altında göstermesi büyük bir talihsizliktir. Bu talihsiz davranışın hiçbir makul açıklaması olamaz. Sayın ESMERER, % 6 ve 7’leri zorlayan Saadet Partisi’ni % 2’lerde göstererek nasıl bir fayda sağlamayı ummaktadır?

Kongre taleplerinin il başkanlığımız tarafından kabul edilmemesi mümkün değildir. Çünkü bu demokratik bir girişimdir. Ancak, bunun usullere ve hukuki yöntemlere uygun yapılması gerekir.

21 Eylül 2010 günü, 4 kişi tarafından, toplu olarak ve resmi hiçbir prosedüre uymadan başkalarına ait beyanlar İl Başkanlığımıza teslim edilmek istenmiş, mevzuatta belirlenen usule aykırı bu talep kabul edilmemiştir. Taleplerin nasıl yapılması gerektiği de kendilerine resmi yazı ile bildirilmiştir.

Sayın ESMERER, konuşmasında “Daha önce partimizde böyle bir şey olmadı, kavga olmadı” demiştir. Doğru söylemektedir. Ancak bunun gerekçesini anlaması için o gün il başkanlığına kimlerle geldiğine bakması gerekir. ESMERER’in, iftar baskınında adı geçen bazı isimlerle il başkanlığına gelmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu, kendisine yakışmamıştır.

Bu arada Sayın Selman ESMERER ısrarla rakamları yanlış kullanmıştır.  Büyük Kongre için imza veren delege sayısı noter tespitiyle 610 civarında olduğu halde 800 diye ifade etmiştir. Esmerer’in rakamları sürekli yanlış kullanarak tabanı ve kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir.

Sayın Sadrettin Karaduman’ın “Bugün Selman Esmerer duruma el koymuştur” ifadesi ise, siyasi nezaketsizliktir. “El koymak” ne demektir? Delegelerin iradesi ipotek altına mı alınmıştır. Hukuk dışı her türlü yaklaşımdan uzak durmalıyız. Karaduman, bu sözünü düzeltmelidir. Bu sözler maalesef gerginliği beslemektedir. Karaduman’ın iftar baskını ve diğer şiddet olaylarından ders çıkarmasını bekliyoruz.

Ayrıca, imza dosyasını getirenleri il başkan yardımcılarından 4 kişilik bir heyet karşılamış ve yarım saatten fazla görüşme yapılmış olmasına rağmen ısrarla “kimse bulamadık” demeleri de nezaketsizliktir. Sayın ESMERER’in il başkan yardımcılarımızı yok sayması hem Saadet Partisine hem de bu arkadaşlarımıza karşı basitliktir. Siyasette nezaket her zaman önemlidir.

Selman ESMERER “Bu fikir tabandan geldi” diyerek imza toplama gerekçesini tabana bağlamışken, günlerce Necmettin Erbakan Hocamızın adı kullanılarak imzalar toplanmıştır. Bu durumda, Erbakan Hocamızın “Ben Selman Esmerer’i veya başka birini görevlendirmedim, adımı kullanmasınlar” sözü de hala yalanlanmamış olarak ortada durmaktadır.

Selman Esmerer’in parti içindeki şiddeti konuşurken “Gerilimi düşürmek için kongre yapılması gerekir” cümlesi de bugüne kadar yaşanan gerginliğin ve şiddetin ısrarla niye devam ettirildiğini de maalesef ortaya koymaktadır.

Saadet Partisi, hukuk kurallarını, siyasi nezaketi, temel ahlak kurallarını ve geleneğimizi dikkate alarak sorunların çözümü için uğraşmaktadır. Bu konuda ilkeli davranışımızdan vazgeçmeyeceğiz. Biz biliyoruz ki, bir gün parti içi sorunlar bitecek ve o günden itibaren de siyasi görüşümüze iktidar yolu gözükecektir. Adalet, özgürlük ve refah için çalışmaya devam edeceğiz. Görevimizin başındayız. Saygılarımızla.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı

 

Kaynak:
Bu haber toplam 5782 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri