Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ucuz tarifeden pahalı konuşmak!

23 Mayıs 2008 / 09:35
İbrahim Kahveci'nin yorumu

Bu ülkede piyasa denilen bir kavram bir ekonomik hareket var ki; artık birçok şeyin maliyetini rakamsallaşıyor. Örneğin bir olay mı var; ölçün faiz yükselişini ve çarpın borç stoku ile, ortaya çıkan sonuç rant kesimine hizmet olarak karşınıza çıkar. Kimse çıkıp "ben şuna buna hizmet etmiyorum" demesin, çünkü hizmetin sonucunu hesaplamak artık çok basit.

Tam da telefon konuşma tarifeleri gibi artık rekabet ortamı konuşmanın birim maliyetini aşağılara çekebiliyor. Eskiden kablosuz konuşma çok pahalı idi ama artık her türlü konuşmanın maliyeti görece olarak aşağıya düşüyor. Ama konuşmaların içeriğinin maliyetinin daha önemli olduğunu unutmayalım.

İçerik nasıl ölçülür? Mesela piyasa bir gösterge olabilir. Kitapçık diyalogu 70 milyar dolar; e-muhtıra 6 milyar dolar; 367 bir o kadar veya kapatmanın maliyeti 17 milyar dolar. Bütün bu rakamlar olması gereken seviye ile daha olumsuz oluşan denge arasındaki farkları yaklaşık veriyor.

Ölçümleri genişletebiliriz. Mesela millet adına ölçümü seçimlerde görebiliyoruz ki; millet kendini temsil yetkisini kime vermiştir? Ama millet adına ölçüyü kaçıranları da çoğunlukla seçimler dışında görebiliyoruz ki; millet adına yetki herkeste görülebiliyor. Ama her nedense millet adına oluşan tek olay ne biliyor musunuz? Ucuz tarife üzerinden yapılan pahalı konuşmaların faturasıdır.

Yukarıdaki olayların faturasını kim ödemiştir: Türk Milleti!

Bu hareketler kimin adına yapılmıştır: Türk Milleti!

Bir ülkede ölçüm ve hesap düzeni bu kadar da işlemez olur mu? Aslında her hareketin ve her söylemin bir ölçümü yapılabiliyor. Ama biz ülke olarak maliyetleri hep millete yüklediğimizden faturadan haberimiz olmuyor. Bütün mesele faturayı konuşmacılar ile ilişkilendirebilmekten geçiyor. Örneğin, Ankara krizi neden hissetmez? Neden her konuşmanın maliyetini alt gelir grubu üstlenip paracılara hizmet edilir ki?!

Faturalar artık Ankara'ya da gitsin. Türk milleti adına değil artık konuşmacıların biraz da kendi adlarına bir maliyeti olsun. Biraz da Ankara fatura ödesin. Lojmanlar satılsın; depolar sahiplerince doldurulsun, makam araçları kaldırılsın.

Sefahat ve şatafatın maliyetini üstlenmiş olan bu aziz Türk Milletine bir de konuşmanızın faturasını ödetmeyin bari!

Kaynak:
Bu haber toplam 818 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri