Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ulusalcı Dernekler Bölücü Çıktı

05 Ağustos 2008 / 09:03
Ergenekon soruşturması çerçevesinde denetlenen 10 ulusalcı dernekte çarpıcı sonuçlara ulaşıldı
Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan şahısların yönetici olduğu dernekler, Savcı Zekeriya Öz'ün isteği doğrultusunda İçişleri Bakanlığı denetçileri tarafından mercek altına alındı. Nisan ve mayıs aylarında yapılan denetlemelerin sonuçları Öz'e iletilirken, aralarında Kuvayi Milliye, Ayasofya, Büyük Hukukçular Birliği'nin de bulunduğu 10 ulusalcı dernekle ilgili raporda önemli tespitlere yer verildi. Alınan bilgilere göre, vatanseverlik misyonu etrafında faaliyet gösteren bu derneklerin tamamında usulsüzlük görüldü. Ne üyeler ne de diğer işlemler için kayıt defteri tutan derneklerde, faturasız harcamalarla devletten vergi kaçırıldığı belirlendi. Birçok dernekte evraklar denetçilere sunulmazken, "Ergenekon operasyonu çerçevesinde belgelerimize el konuldu." savunması yapıldı. Ancak incelemelerde bu beyanların yalan olduğu ve bazı evrakların denetçilerden kaçırıldığı anlaşıldı. En çarpıcı sonuç Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği (USİAD) ile ilgili. 'Darbe' çağrısı ve 'Hukuk dışına çıkılacak günler geliyor' açıklamaları ile gündeme gelen USİAD, 'bölücü' çıktı. Derneğin 46 kişilik kurucu, yönetici ve üyelerinin üçte biri hakkında 'bölücü ve yıkıcı faaliyetler' nedeniyle işlem yapılmış. Bazıları ağır hapis cezasına ve kamu hizmetinden men cezasına çarptırılmış. Denetçi raporunda, "Derneğin kurucu ve yöneticilerinin birçoğunun yıkıcı ve bölücü ya-pılanmalarla irtibatlı olduğu anlaşılmaktadır." deniliyor.

İçişleri Bakanlığı denetçilerinin hazırladığı raporda, sabıkalı dernek üyeleri tek tek sıralanıyor. Buna göre, dernek kurucusu ve onursal genel başkanı Kemal Özden'in de emniyette dosyası var. Özden, 1976 yılında İstanbul'da tabanca ile ateş etmek suçundan yakalanmış ve sevk edildiği adli mercilerce serbest bırakılmış. Musa Tanrıkulu, 1972 yılında Ankara'da yapılan Şafak 1 operasyonu sonucunda komünizm propagandası yapmak suçundan 8 yıl ağır hapis cezası, 2 yıl 8 ay genel gözetim altında bulundurulma ve ömür boyu kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezasına çarptırılmış. Daşar Karadağ da aynı davada 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış. Ethem Erkoç, 1986 yılında yasadışı Dev-Yol örgütü mensubu olmaktan yakalanmış. Ümit Ülgen, Haziran 1980'de, asteğmen olarak vatani görevini yaptığı esnada 4 adet silah, bomba ve sol içerikli yayınlar ile yakalanan Dev-Yol örgütü mensubu Doğan Şahiner'i kollamış.

Emin Nedim Gülkaç, 1975 yılında Ankara'da Türkiye Sosyalist İşçi Partisi içerisinde gizli örgüt kurma çalışmaları ile komünizm propagandası yaptığı gerekçesi ile gözaltına alınmış. Mahkeme tarafından 8 yıl ağır hapis, 2 yıl 8 ay Afyonkarahisar ilinde gözetim altında tutulma cezasına çarptırılmış. Sinan Ulusan, 1979 yılında Sakarya'da TKP-ML ve TİKKO örgütü içerisindeki faaliyetlerinden dolayı 1980'de 10 yıl ağır hapis cezası, 3 yıl 4 ay Gümüşhane ilinde gözaltı ve ömür boyu kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezasına çarptırılmış. Dikkat çekici bir başka husus, Şişli Kaymakamlığı tarafından, üyelerin herhangi bir sabıkasının olmadığı ve dernek kurmalarına engel bir durumun bulunmadığı yönünde yazı yazılmış olması. USİAD'ın denetiminde birçok usulsüzlük de tespit edildi. Alındı belgesi, kayıt defteri ve üye kayıt defteri tutulmamış. Faturasız harcamalar yapılarak vergi kaybına yol açılmış. Dernek tarafından çıkarılan dergi için iktisadi işletme tesis edilmemiş. 'USİAD Bildiren' isimli derginin her sayısı 3 bin adet bastırıldığı halde işletme defterinde dergiye ait gelir ve gider kayıtları bulunmuyor. Bunun yanında, olağan genel kurul tüzükte belli edilen zamanda yapılmamış. Denetim raporunun sonuç bölümünde, Dernek Başkanı Fevzi Durgun hakkında mülki amirlikçe idari işlem yapılması, dernek harcamalarının İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nca incelemeye alınması ve Dernekler Kanunu'na göre sorumlu dernek yöneticileri hakkında idari işlem yapılması gerektiği belirtildi.

Sevgi Erenerol'un başkan, Ergün Poyraz'ın da genel sekreter olduğu Ayasofya Derneği'nde yapılan incelemede de usulsüzlükler tespit edildi. Burada da derneğin defter, kayıt ve evrakları denetime ibraz edilmeyerek gizlendi. Yine gerekçe olarak Ergenekon operasyonu gösterildi. Fakat burada da el konulan belgeler arasında dernek defterlerinin bulunmadığı ortaya çıktı.



--------------------------------------------------------------------------------
Evraklar denetçilere gösterilmiyor
Usulsüzlük yapan dernek sadece USİAD değil. Büyük Hukukçular Birliği, Ayasofya, Kuvayı Milliye, Kuvvacılar, Büyük Güç Birliği, Özel Güvenlik Sektörü İşadamları Birliği, Yeniden Kuvayi Milliye Hareketi, Kuvayi Milliye Mücahitleri, Yeniden Müdafai Hukuk Hareketi gibi derneklerde de usulsüzlük tespit edilerek haklarında işlem yapıldı. Birçok dernekte evraklar denetçilere sunulmazken, "Ergenekon operasyonu çerçevesinde belgelerimize el konuldu. Evrakları ancak savcılıktan alabilirsiniz" savunması yapıldı. Ancak yapılan incelemede polisin bu evraklara el koymadığı, dernek yöneticilerinin yalan beyanda bulunarak evrakları denetçilerden kaçırmaya çalıştığı anlaşıldı. Kuvayı Milliye Derneği'nde yalan beyanla defterler gizlenmek istendiyse de derneğin İl Dernekler Müdürlüğü ve adliyedeki dosyaları üzerinden inceleme yapıldı. Dernekte, tespit edilen usulsüzlükler daha önceden başlatılan soruşturma ile birleştirilmek üzere Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.


--------------------------------------------------------------------------------

Para aklama yolu, ilaç sanayii

Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Sevgi Erenerol'un evinde ele geçirilen 'Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999' isimli dokümanda para aklamak için ilaç ve kimya sanayii ile hava kargo taşımacılığının çok uygun alanlar olduğu belirtiliyor. Legal ve illegal kâr sağlayan faaliyet alanlarının ayrıştırıldığı dokümanda çok yüksek kâr sağlayan 'legal' faaliyet alanları olarak ilaç ve kimya sanayiinin ön sıralarda yer alan sektörlerden olduğu vurgulanıyor. Belgenin devamında ise "Yine aynı şekilde hava kargo taşımacılığı çok önemli bir yer işgal eder. Bu alandaki ticari faaliyetler, para aklanması için de çok uygun alanlardır." deniliyor. Ayrıca Ergenekon terör örgütüne gelir elde etmesi amacıyla hazırlanan 'NBC Silahların Üretimi' başlıklı örgütsel içerikli dokümanda kimyasal ve biyolojik silahların üretim ve satışından elde edilecek yüksek gelirlerle sadece Türkiye'deki değil dünyadaki tüm terör örgütlerinin finanse ve kontrol edilebileceğine vurgu yapıldığı ifade ediliyor. Arif Bayraktar, İstanbul
Kaynak:
Bu haber toplam 1064 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri