Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Vatandaş, ne yediğini bilmiyor

30 Ekim 2008 / 15:16
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gıda güvenliği konusunun "sağlıklı gıda" açısından ele alınabileceğine işaret ederek, her ülkenin kendi vatandaşlarının sağlıklı gıdaya kavuşması, gelecek nesillerin sağlıklı olabilmesi için buna büyük önem vermesi gerektiğini
Bunu sağlamanın, kamunun en başta gelen görevlerinden olduğunu vurgulayan Gül, bütün ilgili kurumların konuya özen göstermesini istedi. Cumhurbaşkanı Gül, "Ticari amaçlarla, bazen de bilgisizlik neticesinde çok sağlıksız gıda ürünleri piyasalarda rahatlıkla dolaşabilmekte ve vatandaşlarımız ne yediğinin farkına varamamaktadır. O bakımdan çok büyük bir duyarlılığa ihtiyaç olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesinin kuruluşunun 75. yılı dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Gül, Ziraat Fakültesinin Cumhuriyetin ilanından 10 yıl sonra 1933'te "öncelikli bir konu" olarak kurulduğunu belirterek, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve diğer devlet adamlarının bu konuya öncelik vermesini, "Türkiye'ye gösterilen büyük bir hedef" diye değerlendirdi.

Türkiye'nin ihracatının yüzde 90'ını tarım ürünlerinin karşıladığı dönemler yaşandığını, oradan elde edilen gelirlerle Türkiye'de birçok altyapı hizmetinin karşılandığını ve bugünkü sanayinin temelinin atıldığını anlatan Gül, sanayinin ve enerjinin öne çıkmasının tarımı gölgelemiş olabileceğini dile getirdi.

Tarım sektörünün son yıllarda tekrar önem kazandığını anlatan Cumhurbaşkanı Gül, büyük bir nüfusu ve toprak alanı olan Türkiye gibi bir ülkede tarımın her zaman önemini koruyacağına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Gül, gıda güvenliğine değinerek, sadece yoksul ülkelerin değil, çok zengin ülkelerin de gelecekte gıda taleplerini karşılayamama endişesinden hareketle yeni politikalar geliştirdiğini kaydetti.

Gül, "O açıdan baktığımızda Türkiye'nin çok büyük bir merkez haline gelebileceğine, üretim kapasitesini çok daha verimli, çok daha rekabet edilebilir, kaliteli şekilde artırması gerektiğine inanıyorum. Tarım daima korumacılık altında olan bir sektör olmuştur ama değişen dünya şartları, uluslararası anlaşmalar, AB ile bütünleşme çabamız, müzakere süreci, Dünya Ticaret Örgütü'nün getirdiği kurallar bu korunmacılığı da artık dokunulmaz olmaktan çıkarmaktadır. Tarım sektörü de aynı sanayi sektörü gibi kendisini rekabete hazırlamak zorundadır" diye konuştu
Bu haber toplam 6664 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri