Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YAŞ'ın ezberi bozuluyor

30.08.2010 00:18
12 Eylül'de referanduma sunulan Anayasa değişiklik paketinde darbe hukukunun yargısız infazlarına dayanak yaptığı bir gerekçe daha tarih oluyor.

Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) alınan ihraç kararlarına yargı yolu açılıyor. 20 yılda bin 600'ün üstünde askerin aileleriyle birlikte hayatını karartan hukuksuz gerekçe kaldırılıyor. Karar en çok referandumda 'evet' oyu kullanmaya hazırlanan YAŞ mağdurlarını sevindirdi.

ESKİ HALİ

MADDE 125. İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.

Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûra'nın kararları yargı denetimi dışındadır. İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

YENİ HALİ

MADDE 125. İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûra'nın kararları yargı denetimi dışındadır. Ancak, Yüksek Askerî Şûra'nın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.

İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Emekli Savcı Sacit KARASU:

Referanduma bile götürülmeden değiştirilmeliydi Anayasa değişiklikleri her yönden olumlu. Askeri yargı, YAŞ kararlarını verdiği anda herhangi bir itiraz mercii yoktu. HSYK'nın da yoktu. Her ikisinin de hem 145. madde de değişiklik yapılarak Askeri yargının görev sahası belirlendi hem YAŞ kararlarına yargı yolu açıldı hem de HSYK'nın ihraç kararlarına yargı yolu açıldı. Bu üçü de olumlu değişiklikler. Ama yetersiz. HSYK'nın ihraç kararları dışındaki kararlarına yargı yolu açılmadı. Halbuki yine bu pakette memurlara verilen cezaların tümüne yargı yolu açılıyor. Hakimler savcılar da kamu görevlisi olduğuna göre arada bir eşitsilik oluyor. YAŞ kararlarının bugüne kadar yargıya gitmemesi çok büyük bir eksiklikti. Aynı HSYK kararlarında olduğu gibi 3-5 kişi toplanıyor ve bunu ihraç ettik diyorlardı. Suçu ise karısı başörtülü, kendisi namaz kılıyor veya benzeri... Bunun görevle ilgisi var mı tabii yok. Ama ben beğenmedim, kendime göre prensiplerim var deniyordu. Mesleğin gereğini yerine getirmek dışındaki özel hayat kimseyi ilgilendirmez. Bu değişiklikler olumlu ama eksikleri var. Bu değişiklikleri bile yapabilmek için referanduma götürmek zorunda kaldı. Kadame kademe Avrupa Birliği standartlarına uygun bir paket hazırlandı. Halkımız bunu değerlendirecek ve oyunu kullanacaktır.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fak. Öğretim Görevlisi Vahap COŞKUN:

Hukuk devletinde idarenin eylemleri yargıya tabidir

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ve HSYK'nın meslekten ihraç kararlarına yargı yolunun açılması son derece olumlu ve doğru bir yasal değişiklik. Çünkü, özellikle HSYK kararlarından bahsedecek olursak daha önce Ferhat Sarıkaya, Sacit Kayasu gibi kişilerin mesleklerini yaptıkları için görevden alınarak mağdur edildiklerini gördük. Hakimler ve savcılar toplumun sorunları ile ilgilenirken kendi haklarını arayamaz veya kendi mağduriyetlerini gideremez bir pozisyona düşmüşlerdi. Bu yasal değişiklik önemli. Diğer taraftan da YAŞ'ta özellikle iritca ile ilgili bağlantılı oldukları gerekçesiyle kişilerin meslekten men edilmesi çok ciddi mağduriyet oluşturuyordu. Bu mağduriyetleri giderecek herhangi bir hukuk yolu da bulunmuyordu. Aslında bu hukuk devletinin temel niteliklerine aykırı bir durum. Nihayetinde hukuk devleti, idarenin her türlü eylem ve işleyişinin yargı denetimine tabi olmasını ifade eder. Dolayısıyla bu girişimler önemli. Ancak bir noktada şöyle bir eksiklik var. HSYK ve YAŞ'ın sadece meslekten ihraç kararlarına yönelik yargı yolu açılıyor. Diğer kararlar bunun dışında tutulmuş oysa bunların yaptıkları işlemlerin yargı denetimine tabi olması gerekir. Burada daha geniş kapsamlı bir yargı yolu düzenlemesi söz konusu olabilirdi.

Yaş Mağduru Prof. Dr. İskender PALA:

ONLARA iLK SORUM 'BENi NEDEN ATTINIZ' OLACAK

Ben 28 Şubat sürecinde 'YAŞ' kararlarıyla, yargısız infaz usulüyle, disiplinsizlik gerekçe gösterilerek meslekten çıkarıldım. Hayatı kuş tüyü kadar hafif yaşayan insan, bir edebiyat, şiir, gönül, gül-bülbül aşinası olarak, disiplinsiz bir hayat yaşadığımı düşünerek beni oradan ihraç ettiler. Bu süreçte Yüksek Askeri Şura kararlarının yargıya açılamaması dolayısıyla ben hakkımı arayamadım. Şimdi referandum sürecinde maddelerden bir tanesi de Yüksek Askeri Şura kararlarının yargıya açılması. Beni haklı olarak da atmış olabilirler Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ama ben bunu bilmek istiyorum.

Neden atıldığımı, hangi sebeple, hangi suçu işleyerek atıldığımı bilmek istiyorum ve bu süreç içerisinde eğer referandum kabul edilebilir 'evet' sonucu çıkarsa o zaman ben şöyle bir bilgi edinmiş olacağım. Beni neden attınız? Eğer beni haksız yere atmış iseler o zaman bunun tazmini nasıl mümkün olabilir? Çocuklarımın gözyaşlarına, benim yıllar boyunca dışlanmama, insanlar tarafından ayıplı, kusurlu ve sanki vatan haini gibi görülmemin karşılığı olarak bana ne verebilirsiniz?

Bunların hiçbirisini istediğim ya da ihtiyacım olduğu için değil ama hak ve adalet yerini bulsun diye söylüyorum. Benim gibi olan bin 665 insan var. Bu insanların çoğu hâlâ çocuklarını okutamaz durumdalar. Hâlâ çocuklarının pek çoğunun sicilleri babalarından dolayı kötü. Dolayısıyla böyle bir ortamda acaba Türk Silahlı Kuvvetleri'nde üniformalı bir görevi yaparken birdenbire kendini boşlukta bulmanın karşılığı ne olabilir. Bunu sormak istiyorum. Bunu sorabilmek için de referandumda mutlaka evet çıkmasını temenni ediyorum. Kendim de mutlaka 'evet' diyeceğim.

Boğaziçi Avukatlar Derneği Başkanı Bilal ÇALIŞIR:

Sebebsiz bin 600 asker mesleğinden atıldı

YAŞ'ta ihraç kararlarlarının düzenlendiği 125. maddeye asker sivil yargı alanlarının sınırlarının yeniden çizildiği 145. madde bağlamında yaklaşmak gerekiyor. Yeni düzenlemede askeri yargı alanı daha ziyade ihtisas alanına dönüştürülüyor. Yani askeri yargı bu madde açısından 145. maddenin yeni tanımlanan alanına dönüştürülüyor. Özellikle kamuoyunda, Ergenekon, Balyoz ve Dursun Çiçek davaları olsun, tüm bu davalarda en çok tartışılan nokta "devlet güvenliği aleyhine işlenen suçlar bakımından neresi etkili olacaktı?" sorusu oldu. Orada açık ve net bir hüküm konuyor. Adli yargı merkezlerinin, yani sivil yargı mercilerinin yetkili olacağı hükmü getiriliyor. Kişiler bakımından daha önce asker kişilerle sivil kişilerin birlikte suç işlemesi durumunda, askeri mahkemede yargılama yapılıyordu. Şimdi onun da yolu tamamen kapatıldı. Sadece siviller adli yargı merciinde yargılanacaklar. 125'te YAŞ kararlarına yargı yolu açılıyor. Bu büyük değişiklik. Gerçekten belli yargı organlarının, belli grupların yargılamaz mantığı bakımından en azından bu mantık yıkılıyor. YAŞ'ın bütün kararlarına gelmiyor ama belli karalarına getiriyor. Terfi kararları yine yargı denetimi dışında hatırladığım kadarıyla. YAŞ kararlarına bir nevi, yargı denetimi getirilmiş. Biliyorsunuz bu kararlarla yaklaşık bin 600 kişi hiçbir sebep gösterilmeden askeriyeden atılmıştı.

YAŞ Mağduru Emekli Tabip Albay Prof. Dr. Ahmet ALPER:

33 yıl hizmet ettim savunmamı bile almadan ihraç ettiler

28 Şubat 1997'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nden uzaklaştırılmamızın nedeni 'irticai tutum ve davranışlarla irticayı desteklemek'. Hangi davranışımla irticayı benimsemişim, hiçbir açıklama yok. GATA'da Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanıydım. 1990 yılında annemin isteği ile TSK'dan izin alarak hacca gittim. Annem, eşim kayınvalidem ve ben hacca gittik.

Eşim başörtülü idi, ben beş vakit namazımı kılardım. Tutum ve hareketlerimle irtica ile beni bütünleştirecek tek şey Allah'ın emirlerine uymamdı. İrtica denilerek ordudan uzaklaştık. Kimi uzaklaştırıyorsunuz. 33 yıl hizmet etmiş, profesörlük makamına gelmiş, Gülhane'ye pek çok şeyler kazandırmış bir insanı Silahlı Kuvvetler'den uzaklaştırıyorsunuz.

Genelkurmay Başkanı, Faili Meçhul Cinayetler davasının sanığı Cemal Temizöz'ü 'Güneydoğu'da önemli işler yaptı" diye savunuyor. Maalesef Güneydoğu'da bu vatana en temiz şekilde hizmet eden 300-500 vatan evladını, YAŞ kararı ile ordudan uzaklaştırdılar. Bu 15 orgeneral 'Davacı benim, yargıç benim, karar veriyorum.

Senin hakkındaki bilgiler gizlidir, kimseye vermiyorum. Bununla ilgili de hiçbir yere başvuramazsın' diyor. En temel hak olan savunma hakkı verilmiyor. Sadece bu değil, bilgilendirme hakkımız da yok. Her şey gizli kapaklı yapılıyor. TSK'da 100 bin civarında subay ve astsubay, şu anki hukuk düzeninde 15 orgenerale mahkum. Bunların yüzde 90'ı, Anayasa referandumuna 'evet' diyecektir. Generallerin de içinde 'evet' diyecek çok kişi olacaktır.

Bence 87 yıllık Cumhuriyet tarihinde millete böyle bir imkân verilmemiştir. Bu nedenle bütün gücümüzle evet denilmesi gerektiğine inanıyorum. Hislerine kapılmadan aklıyla hareket edecek her Türk vatandaşı, 'evet' dışında başka bir şey demeyeceğine inanıyorum. Dememesi gerektiğine inanıyorum."

Bu haber toplam 1242 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri