Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yassıada'da görevli komutanlar

29 Mayıs 2008 / 08:19
Karadayı ve Erdil Paşa da Yassıada'da görev yapmış.

Yassıada, 27 Mayıs darbesinin sembollerinden biri. Tam bir hukuk garabetinin yaşandığı adadaki mahkemede, 228 idam istendi. Başbakan Adnan Menderes'in 15 ayrı davadan yedi kez idamı talep ediliyordu.

Yassıada'daki insanlık dışı muameleler, tarihe 'utanç vesikası' olarak geçti. Adada görevli askerler bile o günleri unutmak istedi. Emekli Korgeneral Salih Acarel, o süreçte görev yapan genç subaylardan biri. Acarel, adadaki askerlerin bu durumlarını gizlediklerini vurguluyor. Yassıada'ya ordunun en seçkin personeli gönderilmiş.

Acarel, bu askerler arasından Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlığı yapmış çok sayıda general ve amiral yetiştiğine dikkat çekiyor. 28 Şubat sürecinin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Yassıada'da yüzbaşı olarak görev yapmış.

Aynı dönemde Jandarma genel komutanı olan Teoman Koman ile yolsuzluk suçlamasıyla yargılanıp cezaevine gönderilen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil ise teğmendi. Acarel, kendisi gibi Silahlı Kuvvetler'in en üst rütbelerine ulaşan onlarca amiral ve generalin Yassıada'dan bahsetmeyi hazzetmediğini dile getiriyor.

Paşa, ihtilali yapanlar yerine adada görevli genç subayların hedef tahtası yapılmasını da doğru bulmuyor. Orduya yeni katıldıklarını, emre itaat etmekten başka şanslarının olmadığını savunuyor.

27 Mayıs darbesi, Türkiye'ye büyük acılar yaşattı. Başta Menderes olmak üzere DP milletvekillerine yapılan 'insanlık dışı muameleler' şahitlerin anlatımıyla onlarca kitaba konu oldu. Emekli Korgeneral Acarel de yaşadıklarını 'Akide Şekeri Harekatı' adıyla kitaplaştırdı. Adada teğmen olarak görev yapan Acarel, 1993'te emekli oldu.

Acarel, kitabında, yargılanan isimlere iyi muamelede bulunulduğunu iddia ediyor. 27 Mayıs'ı yapanların kahraman, Yassıada'da görevlendirilen genç teğmenlerin işkenceci ilan edilmesine hayıflanıyor: "Kim yaptı 27 Mayıs'ı? 38 subay, 3 ordu komutanı, bir simge Kara Kuvvetleri komutanı! Bize ne! Ama onlar kahraman, devrimci, onlara laf yok!

Zamanın başbakanını Kütahya yolunda jetle kovalayan havacılar kahraman. Korumaya yemin ettikleri cumhurbaşkanını teslim alan Muhafız Alayı subayları vatansever. Ankara'da hükümeti Ankara armudu gibi toplayan 4. Kolordu garnizon subayları emir kulu.

 Bunları gemilere, uçaklara tıkıp Plati'ye postalayan bahriyeliler, havacılar kibar, geriye ne kaldı? Ama kazın ayağı öyle değil." DP milletvekillerini yargılayanlarla adada görevli subayların bir tutulmamasını isteyen paşa, şöyle devam ediyor:

"Emir komuta düzeni içinde hareket eden, gencecik subaylara bu iftira neden? Yassıada İrtibat Bürosu'nda görev yapanlardan iki Genelkurmay başkanı, üç Kara Kuvvetleri komutanı, iki Deniz Kuvvetleri komutanı, bir Jandarma genel komutanı, ordu, kolordu komutanları, general ve amiraller çıktı. Orada görev yapmış kuvvet komutanı, Genelkurmay başkanı olmuş, general olmuş arkadaşlarımız, ağabeylerimiz yıllarca orada görev yaptıklarını söylemedi. Kıtalarda bizi hiç tanımıyor havasına girdiler."

Darbecilere karşı iyi istihbarat yapılmalı
İhtilal de, darbe de kendi kendine olmuyordu. Bir boşluk arıyordu. Devlet idaresine talip olanlar istihbarat ağını iyi kurmalıydı. Açıkça olmalıydı bu. Hele hele darbeciler halktan hiç destek görmemelidir. 27 Mayıs'ta darbeciler azınlıkta da olsa bu boşluğu iyi yakalamışlardı.

Halkın Menderes sevgisini sonradan öğrendik
Halk kitleleri bizi el üstünde taşımıştı. Ama bir o kadarının suskun kaldığını sonradan öğrendik. Ve gördük ki onlar evlerinden çıkmamışlardı, üzgündüler. Bizi ihtilalden sonra omuzlarında taşıyanlar da daha sonra küfretmeye başladı. Bizi alkışlayanlar sonra yıllarca sülalemize sayacaklardı. Avukatı, gazetecisi de bizim üzerimizden ünlü oldu. 27 Mayıs ne biçim bir ihtilal? Darbe mi, ayaklanma mı? Karşı koyan yoktu. Herkes kaderine razıydı. Ortada ne olduğu belli olmayan kargaşa hakimdi. Nasıl çıkacağımızı çok düşündük ama çıkamadık.

Adada tutuklu çok sayıda general vardı
Adada tutuklanan çok general vardı. İlk Kore tugay komutanı orada idi. Niçin oradaydı bilmiyordum. Bana göre o, bir kahramandı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Sadık Altıncan'ın yaverliğini yapmış bir deniz binbaşısı adada görevli idi. Komutanı her görüşte çakı gibi selam verir, saygı gösterir, üzülürdü. 'Ben bu duruma dayanamıyorum.' dedi ve adayı terk etti. Biz yapamadık. Çok gençtik, cahil sayılırdık ve bu işlerde daima ürkek olduk.

Orgeneral Koman adada Teğmen'di
Emekli Korgeneral Salih Acarel, (ön sıra soldan beşinci) Yassıada Komutanı Albay Tarık Güryay (ön sıra soldan dördüncü) ve arkadaşları ile birlikte yargılamaların yapıldığı salonda hatıra fotoğrafı çektirmiş. Fotoğrafta eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Teoman Koman (arka sıra soldan sağa yedinci) da var. Acarel'in solunda ise emekli Korgeneral Akay Şakman bulunuyor.

Türk okulları iyi işler yapıyor
Söz konusu okul olur da herhangi bir olumsuzluk olur mu? Türk bayrağının dalgalandığı her yer ve bunu yaptıranlar bana göre olumlu işler yapıyor. Olumlu bir faaliyet söz konusu burada.

Erdoğan, gelmiş geçmiş başbakanların en kralı
Tayyip Bey, çok güçlü. Arkadaşlar bunu duyarlarsa çok kızacaklar. 'Garanti bir iş buldu.' diyecekler. Ben kesinlikle AK Partili olmam. Ancak Tayyip Bey'i, gelmiş geçmiş başbakanların en kralı olarak görüyorum.

Zaman - Erkan Acar

Bu haber toplam 11454 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri