Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yazdım işte Genel Başkanım

06.04.2009 06:26
Hiç aklıma gelmezdi senin bizi yalnız bırakacağın. Hiç aklıma gelmezdi gözyaşlarımın sel olacağı. Sensiz dünyanın tadı yok. Sensiz hiçbir şeyin tadı yok Sayın Genel Başkanım.
 

Size söz vermiştim birkaç kelam yazacağıma, sizi kayıp etmenden birkaç gün önce Seçim çalışması için bir gece yarısı Karaman programı bitip Konya'nın Taşkent ilçesine giderken. Karlar yağıyordu gecenin 12 sinde dağın tepelerinde. Biz yol alıyorduk kar yağışı altında. Arabanın farları karı aydınlattığında çok mistik bir görüntü vardı. Karlar adeta üzerimize geliyordu. ' Ne kadar güzel kar yağıyor, sanki karlar bir yerden kaynıyor değil mi? diye bana sorduğunda evet genel başkanım, çok güzel görünüyor, demiştim.


Yine bu arada, Sayın Genel başkanım bir makale yazacağım bu yolculuğumuzla ilgili demiştim. O da bana gülümseyerek ne yazacaksın? diye sorduğunda ‘bu seçim çalışmalarındaki izlemimi mi anlatacağım, ayrıca bu güzelliklerden de bahsedeceğim dediğimde önce tebessüm etti sonra hafiften gülmüştü.Ama bir şey demedi. Şimdi düşünüyorum da sanki seçim çalışması değil de benim yokluğumu kaleme alacaksın Hayrullah der gibiydi gülüşü. 


Niğde, Karaman, Konya programında yanındaydım. Genel başkanın makam aracında yanına oturup, onunla uzun yolculuk yapmanın şerefine nail olmuştum. Bu arada teşkilatlarla ilgili bazı meseleleri genel başkana aktarmıştım. Yine bazı konularda konuşma ve düşüncelerini öğrenme fırsatı bulmuştum. Benim açımdan bu uzun yolculuk çok verimli geçmişti.


Çok yorucu günlerdi, Miting programı dayanılacak gibi değildi. Niğde programı yorucuydu, Karaman proğramı ve Son günkü Konya programında dağlık ve kırsal yerleşim yerlerinde 11 miting yapmıştık. Bizler çok yoruluyorduk, derman kalmıyordu. Sadece bende değil, Şoförü, koruması, ayrıca Konya Bölgesi sorumluları İl Başkanı Hüseyin Arı ve İl Yöneticileri ve Konyadan sorumlu genel merkez yöneticilerde yorgunluk belirtisi görüyordu. Genel başkanda Allahın verdiği bir güç vardı. Sabahta, akşamda aynı performansı gösteriyordu. Şaşılacak gibiydi.


Genel başkanın yanında bulunmak ayrı bir güzellik, arabada ve gece Otel lobisinde muhabbetine dahil olmak ayrı bir tat veriyordu. Sahipleniyordu bizi o kalabalıklarda. Bu gezide bazı yerlerde yemek vs. öncesi tanışmalar oluyordu. O gölgedeki ilçe ve belde başkanları oluyordu ayrıca belediye ve il genel meclisi adayları oluyordu. Genel başkanın etrafında sevgi yumağı oluşturuyorlardı.


Bu tanışma esnasında genel başkanımız onurlandı yordu bizi.Unutmuyordu yanında getirdiklerini. Hayrullah Beyi tanıyor musunuz diye soruyordu. Tanıyanlarda çıkıyordu, tanımayanlar daha çok çıkınca, Bizim Partinin Merkez Karar Kurulunda. Ayrıca gazetecilik ve yazarlığı da var. Dedikten sonra bana gülümseyerek dönerek ‘ Hayrullah anlaşılan buradakiler gazete okumuyorlar, okusalardı tanırlardı seni diyerek tanıştırmaya esprili bir şekilde noktayı koyuyordu. Çok ince ve kibardı. Yanında bulunanları kanatları altına alıyordu. Bu ona has bir özellikti. Sadece bana değil gittiği gezilerde yanında götürdüklerine de aynı muameleyi gösteriyordu. Bu gezide Yemek esnasında, yada aracına bineceği zaman gözleriyle beni arıyordu. Biz ise bazen etrafında birikmiş olan kalabalıkla araya girmeyelim diye yakından takip ediyorduk. Bizi gözleriyle bulduğu zamanda işaret ederek ‘hadi yemeğini ye. yada hadi arabaya bin diye ağzını ucu, göz ve mimikleriyle işaret ediyordu. Aç kalmasın, mağdur olmasın, diye sahipleniyordu. Kelimelerle anlatmak mümkün değil.


Değişik Tv de ellerine Karamanda ki seçim bürosundaki görüntü ellerine geçmiş Ana haberlerde ‘Ölümden bahsediyordu son günlerde Muhsin Yazıcıoğlu' diyor. Evet gerçekten genel başkanın son programında konuşmaları seçim vaadinden çok yaşamının gayesini anlatıyordu adeta. Niğde, Karaman, Konyada da aynı temaları işliyordu. Karamanda ölümden bahsetti. Devamlı yoldayız, bir yerden geldik yine başka bir yere gidiyoruz. Dünya fani. Ölüm uzak değil, diyordu. Üç beş günlük dünya da İnsana yakışacak şekilde yaşacağız. Kimseyi kırmaya ve üzmeye değmez diyordu. Karaman İl Başkanı Ömer bey ile Genel Başkanın son yolculuğunda Ankara da karşılaştık. Bana Hatırlıyorsun değil mi başkanım Genel başkanın konuşmalarını, sanki bu gününü görmüş gibiydi, diyordu. Bende il başkanına çok iyi hatırlıyorum dedim.


Seçim çalışmalarında bazen genel başkan konuşurken kendi kendime düşündüm Sayın genel başkan bu konulara niye giriyor ki.Hiç böyle yapmazdı. Siyasetin en tavan yaptığı bu son günlerde sanki bundan sıyrılmış. Hayatın özetini ve yaşamının gayesini anlatıp dersler veriyordu. Ve vuslata kavuşmadan önce 41 yıllık onurlu mücadelesinde ki doğruları son kez tebliğ ediyordu.


Büyük Birlik Partisini niye kurduğunu kurmasındaki amacı ve Türkiye'de Büyük Birliği nasıl gerçekleştiğini, BBP Hilal ve gülün kullanmasındaki amacını, 41 yıllık mücadelesini anlatıyordu. Son mitinglerde Babasını sık sık anıyordu. Babasıyla arasındaki geçen diyalogları anlatıyordu. İlk başlarında kendisine karşı çıktığını ama sonra ‘senin davan ve misyonun büyük, sorumluluğunda büyük olduğunu anladım. Üzerine ne düşerse yap' dediğini naklediyordu. 


Adını Büyük Birlik Partisi koydum ki; Biz ayrılıklardan ve acılardan çok çektik diyordu. Alevi-Sünni, Solcu-sağcı, Türk-Kürt. Ayrımı Olmasın artık. Kardeşçe yaşayalım bu ülkede. Bugün bakıyorum da Türkiye'de Büyük Birlik gerçekleşmiş.  Seçimlerde geziyorum, Chp, Akp, MHP, Sp bürosunun önünden geçtiğim zaman insanlar beni bağrına basıyorlar. Kucaklıyorlar. Misafir etmek istiyorlar. İşte istediğim Türkiye bu. İşte Büyük Birlik bu.


Amblemi Hilal içinde koydum ki; Hilal, Türk ve İslam devlerinin simgeler. Gülü ise barış kardeşlik için koyduk. Gül karşısında esir olmayacak kimse yoktur. Sizi en sevmeyen düşmana bile gül uzattığınızda, gülü görünce yumuşar ve size olan tavrı değişir. Onun için herkese biz gül uzattık. Ayrıca Amblemimiz gül yaptık, çünkü gül iki dünya sultanı Allahın resulünün kokusudur. 


Seni anlatmaya kelimeler yetmez Muhsin Yazıcıoğlu. Senin herhangi bir özelliğin için kitaplar yazılaması lazım. Senin yapını ve mücadeleni anlatacak ansiklopediler çıkması lazım. Sen kelimelere sığmayacak kadar idealsin..


Senin bir misyonun vardı. Sen Görevli olarak bu dünyaya geldin. Senin mücadelen ve yaşantın mükemmeliyeti temsil ediyor. 


Biz seni yatakta ölümü bekleyen Muhsin Yazıcıoğlu olarak düşünmüyorduk zaten. Sen o kadar kolaya talip olmazdın. Peygamberler, Evliyalar, Tarihe iz bırakmış büyük şahsiyetlerin hayatları zorlu mücadeleden geçmişti. Çoğu bu mücadele esnasında şehit oluyordu. Nihayet sende şehit oldun.


Ey 21 YY. Ahmet Yesevi'si,, Ey Anadolun yiğit sesi, Ey Dindar Genel başkanım seni dualarla yüz binler uğurladı. Milyonlar gözyaşı döktü.  Tekbirler, salavatlar ve dualar gönderdiler.


Mümin olduğuna iman ettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu millet olarak bu dünyada ona yakışacak şekilde uğurladık. İnşallah Meleklerde güzel şekilde karışılacaklardır. 


Yokluğuna dayanma gücü versin Allah bize ve sevenlerine…

Seni çok özleyeceğiz.

Ruhun Şad, Mekanın Cennet olsun Sayın Genel Başkanım.


Hayrullah Eraslan

Büyük Birlik Partisi

MKYK Üyesi

Bu haber toplam 1296 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri