Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yazıcıoğlu'ndan iktidara ve CHP'ye

09 Kasım 2008 / 16:49
BBP 7. Olağan Büyük Kurultayında bir konuşma yapan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, iktidarı ve muhalefeti sert biçimde eleştirdi.
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, hükümetin seçim öncesi halka verdiği sözleri yerine getirmediğini savunarak, ''Evet CHP yolu tıkamış, yaptırmıyor ama milletin oyuyla gelmiş siyasi parti de iktidarın gereğini yerine getiremiyor'' dedi.

Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) 7. Olağan Büyük Kurultayı, çalışmalarına başladı. Kurultay'da genel başkanlık ve partinin yetkili organları için seçim yapılacak.

Atatürk Spor Salonu'ndaki kurultayda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından divan oluşturuldu. Divan Başkanlığına Üzeyir Tunç seçildi.

Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu, kurultaya gelişinde BBP bayrakları ve balonlarla süslenmiş salonunun ortasına kurulan ve iki yanında delegelerin oturduğu platformdan ilerleyerek partilileri selamladı. Bu sırada salonda lazer ve ışık gösterileri yapıldı. Ellerin BBP ve Türk bayrakları olan delegeler, ''Başbuğ Muhsin'', ''Başbakan Muhsin'' şeklinde sloganlar attılar. Kurultay'da, ''Deniz Yıldızı'' isimli sinevizyon gösterisi de gerçekleştirildi.

Kurutay'a AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri de katılıyor.

Kurultay'da genel başkanlık ve partinin yetkili organları için seçim yapılacak.


Yazıcıoğlu, partisinin Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen 7. Olağan Büyük Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, BBP'nin, Türkmeniyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisi ve Sünnisiyle milleti tasada ve kıvançta bir yapacak, Türk-İslam coğrafyasında büyük birliği kuracak bir ülkünün yolu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bölgesinde barışa katkısı bulunabilecek herkesle ''el tutuşabileceğini'' belirten Yazıcıoğlu, ''Biz insanların dinine, ırkına, mezhebine bakmayız. İnsan olmasına bakarız'' dedi.

Yazıcıoğlu, Türkiye'nin çevresinin acılar içinde bir coğrafyaya dönüştüğünü ifade ederek, küresel dünya adı altında gerçekleşen dayatmalara dikkati çekti.

AK Parti'nin 3 Kasım 2002'de yapılan seçim sonucunda tek parti olarak iktidara geldiği o günden bu yana, yüksek reel faiz, ucuz döviz, aşırı değerli YTL politikasının ekonomiyi sıcak para cennetine dönüştürdüğünü ileri süren Yazıcıoğlu, ancak bu sanal baharın artık sonuna gelindiğini savundu.

Açlık ve yoksulluk boyutlarının istatistik oyunlarıyla gizlenemeyecek kadar büyük olduğunu ileri süren Yazıcıoğlu, ''Hükümet milyonlarca aileye kömür ve gıda yardımı yapmakla övünüyor. Sadaka toplumu yaratmak, vatandaşı el ve devlet kapısına muhtaç etmek ne zamandır övünülecek bir şey haline geldi?'' diye konuştu. Yazıcıoğlu, Türkiye'nin topyekün ilerleyebilmesi için önce gelir dağılımındaki adaletsizliğin düzeltilmesi, halkın insanca yaşama kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Yabancı sermaye girişine karşı olmadıklarını belirten Yazıcıoğlu, ancak kamu bankalarının ve enerji dağıtım kurumlarının özelleştirilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti.

Vatandaşın hayat pahalılığının altında ezildiğini kaydeden Yazıcıoğlu, muhalefeti ise bu durum karşısında sessiz kalmakla suçladı. Ana muhalefetin tek işinin ise ''din karşıtlığı üzerinden siyaset yapmak olduğunu'' öne süren Yazıcıoğlu, ''Buradan soruyorum CHP'ye; senin bekçiliğin sadece yasakları muhafaza etmek, statükoyu korumaksa neden bu vatandaştan ana muhalefet görevini aldın?'' diye konuştu.

Yazıcıoğlu, acilen sivil bir anayasa ihtiyaç olduğunu da belirterek, bu kapsamda seçim ve siyasi partiler yasasının da düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Hükümetin seçim öncesi halka verdiği sözleri yerine getirmediğini savunan Yazıcıoğlu, '' Evet CHP yolu tıkamış, yaptırmıyor ama milletin oyuyla gelmiş siyasi parti de iktidarın gereğini yerine getiremiyor'' dedi.

-TERÖRLE MÜCADELE-

Konuşmasında terörle mücadele konusuna da değinen Yazıcıoğlu, hükümetin bu konuda doğru teşhis koyamadığını ve gerekli önlemleri alamadığını ileri sürdü.

Terörle mücadelenin ''sadece Mehmetçiğe havale edilerek'' yapılamayacağını, teröristin maddi ve lojistik desteğinin kesilmesi gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, ''bugün yapılanın terörle mücadele değil, gölgelerle kavga etmek olduğunu'' öne sürdü.

Terörle mücadele için ''mobil güçler'' oluşturulmasını isteyen Yazıcıoğlu, bu güçlerin en üst teknolojiyle yetiştirilmesi ve tam yetki ile donatılması gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin sınırlarının bizzat Türk uydu sistemleri ile takip etmesinin zorunluluk olduğunu belirten Yazıcıoğlu, ''Teslim olmayan her terör örgütü üyesi ve ele başları yaptıkları zulmün karşılığının idam olduğunu muhakkak bilmelidir'' dedi.

Son günlerde büyük şehirlerde yaşanan olaylara da değinen Yazıcıoğlu, ''bunun adeta bir ayaklanması provası'' olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Bu ülkenin Başbakanı'na 'falan şehre gelirsen Şaron'un Kudüs'e gelmesi gibi olur' deme cüretini bunlara kim veriyor? Bazı kentlere kimlik verilmek isteniyor. TBMM'de dağıtılan kitapçıkta bunlar açıktır. Federasyon istiyorlar.

Diyarbakır ne kadar Kürtse Edirne de o kadar Kürttür. Trabzon ne kadar Türkse Diyarbakır da o kadar Türktür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağıyla bağlanan herkes Türktür. Bu ay yıldızlı bayrağın altında Türk-Kürt beraberiz. PKK, Kürtlerin temsilcisi değildir. DTP, Kürtlerin temsilcisi değildir. DTP, PKK'nın siyasi temsilcisidir, PKK'da emperyalist küresel güçlerin bir paçavrasıdır. DTP ve PKK bu davranışlarıyla en büyük zararı Kürtlere vermektedir.

Mehmetçiğe şehit diyemeyen, PKK'ya terör örgütü diyemeyen devlete ve millete ihanet ediyor demektir. Bu zihniyeti şiddetle protesto ediyorum.''

Yolsuzluk iddialarının mutlaka yargıya taşınması gerektiğini de belirten Yazıcıoğlu, bunun için kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkların kaldırılmasının ön koşul olduğunu bildirdi.

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, partililerden yaklaşan yerel seçimlere en iyi şekilde hazırlanmalarını istedi.

KURULTAY BAŞLADI

Bu haber toplam 1030 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri