Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A. Kadir AYGAN

İbrahim Tatlıses'i neden vurdular?

17 Mart 2011 Perşembe

Türkiye, Yunanistan ve Ortadoğu'da hatta dünya’da milyonlarca hayranı olanı  sevgili İbrahim Tatlıses,  geçen Pazar akşamı İstanbul'da uğradığı silah saldırı sonucu ciddi şekilde yaralandı.

 

 

Bereket, Yazıyı kaleme alırken Sevgili İbrahim Tatlıses'in doktorundan gelen müjdeli  haber bir nebze olsun beni sevindirdi,acımı hafifletti.

Yoğun bakımdaki İbrahim Tatlıses kardeşimiz sunni solunum cihazından ayrılmış ve konuşabilmiş. Bu haber; yanan yüreğime serin sular serpti.

Dualarımız kabul oldu.

Bu menfur suikasttan çıkaracağımız dersler olduğunu idrak etmemiz gerekir.

Sık sık askeri darbelerle kesintiye uğrayan Türk Demokrasi tarihinde birçok suikasta tanık olduk.

Devletin derinliklerine gizlenmiş şer güçleri halkın gönlünde yer etmiş birçok değerli insanımızı suikastlarla aramızdan aldı. Bazılarını direkt silahlı suikastla, bazılarını da şeytani planlarla (Trafik kazası, gaz zehirlenmesi, intihar vs) ortadan kaldırdılar.

Türkiye sınırlarını aşan bir üne sahip, yoksul bir ailenin çocuğu iken, ses ve sinema sanatçılığından iş dünyasına uzanan başarılı bir hayat grafiği çizen sevgili İbrahim Tatlıses'i de vurdular.

Sanat dünyası ve sanatçıların yaşamı dışarıdan göründüğü gibi değildir. O ''lüks içinde yaşayan'' sanatçıların neler çektiğini, şöhret basamaklarını tırmanırken hangi zorluklarla, tehlikelerle karşılaştıklarını bir Allah, bir de Onlar bilir.

‘‘Davulun sesi uzaktan hoş gelir’’miş.Hele bir de halaya girin de oynayabilecek misiniz?

Sanatçılar; özellikle yeraltı dünyası diye tabir edilen mafya çetelerinin tehdidi altındadırlar.

Her sanatçının yoluna bir mafya çetesi çöreklenmiştir. Bunlara ek olarak, çetelerle işbirliği yapan devlet görevlileri de bu işe ucundan bucundan ortaktırlar.

Devlet mekanizması içerisinden bazı kesimler mafyalara destek vermezse, mafyalar bu kadar pervasızlaşamazlar.

İtalya v.b birçok ülkede Mafya ve devlet içerisindeki işbirlikçilerine karşı girişilen kararlı operasyonlarla, önlemlerle bu karanlık yer altı dünyasının beli kırılabilmiştir.

Daha düne kadar Türkiye'de sayısız mafya çetesi ve yasadışı yollarla çıkar elde eden gruplar vardı. Bu grup ve çetelere en büyük destek; devlet içerisine çöreklenmiş, kaos, kargaşadan ve terörden beslenen bir kesimlerden gelmekteydi.

Son dönemde yasadışı çetelere karşı yapılan operasyonlarda bunun birçok örneğine rastlanmıştır.

Çete- devlet-siyaset işbirliğine en büyük örnek; Susurluk kazasında meydana çıkmıştı.

Çağdaş demokrasiyi kalıcı olarak tesis etmeye çalışan bir idare yasadışı oluşumlara tahammül edemez.,

Bir ülkede ya çeteler ve onların işbirlikçileri söz sahibidir, veya; yasalarla sınırları belirlenmiş demokratik bir idare hakim olabilir.İkisi birbiriyle uyuşamaz.

Son Suikast girişimi, durumun ciddiyetini ve alınması gereken önlemleri göstermiştir.

Son yıllarda iktidarda olan hükümetin yasadışı, darbeci ve mafyacı zihniyetlerle hukuk alanında verdiği mücadele takdire şayandır. Bunu görmeyenler; statükocu-oligarşi taraftarı bir avuç çıkar çevreleri ve onların peşlerine taktıkları kesimlerdir.

Sevgili İbrahim Tatlıses'e karşı girişilen suikast eylemini gerçekleştirenler her kim olursa olsun. Yapılan; demokratik gelişmeye ve açılıma bir darbedir.

Son günlerde demokrasi ve barıştan yana olan Kürt sanatçı ve aydınlarından bazıları Türkiye'ye dönüş için hazırlık yapmaktaydılar.

Bu son menfur olay, ülkesine dönmek isteyen bu insanlara ve Onları destekleyenlere bir gözdağıdır.

Sevgili İbrahim Tatlıses'in bir TV programında; programın sunucusu ile yaptığı olumlu konuşmalar, barış ve kardeşlik mesajları vermiş olması karanlık şer odaklarını harekete geçirmiştir.

Ayrıca bir gün sonra AK Partiden Milletvekili aday adayı olma karar ve ihtimali şer güçlerini daha da kızdırmış ve azdırmıştır.

Neticeten; son olaylardan çıkaracağımız iki önemli ders vardır...

-Kesintisiz, ayıpsız dört başı mamur bir demokrasi istiyorsak her türlü kanun dışı oluşumlara, çetelere ve devlet içerisindeki uzantılarına aman vermeyeceğiz.

Her türlü tedbir ve tekniği devreye sokarak, kararlılıkla bu yasadışı oluşumlarla mücadeleyi sürdüreceğiz.

-Sanatçılarımızı ve sanatımızı karanlık yer altı çetelerinin insafına terk etmeyeceğiz. Sanata ve sanatçıya devlet ve Millet olarak sahip çıkacağız. Onları her türlü tehdit ve tehlikelere karşı koruyacağız.

-Dar bir grup gibi görünen çetelerin, yasadışı terör örgütlerinin ve yasadışı işlerden kazanç sağlayanların ittifak halinde olduklarını unutmayacağız.

 

Bu arada bir konuya değinmeden geçemeyeceğim...

''Koruma'' sorunu bu son olayda ehemmiyetini bir kez daha hatırlattı. Sevgili İbrahim Tatlıses'in korumaları olay anında büyük zafiyet gösterdiler.

Koruma aracından inmeleri, bir o yana bir bu yana gitmeleri ve özellikle de yerden boş kovan toplamaya çalışmaları büyük zafiyettir. Olay anında kameralara yansıyan görüntüleri izledikten sonra bu konudaki fikrimi ve tepkimi anında Facebook’daki sayfamdan paylaştım .Acemi bir koruma bile, o hareketleri yapmaz.Yerden kovan toplamak korumaların işi değil, daha sonra olay yerine gelecek olan inceleme ve kriminal işlerde görevli insanlara ait bir iştir.Orada korumaların yapması gereken hareket;durumu fark eder fark etmez hızla saldırganların peşine düşmekti. Saldırganları yakalayamazsa da hiç değilse saldırganların kullandığı aracın plakasını ve eşkâlini alabilirlerdi. Bunu yapmaları halinde sanıkları yakalama işini üstlenen güvenlik ekiplerinin işi daha kolaylaşabilirdi. Zanlılar kısa sürede yakalanabilirdi.

Her şeye rağmen; Allah'ıma şükürler olsun ki İbrahim kardeşimiz hayattadır ve durumu iyiye gitmektedir.En kısa zamanda O'nu tekrar aramızda sağ salimen görmek en büyük dileğimdir.

Hepimize büyük geçmiş olsun.

 

 

 

 

 

 

 

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5922 defa okunmuştur
Biraz vijdan
Ali
sayin ayganìn aciklamalariyla desifre olan jitem ve benzeri derin olusumlari kücümseyenler,birazda yanaya baksinlar. serhatin sordugu soru bana pek masum gelmedi.aygan 15000 faili mechulde payina düseni aciklamis,ve aciklamalariyla türkiyede dengeleri alt üst etmistir. kimse bu günden sonra aygana niye fali mechulleri aciklamiyorsun diyemez. Bence Sayin aygana hakiszlik yapiyor serhat. bende Sayin aygana yönellik onlarca elestiride bulundum,ama elestirilerim onun günlük yada haftalik yazdigi yazilarina yönellikti. Bu günden sonra Aygana sunu acikla,bunu acikla demek abestir. biraz vijdanli olanlar ayganin aciklamalriyla türkiyede yapilan dönüsüm ve degisimi görseler iyi olur. bence türkiyede faili mechullerin azalmasinda ayganin aciklamalari en büyük belirleyici unsur olmustur. ayiptir,günahtir. yazdigi yazilara yönelik elestiriniz varsa buyrun sayin aygan cevaplasin,diger sorularin degeri yoktur. saygilar
27 Mart 2011 Pazar 17:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
15000 KİŞİNİN KATİLLERİ
Cevdet
Kimler olduğunu,nasıl tuzaklar kurup kardeşi kardeşe düşman hale getirerek onların kanları üzerine kendilerine siyasi istikbal ve dünya saltanatını kuranları A.Aygan açıklıyor daha ne yapsınki?İşte Şu isimler deryi zaman ve mekanı daha söyleyen,şöyle böyleyen,Aygan ne yapsınki!?Mertçe itiraf ediyor kullanıldık fakat ayıldık diyor daha ne desin?Bu kadarcık mertliği dahi gösteremeyenlere bu soruyu sormak lazım.Sizler kimlersiniz kimin için çalışıyor katlediyorsunuz diye.Evlatlarımız güvenip teslim ettiğimiz komutanlarının he haltlar yaptığını görmüyormuyuz yani el insaf.
20 Mart 2011 Pazar 17:24
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
o soruyu İmralıdaki şefinize sorun.
a.aygan
Serhat bey, bana karşı peşin hükümlü olduğunuz belli oluyor.Ben mi insanları kaybettim? İnsanlar kaybedilirken PKK bölgede cirit atıyordu. Niçin müdahele etmedi?İşlerine geliyordu tabbi ki...Ya yapılan iç infazlar içn senin yüreğin yanıyor mu serhat?
20 Mart 2011 Pazar 15:43
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Saldiri
serhat
sayin Aygan, gözünün önünde kaybolan insanlar icin de yüregin yaniyormu? bu tür isleri en iyi anliyan insanlardansin, 15000 ibrahim tatlises kayip, ne dersin onlara?
20 Mart 2011 Pazar 10:23
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
GENEL MANADA BAKINCA EVET
Gani
Ammaaa...Tatlıseste bu yolun yolcusu yahu..Bizde bir söz vardır derlerki."Yuava yıkanın yuvası olmaz"A"lma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" "Rüzgar eken fırtına biçer""Su testisi su yolunda kırılırmış"Evet genel manada bende olayın kritiğine bakıp üzülüyorum olmalıdır diyorum.Fakat hak yoldan gitmeyip yanlış işlerle meşgul olursak başka türlü nasıl olacaktık.!!?
17 Mart 2011 Perşembe 18:24
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri