Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A. Serdar ÖZTÜRK

Büyük Türkiye Şiarı

13 Mart 2014 Perşembe

   Gururluyuz…                

 Osmanlı Devleti gibi köklü bir medeniyetin varisi olma niteliğini taşıyoruz.

   Ve kararlıyız…

   Dar zihniyetli, etki kapasitesi kalmamış İttihat Terakki zihniyetinden sıyrıldık. Batıya tapan, kendi kabuğuna çekilmiş, dış dünyası; hatta kendi kimliği olmayan ülke olduğumuz dönemi kapatmak üzereyiz.

  Anadolu’dan başlayan sahih ve bir o kadar da cesur adımlarla yeni bir cihan imparatorluğuna gidişin miladını yaşıyoruz. Bir annenin evladı için çektiği doğum sancısı gibi bir yüzyıl geçirdik. Adalet ve barış içinde yaşayan koca Osmanlı coğrafyası türlü oyun ve hesaplarla birbirinden koptu ve koparıldı.

   Biz biliyoruz ki İstanbul’un düşmesi ne ise Kahire’nin düşmesi de odur. Zira Yavuz’dan bu yana İstanbul’un kaderi, Kahire’nin kaderiyle beraberdir. İşte bu minval üzere çaba gösterdik. Ve nihayet çekildiğimiz yerlere tekrar ulaşabilme dirayeti gösterdik. Bir hedef koyduk ortaya. Hedef Büyük Türkiye dedik. Urumçi’yle, Gazze’yle, Mogadişu’yla, Myanmar’la, Kosova’yla, Mostarla ve daha nice köşe taşlarımızla etkileşime geçtik. Ve sonunda kucaklaşabildik ecdadın torunları ve bu ümmetin evlatlarıyla. Aslında unuttuğumuz değerlerimizi, genlerimize kadar işlemiş sevdamızı hatırladık.

  Ecdadın atını mahmuzladığı, yüreklerini ortaya koyduğu, gönülleriyle yeşerttiği bir mirası tekrar devralmaya giriştik. Yahudinin, ingilizin, amerikalının, fransızın ve rusun 18. Yüzyıldan bu yana tarumar ettiği, biçare duruma düşürdüğü, kan kusturduğu mirasımızı almaya, bayrağımızı düştüğü yerden kaldırmaya tevessül ettik.

  Üç asır sonra sahneye yeniden çıktık bir kere. Biz bir geldik mi altı asır inmiyoruz dünya sahnesinden. O yüzden bu perdeleme. Yeni baştan yazılacak bir tarihi karartma çabaları hepsi bunların. Cezayirli, Mısırlı, Tunuslu, Suriyeli, Somalili, Faslı, Iraklı, Afganistanlı, Pakistanlı, Bosnalı, Kosovalı, Doğu Türkistanlı, Libyalı, Arabistanlı, Filistinli, Bangladeşli… kardeşlerimizi bu etkileşim içine aldığımız için hepsi bu kalleş hesapların. Osmanlı coğrafyasının sinir uçlarını tekrar harekete geçirdiğimiz için, dünyaya yeni bir Osmanlının hakim olacağı sinyallerini verdiğimiz için, sömürülen halklara emperyal güçlere karşı ülkelerini savunmaya geçirme güdüsünü telkin ettiğimiz için, halkları kitleler halinde bu ortak davaya kanalize ettiğimiz ve edebileceğimiz için hepsi… 

  Yüzyıldır ilk kez bir kızılelmaya sahip olduğumuz için. Ve 2023’e kadar önlenemezsek harikulade bir genleşmeyle dünyaya damga vuracağımız için tüm saldırılar…

  İçte ve dışta tüm sermaye uşaklarını, yahudi güdümlü sermaye patronlarını, milletin kanını emen müslüman görünümlü kardinalleri , köhnemiş bir medeniyet algısını yerle yeksan ettik.  Biraz fazla olduk ki anarşist ayaklanmalar gördük herbirine mukabil. Birileri CNN’iyle, BBC’siyle, Wall Street Journal’ıyla manşetleyerek reklam etti;  Standart and Poors’uyla, Fitch’iyle işleyen ekonomiye suikastler düzenledi. Milletin inançlarını sömüren sapkın yapılanmalarla bu milleti kendi zaaflarıyla, kendi iç dinamikleriyle vurmaya kalkıştılar.

  Fakat her defasında top direkten döndü. Aslında anormal olan hiçbir durum yok ortada. Artık küfrün galebe çaldığı bir çağda değiliz. Türkiye önderliğinde ortak aklı harekete geçiren İslam dünyasının yükselme refleksine şahitlik ediyoruz bir kere.

  Her türlü vehim olay cereyan edecek elbette. Ülküsü yeni bir cihan imparatorluğu olan bu millet tüm saldırıları göğüslüyor ve göğüslecek. Kudüs, Medine ve nihayetinde Mekke’ye kadar uzanacak bir genişlemenin, muazzam bir medeniyet inşasının bedelini ödetmek isteyecekler. Lakin bu millet her zamanki asaleti ve feraseti  ile tüm engellerin üstesinden ustalıkla gelecek. Gelmeme gibi bir şansı yok.

   Çünkü ümmet çoktan hazır. Müthiş bir özgüvenle açıldığımız ata yadigarı coğrafyada dört gözle ve daha da cesur adımlarla bekleniyoruz. Bize beklendiğimizin farkındalığıyla hareket etmekten başka bir yol kalmıyor.

   Küfrün ordularını darboğaza hapsetmek ve kaderleri ortak olan tüm coğrafyayı olması gereken noktada kenetlemek mefkuresiyle hareket etmenin vakti geldi artık.  Cumhuriyetle birlikte Osmanlı’yı yıkıp devletimizi bizden alanlardan geri almak için daha ne bekliyoruz.

  Zaman birlik olma ve beraber yürüme zamanıysa eğer; haydi o zaman hep birlikte elele, yürek yüreğe…

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 17664 defa okunmuştur
Tebrikler
Ahmet Ünal
Yüreğinize ve kaleminize sağlık
17 Mart 2014 Pazartesi 04:00
Beğendim (6)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri