Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Abdülkadir ÖZKAN

Anayasa yapılacaksa nasıl yapılacak?

28 Ocak 2011 Cuma

Seçim öncesi yeni bir anayasa yapılması söz konusu değil ancak bu seçim kampanyası boyunca yeni bir anayasa hazırlanması tartışmaları gündemde ağırlıklı olarak yer alacak. Görünen bu... Bunun elbette çeşitli sebepleri olmakla birlikte artık var olan anayasa ile insan hak ve özgürlüklerinin teminat altında alınması, demokrasinin istenen boyutta yerleşebilmesi için yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Bu konuda toplumun büyük bir çoğunluğu aynı görüşte. Farklı düşünenler ise hâlâ darbelerden medet uman, halkın seçtiklerine güvenmeyen, daha doğrusu halka güvenmeyen, halkın her an yanlış bir tercihte bulanabileceğini düşünen kesimler mevcut anayasanın korunmasından yana tavır sergiliyorlar. Bunu yaparken "Bu anayasa çok iyidir. İnsan hak ve özgürlüklerin teminatıdır" demiyor/diyemiyorlar. Onlar da mevcut anayasayı yeri geldiğinde eleştiriyorlar. Ama anayasa değişikliği gündeme gelmesi ile birlikte hep bilinen bir tavır sergileniyor. Bu da yeni bir anayasa yapılması söz konusu olduğunda  bunu faşizmin ayak sesleri olarak takdim ediyorlar. Bir bakıma demokrasiden faşizme geçişin bir adımı olarak topluma takdim ediyorlar. Onlar istiyorlar ki yeni bir anayasa yapılacaksa bunu kendilerinin de destek verdiği, doğrudan ya da dolaylı olarak katıldıkları darbe dönemlerinde yapılsın.

Darbeciler istedikleri kişilerden bir meclis oluştursunlar ve bu arada yine kendilerinin belirledikleri bir ekip tarafından anayasa hazırlansın, onlara sunulsun onlar inceleyip yanlış bulduklarını düzeltsin ve kendi seçtikleri Meclis'in onayına sunsunlar. Böylece yeni bir anayasa hazırlanmış olsun.

Peki anayasa nasıl yapılır? Bazılarının söylediği gibi milletin doğrudan anayasa yapma imkanı var mı?

Bu soruya evet demek mümkün değil. Her ne kadar anayasanın millet tarafından yapılmasından sıkça söz edilirse de iş uygulamaya geldiğinde yeni anayasa yapmanın yolu bellidir. Ya darbecilerin oluşturduğu bir meclis bir anayasa hazırlar ya da halkın seçtiklerinden oluşan bir meclis bu işi ele alır. Bunu yaparken de işin uzmanları her zaman ilk hazırlamada görev alırlar. Darbe dönemlerinde de bu böyle olmuştur, halkın seçtikleri yaparken de işin başka yolu yoktur. Aradaki fark anayasayı hazırlama durumunda olanlar bu işi darbe döneminde üstlenmişlerse darbecilerin tavrını ve isteğini dikkate almak durumundayken halkın oyları ile belirlenmiş bir Meclis söz konusu olduğunda halkın isteklerini dikkate alırlar. Zaten seçilmişler isteseler de istemeseler de belli zamanlarda millete hesap vermek durumunda olduklarında çıkartacakları yasa ve hazırlayacakları anayasalarda halkın isteklerini dikkate almak durumundadırlar. Yani seçilmişler biz yaptık oldu diyemezler. Böyle davrandıkları olmaz mı? Olabilir... Ama o zaman da halk bunun hesabını seçimlerde sorar. Darbe dönemlerinde böyle bir durum söz konusu değildir. Darbeciler rahatlıkla biz yaptık oldu mantığı ile hareket edebilirler.

Bu bakımdan yeni bir anayasanın millet tarafından yapılacağını söylemek yerine millet adına milletin seçtikleri yapacak demek daha doğru olur.

Bu noktada milletin katkısı yeni bir anayasada bulunması gereken hususlarla ilgili görüşlerini ya doğrudan vekillere ya da sivil toplum örgütleri yoluyla ilgililere ulaştırması şeklinde olabilir. Hatta sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla kamuoyu oluşturmak ve böylece yeni bir anayasada nelerin bulunmasını istediğini ortaya koyabilir.

Bu noktada halkın yeni bir anayasanın yapılmasına katkısı referandum yoluyla da sağlanabilir. Daha önceki anayasa değişikliğinin referanduma sunulması gibi. Aslında darbe dönemlerinde hazırlanan anayasaların sonuçta halkın oyuna sunulabilir ve o halk tarafından onaylanabilir. Ancak, bu durum onaylanan anayasayı halkın yaptığı anlamına gelmez. Çünkü, darbe dönemlerinin ardından hazırlanan anayasaların halka sunulması sırasında bir takım farklı düşünceler devreye girebilir. Söz gelimi 1982 anayasasına halkın yüzde 92 oranla evet demiş olmasının ana sebebi bir an evvel darbecilerden kurtulma isteğidir. Halk önce darbecilerden kurtulmak, bunun için de seçim sandığının önüne gelmesini sağlamak istemiştir. Seçim sandığı önüne geldiğinde de darbecilerin işaret ettiği partiye değil, aksi yönde oy kullanmıştır.

Kısacası yeni bir anayasayı halkın yapması halkın seçtiklerinin yapması, daha doğrusu öncülük etmesi anlamına gelir.

Bu yazı toplam 1682 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri