Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Abdülkadir ÖZKAN

Başörtüsü siyasette malzeme olmaktan çıkartılsın!

15 Ekim 2010 Cuma

Artık başörtüsüne özgürlük daha doğrusu inanç özgürlüğünü sınırlandıran uygulamalara son verilmesi için siyasilerin birlikte hareket etmesi zamanı gelmiş bulunuyor. Özellikle son zamanlarda Meclis'te grubu bulunan partilerin tamamı başörtüsü sorununa çözüm bulunmasını istiyor. En azından öyle görünüyorlar. Hatta "Başörtüsü sorununu biz çözeriz" şeklinde açıklamalar yapılıyor. Meclis'te grubu bulunan 4 parti eğer samimi olarak bu sorunu çözmek istiyorsa bunu engelleyecek hiçbir gücün olabileceğini sanmıyor, aksini düşünmek bile istemiyorum. Eğer var ise o zaman siyasi partilerin varlığının, seçimlere girerek milletimizin birine iktidar diğerlerine muhalefet görevi vermiş olmasının hiçbir anlamı kalmaz.

Bu bakımdan soruna sözüm bulmak tüm siyasi partilerin asli görevidir. Çünkü bu konu milletin büyük çoğunluğunun arzusudur. Bu arzunun nereden çıktığını söyleyen çıkarsa bunu tespit etmenin çok kolay yolu var. Millete gidilerek başörtüsü yasağının devam edip etmemesi hususundaki görüşü sorulabilir. O zaman bir takım bahanelerin arkasına sığınanlar da boylarının ölçüsünü almış olur. Anayasa değişikliği paketinin referanduma sunulması ve alınan sonuç bunu gösteriyor. Ancak, bazı siyasi partiler sorunun çözülmesine temelde karşı oldukları halde toplum önünde çözülmesini istiyormuş gibi bir tavır içindelerse bu sorunun siyasi hesaplar uğruna istismar edilmesi ve azınlığın çoğunluğa tahakkümü anlamına gelebilen uygulamanın sürdürülmesinden yana olmak anlamına gelir. Artık bu istismara bir son vermek gerekiyor.

Elbette bazı siyasi partilerin sözcülerinin söyledikleri ile düşündüklerinin daha doğrusu niyetlerinin farklı olduğunu söylemek niyet okumak anlamına gelebilir. Ancak, bir yandan başörtüsü sorununun çözülmesi yönünde görüş belirtirken öbür yandan bunu bir şekle bağlamaya kalkışmak, çözüm için bunu bir şart olarak ileri sürmek sanıyorum niyetleri açık etmek açısından önemlidir. Başörtüsü sorunu Türkiye'nin sorunudur Pakistan ya da İran'ın değil. Öyle ise kendi ülkemizin sorununa kendi değer yargılarımız ve inancımız içinde çözüm bulunması gerekir. Böyle olmayıp da başörtüsü Pakistan ve İran'da bazı grupların yaptığı gibi saçların bir kısmını açıkta bırakarak serbest olsun demek bazı siyasilerin dini hükümlere kendilerine göre yorumlar getirmesi anlamına gelir ki bu da inanç özgürlüğünün sınırlandırılması demektir. Böyle bir yaklaşım başörtüsü soruna çözüm getirmez. Çözüm bulacağız diyenlerinde çözümden çok çözümsüzlüğü savundukları anlamına gelir. Kaldı ki insanlar neye nasıl inanacaklarına kendileri karar verirler. Eğer bir ülkede birileri çıkıp da toplumun neye nasıl inanacağını belirlemeye ve bunu topluma dayatmaya kalkışırlarsa o ülkede inanç özgürlüğünden söz etmek mümkün olmaz. Bir yandan demokrasi ve insan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan bir takım çevreler ve siyasi parti sözcüleri yıllardan beri zorla sürdürülen başörtüsü yasağının kaldırılmasını bir takım şartlara bağlamak istiyorlarsa bu sorunun siyasi bakımdan istismarından başka bir şey değildir. Kısacası buna açıkça din istismarı, bazı dine değerleri kullanarak oy avcılığı yapmak anlamına gelir.

Kaldı ki son günlerde ortaya çıkan manzara dikkat çekicidir. Bir yandan Meclis'te grubu bulunan partiler başörtüsü sorununu çözmek hususunda ortak bir tavır sergiliyor  ama sorunun çözümü tek başına YÖK'e havale edilmiş görünüyor. Yani Meclis sanki bu işi çözme gücüne sahip değil de YÖK yapabilirmiş gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Bizim için sorunun çözülmesi önemli, kimin çözdüğü değil ama ortaya çıkan görüntü demokrasimiz ve siyasi partilerimiz açısından dikkat çekicidir..

Bu yazı toplam 1508 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri