Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Abdülkadir ÖZKAN

Her kurum kendi işini yapsa tartışmaya zaman kalmaz

08 Nisan 2010 Perşembe

Bilmem siz de farkında mısınız sürekli tartışan bir toplum olduk. Daha doğrusu sesi çıkan, medyada yer bulma şansına sahip olanların sürekli tartışıyor olması ülkeyi bir kavga ve tartışma ortamına sürüklüyor. Bundan kim kazanıyor, kimler kaybediyor diye düşünmek için soluklanmaya bile vakit ayırmıyoruz. Halbuki tüm sorumlu mevkide olanlar birbirlerine laf yetiştirmek için gayret enerji tüketmeye biraz olsun ara verip oturup düşünseler, neyi niçin tartıştıklarını, bu tartışmaların sonucunun ne olduğunu bir değerlendirmeye tabi tutsalar sanıyorum ülkemiz bu tartışma ortamından kurtulabilir.

Tartışmadan maksat bir sonuca ulaşmaktır. Böyle olması gerekir. Böyle olabilmesi içinde tarafların birbirlerinin söylediklerine kulak vermeleri, karşı tarafın ne söylediğinin farkına varabilmeleri lazımdır. Halbuki tüm tartışmaları izlediğinizde tarafların birbirlerine karşı kulaklarını tıkadığını, karşı tarafın ne söylediğinin hiçbir önemi olmadığını görüyorsunuz. Sanıyorum hiç kimse tartışmış olmak için tartışmaz. Özellikle tartışmanın tarafları ülke yönetiminin bir boyutunda söz sahibi iseler bu tartışmaların kesinlikle bir hedefi olması lazımdır. Tartışma sonunda ortaya yeni bir fikir çıkmıyor, hedef de bu değilse ülkeye yazık ediyoruz demektir. Çünkü, tartışmalardan yeni bir hedef ve sonuç çıkmayınca tartışmanın mahiyeti de toplumca anlaşılamıyor. Belki de tüm bu tartışmalardan istenen sonuç bu, orasını bilemiyorum.

Sözünü ettiğimiz tartışmalar sokaktaki vatandaşlar arasında yaşanıyor olsa sanıyorum şu ya da bu şekilde bir sonuca varmak mümkün olabilir. Ne yazık ki devlet kurumlarının taraf olduğu tartışmalar hep sonuçsuz kalıyor. Siyasi partilerden yargıya, yasamadan yürütmeye ve TSK'ya kadar hepsinin zaman zaman tartışmanın içinde olduğunu görüyoruz. Halbuki devlet kurumlarının sorunlarını kendi içlerinde ve birlikte çözmeleri esastır. Devlet kurumlarının sorunlarını kamuoyu önünde tartışıyor olmaları bir aksaklığın, belki de rahatsızlığın ifadesidir. Eğer böyle ise bu aksaklığın ve rahatsızlığın kurumların sorumlu kişilerinin bir masa etrafında toplanıp konuşarak çözüme kavuşturmaları gerekir. Aksi halde toplumun istediğiniz kadar desteğini alınız soruna çözüm üretemezsiniz. Çünkü, sorunlara çözüm bulmak vatandaşın değil, seçtikleri ve seçtiklerinin oluşturduğu yasama ve yürütmenin görevidir. Yasama ve yürütme ise anayasa ve yasaların belirlediği sınırlar içinde diğer görevlileri belirler. "Devleti devlet yapan temel direklerden birisi ve en önemlisi, hukuka dayalı adalettir, yargıdır." Böyle iken tüm kurumların toplum meydanında birbirleri ile çekişiyor görüntüsü vermeleri, hatta bu görüntünün zaman zaman kavgaya dönüştüğü bir ortamda vatandaş ne yapsın, nereye sığınsın. Devlet fertlerin huzuru, güvenliği ve refahı için toplumlar tarafından oluşturulmuş bir tüzel kişiliktir. Bu tüzel kişiliği oluşturan kurumlar birbirleri ile tartışmayı iş edinmişlerse asli görevlerinden, yani toplumun huzuru, güvenliği ve refahını sağlama hedefinden uzaklaşmış olmazlar mı? Böyle olunca yani devlet asli görevlerini bir kenara itmiş görüntüsü verince devletin varlık sebebi tartışma konusu haline gelmez mi? Böyle bir durum sanıyorum hem devlet hem de toplum açısından çok tehlikelidir. Bu bakımdan tüm devlet kurumlarının sorumluları üstlendikleri görevin kendilerine yüklediği sorumluluğu düşünerek tartışmaları çok vakit geçmeden uzlaşma ile bir çözüme kavuşturmak durumundadırlar. Bunun için öncelikli olarak muhalefet ve iktidar farklılığı her şeyin tersini söyleme ve savunmanın gerekçesi yapılmamalıdır. Rejimi koruma gerekçesiyle devletin temeline dinamit koymak anlamına gelebilecek tartışmalardan uzaklaşmak gerekiyor. Devlet adamlığı gerektiğinde ülkesi için fedakarlık yapabilmek anlamına gelir. Yoksa bir makama gelmiş olmak her zaman devlet adamı olmak anlamına gelmez. Yeri geldiğinde fedakarlığı göze alamayanlar istedikleri kadar verdikleri mücadelenin devleti korumak için olduğunu söylesinler fazla bir anlam ifade etmez. Aksine rejimi ve devleti koruyoruz perdesi arkasında sadece kendi konumlarını korumaya çalışmış olurlar.

Bu yazı toplam 1574 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri