Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Adnan Zeki BIYIK

ÇANAKKALE RUHU MU TUZ RUHU MU?

12 Mart 2016 Cumartesi
Ne olacaktı ki survivor pisliklerinin, denetlenmeyen Siyonist tezgahı ahlaksız dizilerin, dangalak evlilik programlarının, hikayelerle dini program diye uyuşturulan bir toplumun ve hızla tegavvür eden (gavurlaşan) bir kültür dejenerasnunun çocuklarından ne bekliyordunuz ki;

 

Çanakkale Ruhunu bu kafayla kimse te’sis edemez. Bu ruh olsa olsa tuz ruhu olur. Onun da ne denli tahripkâr olduğunu bilirsiniz….Yok ederek temizler kökten kaldırır….Ondan sonra da çıkar Eyyup Sultan Türbesinde “Kurtar bizi bu felaketlerden Ey Ulu Hazret” ya da “Ey Mehdi baba gel bizi halas eyle perişanız” der durursunuz…

 

Ma'bud olarak Allah’ı rehber olarak kitabını bırakırsanız, Aziz Peygamberimizin örnekliğini şekle indirir de Onun güzel ahlakını yaşam tarzı yapmazsanız, örfümüzü geleneğimizi, kültür değerlerimizi, Allah sevgisini, Ahiretteki hesap korkusunu nesillerinize vermezseniz, tuz ruhundan başka bir numara olmaz o toplumdan.  Yüce kitap ne güzel buyurmuş;

 

“İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım?”

(A’râf 155)

 

İşte size tuz ruhundan birkaç örnek:

 

1-Şefkat-Der Raporuna göre Türkiye’de 55 ilde bulunan resmi genelevlerde çalışan kadın sayısı 3 bin, genelev harici vesikalı kadın sayısı 15 bin, gayr-ı resmi genelevlerde, randevu evlerinde, otellerde, sokaklarda çalıştırılan vesikasız seks kölesi kadınlarının sayısı  100 binleri geçmiş ise, Türkiye’deki seks kölelerinin 50 bini ise henüz çocuk ise; (Haber Vaktim)

 

2- Bir haftada "2 bin, toplamda 5 bin erkek, Taksim’de açılacak erkek genelevinde çalışmak istiyorum diye başvuruda bulunuyorsa (2013 A Haber)

 

3-Birleşmiş Milletler'in 2005 yılı Türkiye fuhuş raporuna göre kadın tacirleri günde 15 erkeğe pazarladığı bir hayat kadınından yılda, 765 bin dolar kazanıyor. Bu kadınların yüzde 36 sı hastalıklı ve bu hastalıkları masum ailelerine buşatırıyor ve hem nesli bozuyor hem de yavaş yavaş nesli öldürüyorsa;

 

4-Dört bir yanı camilerle donanmış Fatih’in mübarek şehri olan İstanbul’un fuhuş piyasasındaki rantı yılda 190 milyon doları buluyorsa;  Sadece İstanbul bu kadarsa varın tüm yurdu siz düşünün...(Habertürk)

 

5- Kamudaki (belediyeler dahil) yolsuzlukları saymazsak Türkiye'de polis bölgelerinde yılda 85 bin civarında evden hırsızlık vakası yaşanıyorsa, ayrıca işyerinden hırsızlıkları da dahil ettiğimizde yılda 130 bin vaka ve yaklaşık 80 milyon liralık bir pazar söz konusu ise;

 

6-Yılda 2 bin 500 civarındaki kapkaç vakası, ortalama 200 liradan 500 bin liralık küçük ama kriminal bir pazar oluşturuyorsa;

 

7-Ençok suç geliri çetelesinde ilk sıraya fuhuş ve eroin oturuyorsa; (yılda 100 ton eroin)

 

8-İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın "Suç Ekonomisinin Türkiye Bilançosu" adlı araştırmasına göre 2010 yılında 27 kalemde Türkiye'de yasadışı faaliyetlerde oluşan ciro en az 8 milyar TL, Elde edilen net kazanç ise 2.1 milyar dolar ise;

9-Eşcinsel sayısının 1 milyonun çok üstünde olduğu söz konusu ise;

 

10-Sigara tüketiminde oran  %23-% 30 ları bulmuşsa;

 

11-Dini ve milli şuur düzeyinde seviye hızla düşüşler yaşıyorsa;

 

12- Kadına şiddet oranları hızla artıyorsa, çocuk tecavüzleri, genç kız tecavüz ve cinayetleri oranlardaki artışın önü alınamıyorsa;

 

13-İnsanlar muhtelif sebeplerle yaşamayı değil de intihar etmeyi  bir  kurtuluş olarak tercih eder  hale gelmişse;

 

14-İç ve dış terörize girişimler neticesinde ülke güvenliğinin tartışılması söz konusu ise;

 

12-Tüm bunlar olup bitiverirken bazı sözüm ona dini-dar eşhasın da imam nikahı adı altında garsoniyer evlerde karılarını boynuzlaması ve zina etmesi ve bu konudaki ahlak tanımazların hızla artması söz konusu ise;

 

Bunca ahlâki çöküş hızla yok oluş mevzu û bahis iken ülkemize nasıl faydalı oluruz, gençliği nasıl bu buhranlardan halas eyleriz endişesi taşıması gerektiği halde  bazı fırsatçıların koltuk kaygısına düşüp yakınlarımı nasıl arpalık bir yere tayin ettiririm deyu dinden-imandan ve milli hissiyattan kul hakkı vebalinden mahrum bir hayat tazı benimsediği bir zamanda gerçekten de Çanakkale Ruhuna çok büyük ihtiyaç var ama, halkı eğitmesi, halka örnek olması gereken yerlere maalesef ehliyetsiz, basiretsiz ve de Ahlâk-ı Muhammediyeye malik olmayan insanların getirilmesinin akıbeti TUZ RUHUNDAN öteye gitmiyor…

 

Tabi ki bu ihanetin çok ötelerde bir ağır faturası olacak…Belki de çok ötelerde değil buralarda da olması söz konusu….Yanarım yanarım da hiç suçu olmadığı halde bu felaketten, ağır faturadan masumlar da zarar görür ya işte ona yanarım…

 

Benim içim kan ağlıyor, tıpkı benim gibi bir zamanlar içi kan ağlamış büyük şairimiz Mehmet Akif’in Allah’a naz makamında niyazen seslendiği bir şiiriyle yazımı bitiriyorum.

 

Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!


Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

'Yandık! 'diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

 

Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!


 

Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet

Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?

 

İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?

Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

 

Çanakkaleyi geçirtenlerin Çanakkaleyi geçirtmeyenlere hesap vereceği gün elbet gelecek.

 

Adnan Zeki Bıyık

Kırklareli Müftü Yardımcısı

 
Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1428 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri