Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Adnan Zeki BIYIK

Torpili Reddeden Müdürün Kızı ve KPSS

21.07.2018 22:00

Evet sevgili okurlar;

Uzun bir aradan sonra herkese merhabalar diyorum.

Malum yarın Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) var, benim yakınlarımdan da sınava girecek çok kimse var, bazı akrabam olan gençlerle konuştum, torpilsiz hiçbir işe girilemeyeceği inancına büstübütün kendilerini kaptırmış ve bu sebeple de sınava oldukça moralsiz bir vaziyette giriyorlar…Haksız da değiller hani,  etraflarında gördükleri birçok kul hakkı yenmelerine rastladığı için psikolojileri berbat….Önce Fetöcüler soru çalıyordu, şimdilerde de sözlü sınavıyla almak istemediklerini (yani dayısı olmayanları) almayan ahiret korkusu olmayan komisyonların uygulamalarını görüyordu….…

Cumhuriyetten bu tarihe kadar ülkemin bu duruma gelmesinde kimlerin katkısı varsa hepsini Allah’ın kahhariyetine havale ediyorum…

--------------------

İşte size kısa süre önce yaşanmış bir anı:

Bir müdür arkadaşımın kızının her genç gibi bir işe ihtiyacı vardı, İktisat Fakültesini bitirmişti…Onun yüreği o kadar büyüktü, imanı o kadar sağlamdı ki kısa bir önce yaşadığı olayı size anlatayım sonra birkaç kelam da ben edeyim:

Müdürün kızı S. ve Aksaray'a 70 km olan bir ilçeden gelen arkadaşı R. ile Aksaray merkezdeki bir dersaneye yıl boyu gitmişler, maddi manevi eziyetle  birlikte kpss’ye hazırlanmışlar.

Kızın ilkokuldan öğretmeni C. Hanım (şimdi emekli) öğrencisi ile whatsapptan konuşuyor mesajlaşıyorlar. Öğretmen eski öğrencilerini işe girmesini sağlıyor imiş. (Ona göre yardım ediyor, sahip çıkıyormuş muş…)

Bir gün eski öğrencisine şöyle diyor:

“Kızım! ..M… Şehrine  şehir hastanesi açılıyor, seni oraya işe koyacağım, yalnız gündüz bir yere, akşam bir yere daha gideceğiz, işin hazır” diyor.

(Sınav filan yok yani anlayacağınız sevgili okurlarım)

Kız öğretmenine şöyle cevap veriyor:

-“Öğretmenim; benimle ilgilendiğiniz için teşekkür ederim yalnız ben haram para yemem. Böyle birşeyi kabul edersem Allah’ın yüzüne, ailemin yüzüne hele hele devamlı onca eziyet çekerek kaç km ötelerden dersaneye birlikte gittiğimiz R'nin yüzüne nasıl bakarım. Ben birini buldum işe girdim haydi sana güle güle nasıl derim. Çok özür diliyorum kabul edemem diyor.

Öğretmen C. Hanım bozuluyor mozuluyor ama yapacak bir şey yok….Karşısında iyi bir mümin var.

(İşin en üzücü yanı ise  öğretmen başı kapalı bir hanımefendi. Bu bağlamda Kur’anın ahlâk örtüsü (Libasüt takva) tabiri ne kadar da önemli değil mi dostlarım?

--------------------------------------------------------------------------

Evet sevgili okurlarım, birileri yıllar önce KPSS sorularını çalarak kaymakam oldu, mühendis oldu, hakim oldu, savcı oldu öğretmen oldu…Yani onlar hepsi hırsızdı….Ya yukarıda anlattığım durum ne?

Torpili, iltiması, çalmayı çırpmayı başkaları yapınca haram da biz yapınca keramet mi oluyor? Sonra kalkıp TRT’de Kur’an yarışması yaparak kendimizi ve halkı mı kandırıyoruz? Zaten Kur’an ya yarışmalarda ya da bir stadyumda güzel sesli hafızın hançerelerinde….Kuran hayatımızda olsaydı bu hırsızlık ve arsızlığı yapabilir miydik?

Buradan tekrar uyarayım Bizim kitabımız da Aziz Peygamberimiz de ehil olana hak edene vermiştir işi…Bu beniim akrabam bu benim asistanım bu benim tarikten diyerek mülkü çiğneyenler, Kuran’ı hiçe sayanların akıbeti berbat olacaktır…İltimasın zirve yaptığı Hz Osman devrinden ders alınsın…Hz Osman çok iyi bir insandı, çok cömertti ama asla iyi bir idareci değildi. Çünkü bir sürü yakınını ve kendi kabilesinden olan nice ehliyetsizleri yüksek yüksek makamlara getirmişti. Hatta içlerinde sarhoş olan vali bile vardı. Netice de Hz Osman’ın akıbeti de iyi olmadı…Allah rahmet eylesin….Tarihten ders almazsak yarın başka fetöler-ketöler-itöler çıkabilir….

Müdürün kızının hikayesine dönersek; Kızın babası bana bu olayı anlatınca gözlerim doldu. Demek ki evladını iyi yetiştirmişsin müdürm ne mutlu, onlara birileri gibi haram yedirmemişsin…Binlerce şükür..Bazılarının çocukları vardır; sabah akşam iltimas ve torpil yapmak ve kul hakkı yemek suretiyle haram işlemiş babalarına “Babama hakkımız helal olsun” diye onu aklamak için basına açıklama yapar….

Bazı çocuklar  da vardır ;  ”Böyle bir torpil olayına benim imanım izin vermez diyerek çok da ihtiyacı olan işi elinin tersiyle iter…

Allah herkese ikinci cümledeki evlatlardan nasip etsin…

Bu büyük gönüllü kızın babası müdür kendi kızına ve tüm dürüst evlatlara şöyle seslendi:

"Kızım! Ben devletin sırtından yolluk harcırah,  vesair haksız kazanç vs şeyler devşirmek gibi zaafları olmayan sadece bir maaşı olup onunla sizleri geçindiren, helal yaşamaya çalışan bir babayım.

Şu çok dindar geçinen bize imam hatip okullarını tavsiye edip kendi çocuklarını kollejlerde okutan babalar gibi değilim…

Seni Sorbon, Oxford ya da Harward’da okutamadım ama bunlardan çok daha üstün bir okulda okutmuşum kızım…”HZ MUHAMMED OKULU”.......

Ahlaksızlığın hızla intişar ettiği, torpilin, kayırmanın Müslümanlarca helal görüldüğü bir çirkef ortamda sen Sevgili Peygamberimizin yüce ahlakıyla ahlaklanmışsın ki bataklığın içindeki gül gibisin kızım."

Ahir zamanda senin gibi dürüst ve ahlaklısı az bulunur kızım, sana babalık hakkım helal olsun.

Senin gibi yüreği güzel nice dürüst insanları da torpil aramak zorunda bırakanları tel’in ediyorum.

Senin gibi düzgün insanları tayin etmeyip, diyalogculara-torpilcilere-eski fetöcülere-kendi tarikatinin ve cemaatinin, kendi meşrebinin mensuplarına devletin koltuklarını bigayri hakkin teslim eden bürokratları Allah’a havale ediyorum."

********

Evet sevgili  okurlarım sizlere yaşanmış bir torpil diyaloğunu sevgili dostumun hatıratından paylaştım...Yorumu sizlere bırakıyorum.

Bilvesile yarın sınava girecek tüm gençlere başarılar dilerken eski fetö hırsızlarından da yeni şato hırsızlarından Allah’ım hepinizi korusun.

Hocam fetö hırsızını anladık da şato hırsızı ne demek diye sorarsanız. Yüz binlercesinin hakkını vaktiyle çalanlar fetö hırsızı idi, şimdi eğer çalınırsa ona da bir isim verilmesi gerekir da….Ona da kafiye uysun diye şato hırsızı ismini verdim.

*****

Nüsha-i aşûfte-i dîvan-ı ömrüm sorma hiç
Hat galât, manâ galât, imlâ galât, inşa galât

Adnan Zeki Bıyık

Kırklareli Müftü Yardımcısı

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3476 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri