Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet BULUT

Bir hayalim vardı, duam oldu…

15 Ekim 2011 Cumartesi

Bir hayalim vardı, duam oldu…

Cennetin ayakları altına serildiği analarımız vardı. Anaydı o. En büyük derdi Allah’a kul olmaktı. Allah’ın kulu olarak O’nun emrinde kullanırdı bütün ömrünü. Eşini Allah’ın emaneti olarak bilirdi. Onu mutlu etmek için elinden geleni ardına bırakmazdı. Eşini mutlu etmeyi Allah’ın bir emri olarak bilir ibadet şuuruyla hizmet ederdi. Çocuklarının anasıydı, ilk öğretmeniydi o. Çocuk doğurmayı ve yetiştirmeyi cihad bilirdi. Yaptığı her işi Allah ile Allah adına yapardı.

Öyle analar vardı Hz. Havva gibi. Eşini yar bilirdi. Eşini özler ve yolunu gözlerdi. Eşinin kalbine sekine olurdu. Yaptığı hatayı nefsinden bilir affı için gözyaşı dökerdi.

Öyle analar vardı Hz. Hacer gibi. Eşine itaati Allah itaat bilirdi. Onu memnun etmek için hüznünü bile gönlüne gömerdi. Yurdundan hicrete zorlansa hikmetini anlamaya çalışırdı. Evladıyla tek başına bırakılsa terk edilişinin perde arkasını kavramaya çalışır, sığınırdı Rabbine. “Bizi kime bırakıyorsun?” diye gönlünden gelen söze dili tercüman olduğunda aldığı cevap “ALLAH’a” olunca, “O bize kâfidir” diyen teslimiyet abidesi…

Öyle analar vardı Hz. Asiye gibi. Firavun’un sarayında Musa’lar yetiştiren. Allah’a isyanda kula kul olmayan. Gerektiğinde hayır diyebilen ve hayır diyerek yükselen analar.

Öyle analar vardı Hz. Meryem gibi. Allah’a adanmıştı. Öyle temiz bir iffet abidesi ki, eline bir erkek eli, gözüne bir erkek gözü değmeden İsa’ları doğuran analar.

Öyle analar vardı Hz. Hatice gibi. Kendini eşine ve davasına adamış analar. Bunaldığında eşine sükûnet olan, daraldığında imdadına koşan, yük olan değil yük alan analar.

Öyle analar vardı Hz. Aişe gibi. En Sevgilinin sevgisiyle serpilen, gözünü onda açan… Gözüne başka göz değmediği için gönlü kirlenmeyen; gönlü kirlenmediği için ilimde zirve olan analar. Ondan öğrenmişti kadınlar nasıl eş olacaklarını, nasıl ana olacaklarını. En özel meseleleri nasıl anlatacaklarının sırrını o belletmişti ana olacaklara. Ana olmadan ana olmuştu o. Müminlerin anası. İlim ve irfan abidesi ana.

Öyle analar vardı Hz. Fatıma gibi.” Babasının anası” iltifatına mazhar olan analar. Babasında fani olan, onun boyasıyla boyanan ve kendi özel rengini alan bir ana. Hayırlı bir evlat, hayırlı bir eş ve hayırlı bir anaydı o. Elinde olanla yetindi eşine dünya cefası çektirmedi. İlimde irfanda deryaydı gelenleri boş çevirmedi.  Çocuklarının mürebbisiydi onları cennet çiçekleri kıldı. Kendinden sonra geleceklere güzel bir miras bıraktı.

Şimdi bu anaları arıyor derdi olanlar. Herkes bu anaların hasretiyle yanıyor.  Ve özlemle bekliyor böyle analar yetişsin diye. Kim yapacak bunu diye sormadan bekliyor.

Ve biliyor ki bu analar doğurur asr-ı saadeti. Bu anaların kucağında yetişir yarınları cennet yapacak mücahidler.

Ve bu ana adayları yuvasını cennet yapar biliyor. Biliyor ve onun için arıyor.

Peki, kim bunları yetiştirecek sorusuna bir cevap bulamıyor. Bulamadığı için ümitsizliğe düşüyor ve şeytanın tuzağına takılıyor.

Yıllardır hep hayalimde bunu düşündüm. İslama adanmış Meryeml’eri, Firavun’un sarayında Rabbini unutmayan Asiye’leri, sahralarda eşi ve evladıyla imtihan edilen Hacer’leri, Hatice’leri, Aişe’leri ve Fatıma’ları bugün nasıl yetiştirebiliriz?

Hayalimdi şimdi duam oldu. Dualarınızı bekliyorum. Duamın gerçek olmasına çok yaklaştım. Rabbim lütfeder gerçek olursa kapanmayacak bir salih amelim olacak.

Sözün özü özlediğimiz anayı yetiştirmek istiyorum.

Nikâhtan önce eline el, gözüne göz değmemiş iffet abidesi…

Eşine itaatkâr ve kanaatkâr…

Çocuk yetiştirmeyi cihad bilen…

Evini cennet yurdu yapan…

Daru’l Erkam gibi evini  ilim, irfan yuvası yapan…

Evinde şeytanın barınamadığı ve kaçtığı bir eş olan…

Misafiri bereket bilip, ganimet gören…

“Kim ne der?” demeden “Allah ne der?” diye düşünen…

Tevazu timsali, takva abidesi olan…

Yönlendirilen ve kullanılan değil yönlendiren ve hizmette öncü olan…

Kısacası Allah’a kul, eşine yar, çocuklarına ana ve muallim olan…

Bir ana yetiştirmek istiyorum…

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 40404 defa okunmuştur
analar
güzeller güzeli
eminimki hala bu sevdayla yanan böyle ana olabilmenin hayalini kuran genç kızlarımız var ama onların gerçek ten bu anlattığınız analar gibi ana olabilmeleri için birde Hz Muhammed gibi Hz İbrahim gibi Hz Ali gibi sahabe gibi güzel eşlere de ihtiyaç var Rabbim bu niyette olan erkekleri gerçekten ana olmaya talip genç kızlarımızla karşılaştırsın amin
18 Ekim 2011 Salı 13:09
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
KIZINIZ OLACAK İNŞALLAH
MÜNEVVER BİTİGEN
ASLINDA KIZLARIMIZ BU ANALARDAN OLUR DA BİR OKADAR DA BABA YETİŞTİRSEK AHMET HOCAM BABALAR BU ÇAĞDA KIZ ERKEK FARKETMEDEN TOPRAĞA GÖMÜYORLAR ÇOCUKLARINI ALLAHIN VERMİŞ OLDUĞU YÖNETİCİLİK FASFINI SADECE İŞLERİNE HAS KILMAKTAN VAZHEÇSİNLER NE OLUR BU KONUDA DA YAZIN
18 Ekim 2011 Salı 12:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ahmet abi teşekkürler...
necdet baştoklu
Dünyadaki cennet haneleri ne güzel anlatmışsınız.
16 Ekim 2011 Pazar 20:27
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Dualar
Misafir
Ne guzel ifade etmissiniz. Rabbim duanizi duamiz eylesin. Duanizi niyetinizle beraber kabul etsin. Bizleri de boylece kizlarimiz ornek analar olabilmeleri icin vesile eylesin.
16 Ekim 2011 Pazar 08:23
Beğendim (4)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri