Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet HAKAN

Demek ki siz

14 Mart 2010 Pazar

* Demek ki siz, bir zamanlar fişlenirken, dişlerinizi sıkıp “Günün birinde güç elimize geçtiğinde biz de onları fişleyeceğiz” diyormuşsunuz...

*  Demek ki siz, haksız yere tutuklanırken, “Gücü elimize geçirdiğimizde biz de onları haksız yere tutuklayıp hapse atacağız” diyormuşsunuz...
*  Demek ki siz, tetikçilerin kurşunlarına maruz kalırken, “Gücü elimize geçirdiğimizde biz de tetikçi besleyip karşı tarafa kurşun yağdıracağız” diyormuşsunuz.
*  Demek ki siz, “adalet” ve “erdem” talep ederken, iktidara geldiğinizde sergileyeceğiniz adaletsizliklerin ve erdemsizliklerin hesaplarını yapıyormuşsunuz.
*  Demek ki siz, muktedir değilken iyi, erdemli, adil ve hoşgörülü imişsiniz... Mutlak iktidar sizi de bozarmış.
*  Demek ki siz, geçmişte size iftiralar yağdıran müfteriler kadar becerikli ve vicdansız imişsiniz.
*  Demek ki siz, günah işleme imkânı yokken günahsız, günah işleme imkânı bulduğunuzda ise “7 büyük günah”ın hakkını veren kullardanmışsınız.
*  Demek ki siz, ele geçirdiğiniz en küçük iktidar alanını bile zulüm amacıyla kullanabilecek tıynetteymişsiniz...
*  Demek ki siz, tıpkı sizden öncekiler gibi, hedefe koyduğunuz adamın yedi sülalesinin anasını ağlatabilecek denli zalimleşebilirmişsiniz...

Güven bana

*  SAKIN GİTME: Yönetmeni iyi, oyuncuları harika diye sakın “Zindan Adası” adlı filme gitme... Birkaç iyi kare ve esrarlı ada görüntüleri seyredersin ama kafan karışır, miden bulanır...
*  MUTLAKA GİT: Eğer Fatih Akın’ın “İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek” adlı filmine bayıldınızsa “Anadolu’nun Kayıp Şarkıları”na ölürsünüz... Bu topraklara bir kez daha meftun olmak için mutlaka gidin bu filme...
*  SAKIN GİTME: Fazla genç değilseniz, curcunadan hoşlanmıyorsanız tatil akşamları Asmalımescit’ten uzak durun...
*  MUTLAKA GİT: Bahar geliyor... Trakya üzerinden yani ayçiçeği tarlaları arasından Kuzey Ege’ye doğru yolculuk için planlar yapmanın tam sırası...

‘Eşrefpaşalılar’ filmine dair notlar

*  Bu kadarını ben de beklemiyordum. Film tam anlamıyla “Genç bir imam olarak Fethullah Gülen portresi” filmi olmuş...
*  Filmin konusu şu: Alkol ve uyuşturucu batağına saplanmış bir kabadayı mahallesine genç bir imam gelir ve her şey değişir...
*  Ana tema ise şöyle bir şey: Genç bir cami imamı, hoşgörü, iyilik ve erdem sanatını kullanarak bir semti fetheder...
*  Filmin mesajı ise şu: İyilik, erdem ve hoşgörü sayesinde kırık dökük bir cami imamlığından, uluslararası çapta dev bir cemaatin önderi olunabilir. Yani bir tür “İşte bizim sırrımız” denmek isteniyor.
*  Film, sıradan izleyici için ne anlam ifade eder bilemiyorum ama şundan eminim: Gülen özlemi içinde yanıp kavrulan “Cemaat” mensuplarını kendinden geçirir.
*  Filmde Fethullah Gülen’i canlandıran Sinan Taymin Albayrak, rolünün hakkını veriyor. “Kafa şişirerek değil, davranışlarıyla tebliğ yapan hoca” ancak bu kadar iyi anlatılırdı.
*  Filmin sonunda “Teşekkür” listesinin en başında “O’na” sözcüğü yer alıyor... Buradaki “O”, Fethullah Gülen...
*  Dikkat çeken bir ayrıntı: Genç imamın çantasından çıkan kitaplardan biri Risale-i Nur ciltlerinden biri...
*  Son söz: Eğer “kendi cemaatinin gözünde Fethullah Gülen’in yeri ve önemi” meselesini kavramak istiyorsanız, bu filmi mutlaka görün...

Eşrefpaşa/Kasımpaşa

“Eşrefpaşalılar” filmi, kabadayılarıyla meşhur bir İzmir semtini Fethullah Gülen’in nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor.
Filmin galasına giden Başbakan Tayyip Erdoğan, filmle ilgili düşüncelerini anlatırken şöyle demiş:
“Tabii ben aslında bu filme yabancı olmadım, yabancı değilim. Ben Kasımpaşalıyım”.
Ne demek istiyor Erdoğan?
Sizi bilmem ama ben Erdoğan’ın ne demek istediğini gayet iyi anladım.
* * *
Tayyip Erdoğan, yıllar önce ilk huruç hareketini Beyoğlu’nda yapmıştı.
Amacı Beyoğlu Belediye Başkanı olmaktı.
O dönem öyle bir çalışma yaptı ki, Beyoğlu’nu birbirine kattı.
Çalışma alanı özellikle doğduğu semt olan Kasımpaşa idi...
Bu tarihi “racon semti”nin derinliklerine daldı.
Eski kulağı kesikleri ikna etti.
Kasımpaşa’nın namlı kabadayıları, bir yandan namaza başladılar, bir yandan da Tayyip Erdoğan’ın gönüllü korumalığını üstlendiler.
Yani Erdoğan, “Ben bu filme yabancı değilim...” derken...
“Eşrefpaşa’daki olayın bir benzerini ben Kasımpaşa’da gerçekleştirmiştim” demek istiyor.

Bu yazı toplam 2184 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri