Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Müfit KUTLU

ARTIK AĞLATMAYIN ANALARI

03 Eylül 2012 Pazartesi

B.

 

 

ARTIK AĞLATMAYIN ANALARI  

 

Memleket cenaze evine döndü .

Yurdun her yanından feryat yükseliyor , gönüller yanıyor , analar çığlık atıyor .

 Güçlü bir devletin , asil bir milletin kaderi böyle mi olmalı ?

 Yeteneksiz  bazı asker ve sivil yöneticiler yıllarca  bu basiretsizlikleri ile millete kan ağlattılar . Yıllarca şehit cenazesi ardında el bağlayıp " Kanları yerde kalmayacak " nutukları attılar . 30 yıl geçti 40 bin insan can verdi ama bunların hiçbirinden ders alınmadı .

Şimdi de "sağduyulu olalım " mesajları veriliyor ama nereye kadar sağduyulu olunacak ?  Bu millet 30 seneyi aşkın bir süreden beri zaten hep "sağduyulu" davranıyor  ama askerlerin ve hükümetlerin başında duran kişiler bu meselenin hakkından gelemiyorlar .

Nerede yanlışımız var diye sorgulamadıkça ve  gereken tedbirleri almadıkça daha çok şehit cenazesi kaldırır bu millet .. Ama unutulmamalıdır ki dünyanın en asil ,sabırlı ve itaatli milleti olan Türkler ,"sağduyu" sermayesi ile oyalanan bu millet, bir patlarsa tam patlayacak  ve  o zaman bu vatana bağlı Kürt kardeşlerimizle birlikte Türkiye büyük zarara uğrayacaktır .

İstediğiniz kadar “terörist” deyin ,PKK isimli ihanet örgütü artık çete olmaktan çıkmış , eğitimli bir gerilla örgütüne dönmüştür . Bu bölücü örgütün amacı bağımsız bir devlet kurmaktır . ABD ve AB ,bu itleri "Bağımsızlık Savaşçıları" olarak adlandırılmakta ve destek vermektedir . İran’ı,Suriye’si,İsrail’i,Rusya’sı bu kanlı tezgahın ardında saklanır .

Gerilla sudaki balık gibidir . Su olmadan balık yaşamaz. Eğer bir gerilla örgütü halkın desteğini alamıyorsa mücadele edemez . Güneydoğudaki bu silahlı mücadele gerilla savaşına dönmüş olup   en büyük sıkıntı gerillanın " gündüz külahlı , gece silahlı " olmasından , halkın korkarak veya severek bu canilere yataklık yapmasından kaynaklanmaktadır . Gündüz Belediye'de işçilik yapan kişi, gece emredilen noktada pusuya yatmaktadır . Zaten bizim derme çatma karakollarımız  açık hedeftir. Devriye yolları üzerinde kurulan  mayınlı tuzak ve patlayıcılarla istediği yerde planını uygulayabilmekte,ilk anda açılan ateşte şehit ettiği Mehmetçiklerle sesini duyurmakta , "Vur - Kaç " sistemiyle başarılı olmaktadırlar .

"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın " mantığıyla mücadele yapılmaz . Belki onlarca hatıra dinledim o bölgede görev yapan askerlerden .. " Biz onları görüyoruz , silahlarıyla gidiyorlar . Ateş emri verilsin diye bekliyor kahroluyoruz " 

Dağlıca’da şehit edilen bir yedeksubayın hatıralarında bakın neler yazıyor  :

 Yeni Şafak'tan Mehmet Şeker'in 04 Ocak 2011 Salı tarihli yazısında o günlükteki şu satırlara yer verilmiş:

 "Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum. Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, 'gidelim öldürelim' diyoruz göndermiyorlar. Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar. Bir de bunun üzerine adamları telsizlerinden de dinliyoruz. Hâlâ elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz. Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz, neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım."

"ÜSTLERİMİZ TERÖRİSTLER İÇİN 'BIRAKIN GİTSİN' DEDİLER"


Bununla da sınırlı kalmıyor askerin günlüğünde yazılan. Şehit Asteğmen Mehmet Bozkuş, birkaç gün sonra da şu ifadelere yer veriyor: "O sabah sana demiştim ya terörist ve dolu katırlar gördük bir şey yapamadık diye, şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz gene bir şey yapamadık. Emir vermedi üstlerimiz. Gene 'gidelim' dedik 'bırakın gitsinler' dediler. Başlarım böyle işe dedik, elimizi kolumuzu bağladık. Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten. On tane adam vardı, parçalardık şerefsizleri. Manyak gibi durduk yerimizde."

Daha bunun gibi yüzlerce örnek var o bölgede görev yapmış askerlerimizin hatıra defterlerinde ..

Dünyanın süper gücü ABD ordusu Vietnam'da  orman ve bataklıklar içinde 60 bin ölü vererek öyle yenildi . Afganistan'daki Sovyet ordusu mücahitlere yenilip tarih sahnesinden silindi   . Şu an Afgan topraklarını işgal eden   ABD ordusu , korunaklı üslerin dışında tutunamıyor .

Gerilla ile yapılan savaş dünyanın en zor mücadelesidir . Çünkü karşında görünen bir güç yoktur . Gerilla gündüz külahıyla gece silahıyla  bir yılan gibi sürünüp ,  keçi gibi zıplayarak doğanın bütün imkanlarını kendine dost olarak kullanır . Mağaraların tepelerine  yüzlerce uçak bombası atılırken onlar içeride saz çalıp , telsiz haberlerinden o gece kaç kişi öldürdüklerini öğrenip yorgunluk atarlar  .

Bu işin çaresi, ufak birliklerden oluşan çevik, üstün eğitimli , ateş gücü yüksek , pusu kuran , baskın yapan özel harekat müfrezeleridir . İşi bitirecek olan bunlardır . Tanklar, toplar, helikopterler , uçaklar bu savaşın fon müziğidir .

Gerilla  taktikleriyle savaşamayan devletler dünyanın en güçlü ordusuna da sahip olsalar düşmanın hakkından gelemezler .(Vietnam ve Afganistan örneği)

Yıllardan beri sabır ve sağduyunun , tahammülün son noktasına gelinmiştir.

Düşmanı sevindirecek her tablo var ülkemizde ;

Anadolu’nun anaları yas tutup ağlıyor  . Genelkurmay Başkanı göz yaşlarını saklıyor.

Yazık değil mi bu analara ve  şehit düşen , sakat kalan  delikanlılara ? 418663_347323402018313_859790684_n.jpg

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2228 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri