Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Müfit KUTLU

LAİK CUMHURİYET’TE ZAMAN TÜNELİ

18 Temmuz 2012 Çarşamba

  

 

 

 

 

 

 

Devletin  resmi dairesi olan Diyanet İşleri Başkanlığının  11 sayılı dergisi elime geçince ilgi duyup not almışım :

 

“ 1947 yılında  Diyanet İşleri Başkanlığı Ankara’da Posta caddesinde beş katlı Lozan Oteli’nin 4 ncü ve 5 inci katları idi. Zemin katta inşaat malzemeleri satan iki dükkan , bir ve ikinci katlardaki odalarda ise bar kadınları kalırlardı . Binanın alt katında inşaat demirleri  boşaltılırken bina gümbür  gümbür sallanırdı . Başkan , merhum Ahmet Hamdi Akseki  ve heyet azaları  hoca efendiler merdivenden çıkarken dekolte vaziyetteki bar kadınları ile karşılaşırlardı . Alt katta müzik çalışması yapan bu  kadınların sesleri  yukarı katlara kadar gelirdi . “ ( Nail Arslanpay , sahife 42 )

 

Diyanet İşleri Başkanlığı yapan Profesör Sait Yazıcıoğlu’nun  sarık ve cübbeli olmayışının sebebi  devlet protokolunda 50 nci sırada oluşuydu .  Nitekim Mesut Yılmaz hükümeti çıkardığı bir kararname ile D.İşl.Bşk.lığını Başbakanlıktan ayırarak  Devlet Bakanlığına bağlamıştı .

 

Diyanet İşleri Başkanlığı  ve Genelkurmay Başkanlığı bir zamanlar Bakanlık iken daha sonra Genelkurmay’ın protokolda Başbakan’dan sonra geldiği ve Başbakanlığa bağlı olduğu , D.İşl.Bşk.lığının ise bir Devlet Bakanlığına bağlanarak protokolda bir çok Genel Müdürün ardında sıralamaya alındığı biliniyor .

 

Halbuki verimli ve yararlı çalışması arzu edilen bir çok devlet kurumu gibi Diyanet’in de RTÜK, HSYK , YÖK ve Tasarruf Fonu  gibi kurumlar gibi bağımsız olması gerekliydi..

 

Diyanet İşleri Başkanı  , mevcut Müftüler tarafından seçilecek 20 temsilci Müftü , eski D.İşl.Başkanları , İlahiyat Fakültelerinin seçecekleri ikişer profesörün de dahil olduğu bağımsız bir kurul  (  DİYANET YÜKSEK KURULU )  tarafından seçilen üç adaydan biri Cumhurbaşkanı onayıyla atanmalıydı .

 

Bu arada Diyanet İşleri eski başkanlarından sayın Yazıcıoğlu’nun  1989 yılında söylediği sözleri de defterime yazmışım :

 

 “ Türkiye’de 80 bini aşkın personelle Diyanet İşleri Başkanlığı , üniversiteler bünyesindeki 9 ilahiyat fakültesi, 380’in üzerinde İmam Hatip Lisesi ve 5 bin aşkın Kur’an Kursu ,65 bini aşkın camiye her yıl 1500-1600 ilave .. Her yıl Kur’an kurslarında 3 binin üzerinde hafız yetişmekte … Bu tablo ve yoğunluk hangi İslam ülkesinde vardır ? “

 

Türkiye’de din, tamamiyle devletin kontrolu ve güdümündedir.

 Diyanet bir devlet kurumudur ve personeli ikinci sınıf devlet memuru sayılır .

 

Sayın Yazıcıoğlu bu tabloyu tasvir ederken “ hamd etmeyi “ ve “maşallah” demeyi unutmuş olacak ki, aradan sekiz sene geçmeden Aczimendiler,Müslüm Gündüz ve Fadimelerle “ İrtica var “ kampanyası açan 28 Şubat  generaller cuntası , TC siyasi tarihinin en kahpe darbesini yaparak hükümeti güdümüne alıp, sekiz yıllık kesintisiz eğitim yasasını gündeme soktu .

 

ANAP,  DSP ve DTP (Doğru Yol Partisinden kopan bir grup ) milletvekilleri dinî bilgilenmenin önünü kesmek amacıyla  Kur’an Kurslarına yaş sınırlaması getiren ve İmam Hatip orta kısımlarını kapatan sekiz yıllık kesintisiz eğitim  yasa tasarısını 16 Ağustos 1997 tarihinde Meclis’te  görüşmeye başladı .

 

 “Siyasi hayatıma mal olsa da bu yasa çıkacak “ diyen zamanın Başbakanı Mesut Yılmaz Meclis’te en önde yerini almıştı .  Sık sık arkasına bakarak milletvekillerinin tamam olup olmadığını kontrol ediyordu .

 Görüşmeler sabaha kadar devam etti.

 Milletvekilleri sıralarda uyukladılar .

Sekiz yıllık eğitim tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 242’ye karşı 277 oy ile kabul edildi .

  • milletvekili oylamaya katılmadı .

 

 ANAP’tan  Cemil Çiçek ve Ali Coşkun red oyu kullandı.

Muhafazakar geçinen  ANAP milletvekillerinden Agah Oktay Güner ,Eyüp Aşık ,Mehmet Keçeciler “kabul” dediler .

 

Yasa kabul edildiğinde takvimler 17 Ağustos 1997 ’i  gösteriyordu .

Aynı gün Hacı Bektaş’taki törenlere katılan Başbakan Mesut Yılmaz  , alevi vatandaşlarımıza “size bir hediye getirdim” diyerek müjde veriyordu .

 

İmam Hatip Liselerinin orta kısımları kapatılmış  ,  Kur’an kurslarına  15 yaşından önce kayıt olmak yasaklanmıştı .

Böylece irticanın (!)  önüne büyük bir engel konulmuştu .

 

 On beş yaşındaki bir çocuk nereye giderdi ?

 

 Orası iyi biliniyordu .

 

Ya kız peşine , ya top peşine …

 

Büyük bir iş başarılmıştı .

 

 Politik  arenada şifreli adı “ irtica “ olan “ İslam” a karşı bir zaferdi bu.

 

Ağustos ayının 16’sını 17’sine bağlayan geceyi hemen  unutmuştuk ..

Ama Allah’ın dinine karşı beşeri hesapların yapıldığı bu uğursuz gecenin tarihi ( 17 Ağustos ) ilahi kader planında zapta geçmişti .

Aradan tam iki sene geçmişti ki yataklarımızdan korkunç bir sarsıntı ile  fırladığımızda  ( 17 Ağustos sabahı saat 03.02 ) Türkiye’nin altı üstüne gelmişti  .

 Bu korkunç depremler karşısında , Başbakanlık koltuğunda oturan  solcu Bülent Ecevit bile “ Bu  ilahi bir uyarıdır” diyordu .

 Aynı sözü “Deprem ilahi ikazdır” şeklinde söyleyen Mehmet Kutlular  isimli gazeteci  ise hapsediliyordu . 

 

Kandilli  Rasathanesinin ve devletin resmi  tespitlerinde depremin merkez üssünün  ( 28 Şubat darbesinin planlarının yapıldığı ) Gölcük Orduevinin altı olduğu belgeleniyordu .

 

  Binlerce yıkılan ev ve binlerce ölen insan …

 

 Sonra korkunç bir ekonomik çöküntü … Ve pusuda bekleyen alevi cuntalar .(Balyoz,Sarıkız,Ergenekon vb.)

 

Tesadüf (!) olsa gerek  …17 Ağustos 1997 İmam-Hatip ve Kur’an Kurslarının engellenmesi ve 17 Ağustos1999 Gölcük depremi..

 

Ben bu zaman tünelindeki tarihlere neden bu kadar takılıp kaldım bilmem ki ?  

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1954 defa okunmuştur
zamanın evrenin ve her şeyin sahibi Allahtır
halit kündekari
zamanın evrenin ve her şeyin sahibi Allahtır. Bu gerçeği bilmeyen kafirler unutan gafiller başlarına iş gelince anlarlar gerçeği. Ama çoğu zaman iş iş işten geçmiş BASRAHARAP OLMUŞTUR.
19 Temmuz 2012 Perşembe 17:47
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri