Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Müfit KUTLU

YALNIZ KADINLAR MI SUÇLU ?

28 Ağustos 2012 Salı

B.

 

 

YALNIZ KADINLAR MI SUÇLU ? 

 

 

 

Kültürel sömürünün yaygınlaştığı ,  kadının bir cinsel araç olarak kullanıldığı çağımızda her yıl “Kadınlar Günü “ kutlanır .

Sanayileşme döneminde  Batı’da kadın haklarının konuşulmaya başlaması iş alanındaki kadının sömürülmesiyle ortaya çıkmıştır .

 

İnsan hakları ve demokrasi konusunda araştırmaları olan eski sosyalist  bir avukat , “ genel ev “ kadınlarının haklarıyla ilgili bir yazı kaleme almış ama meseleye hep mesai, sigorta ve ücret açısından bakmış .

 Çünkü gözündeki gözlük öyle .

Yazısının bir bölümünde diyor ki  “ Türkiye’de tescilli 15 binin üzerinde genel ev kadını bulunmaktadır . Genel ev kadınının ne koşullarda çalıştırıldığı , kaçının sigortalı ve sosyal güvenceli olduğu , işçi mi yoksa değil mi ; ne menem bir şey olduğu belirlenmiş değildir …   … Bu kadınlar çalıştıkları evlerde tabiri caiz ise müebbet hapse mahkum gibi çalışırlar . ..  … Bu kadınlar işçi ise fazla mesai ücretini kimden alırlar ?  Senelik hakkını , bayram tatili hakkını kim öder ? Zamlı ücret alırlar mı ? …  … Bu işe veda ederken servet sahibi olmuşsa kazanılan milyonlar nereye ve nasıl gitmiştir ? … … Kaçı sesini duyurabilmiştir ? …  … Devlet bu evlere girer mi ? Hiç bileniniz var mı ? “

 

Kadınların ekonomik ve sosyal hakları araştırılırken muhakkak bunların sorgulanması gereklidir ama kadının yapmak zorunda olduğu iş (!) insanlık onuru ve  gururu  ile bağdaşıyor mu ; önce ona bakmak gerekir . Bir kadının bedenini , etini satarak yaptığı bir işte hangi hak , hukuktan bahsedeceksiniz ?

Bu kader mahkumu kadınları o batakhanelere düşüren sistemin organizatörleri, iddia ederek söylüyorum ki hiç kuşkusuz erkeklerdir . Bu zavallı kadınların arka planında, genelde onları uçuruma iten hain ana , babalar ve namussuz kocalar vardır .

 

Bir din görevlisi anlatmıştı :

“ Merkez Cezaevine mahkumlarla sohbet için giderdim . Bir gün kadınlar kısmında haylice coşmuştum ki  arka sıralardan genç bir kadın ayağa kalkarak

 ‘ Hoca ; sen ne anlatıyorsun ? Hep kadınlara çattın … Erkeklerin hiç mi kabahatı yok ? İçki içen , evinde rakı sofrası kurdurup arkadaşlarını çağıran kocam , beni erkek arkadaşlarına satmak istedi . Kavga edip evden kaçtım . Karakola sığındım , orada bir polis benim ırzıma geçti . Karakoldan kaçıp ana babamın evine vardım , onlar da ‘ sana yedirecek ekmeğimiz yok ; kocanın evine dön !’ diyerek beni kapının önüne koydular . Sonra tekrar evime döndüm . Bir gece yine sarhoş kocam , beni arkadaşlarına satmak isteyince elime geçirdiğim bir ekmek bıçağıyla kocamı öldürdüm .  Hoca !... Söyle bakalım .. yalnız biz mi suçluyuz ? ‘ 

 

İzmir Emniyet Müdürlüğünün yaptığı bir araştırmaya göre genel ev kadınlarının büyük çoğunluğu Ramazan ayında oruç tutmakta , kurban kesmekte , Allah’a inanmakta , yaptıkları işi çocuklarından gizlemekte , çocuklarını şehirde kiraladıkları evlerde parayla özel bakıcılara baktırmaktadırlar . Hepsinin özlemi , içinde bulundukları pis ortamdan kurtularak kendi evlerinin hanımı olabilmektir .

 

Örümcek ağına düşen kanatları tozlu kelebekler gibi çırpınıp kurtulmaya çalışırlar .

Çok merhametlidirler . Ezilmişliğin , kirletilmişliğin , sömürü ve ihanetin hüznü içinde inlerler . Dış görünüşleri acımasız , vahşi ve saldırgan ama iç dünyaları bir yangın yerinin sönmüş görünen kızgın küllerine benzer .

Bu kadınların insanca , kadınca yaşama hakları vardır .

 

Toplumumuza yakışan davranış , bu bataklıkları kurutmak oradaki dalları kırılmış örselenmiş gül fidanlarının gül bahçelerinde yaşamalarını sağlamak olmalıdır .

 

Bu kadınların kazancından KDV alan sistem bana ters geliyor .

 

Mesele , bu kadınların ekonomik haklarından ziyade onların sosyal hayatlarıdır .

 

Ve mesele kadının insanca , kadınca yaşama meselesidir .  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1858 defa okunmuştur
İnsan olmak
İntizar
İnsanlık merhamettir, insaftır Hakk'tan yana/ Hiç yaraşır mı zalim olmak "kulum" diyen insana./ Söylenenle yapılan bir olmazsa değişmez ki hakikat/ Çıkar aheste aheste dünya vü mahşerde kat ve kat./ Bunu bilir, bunu söyler acizanedir dilim,/ Düşmüşe el uzatın, yara sarın Hakk'a ulaşmak için. Yazınızı okuyunca bu mısralar hayalımde canlanıp döküldüler. Elinize ve gönlünüze sağlık olsun, selamlar.
30 Ağustos 2012 Perşembe 02:04
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İnsana saygı-sevgi
Songül E.
Yazarımızında tabiriyle birçok erkek kadına cinsel araç gözüyle bakıyor.Kadına insan gözüyle bakmasını bilmiyor ne yazikki.Her erkek kendini doğuranında bir kadın olduğunu unutmamalı ve kadına karşı daha merhametli davranmalıdır.Kadın veya erkek olsun farketmez bir kişiyi kötü ahlak,davranış veya giyiminden dolayı yargılamak istiyorsak önce kendimizi denetlemeliyiz.Bu kişinin o hale gelmesinde belki kendimizinde bir payı vardır.En azından o kişinin o hale gelmemesi için bir şey yapmamışızdır.Geçmişini ve yaşadıklarını bilmeden kimseyi yargılamamalıyız.Çünkü kimse kendini bataklığa gömmek istemez.Vesselam
28 Ağustos 2012 Salı 23:28
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri