Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Müfit KUTLU

YALNIZ KADINLAR MI SUÇLU ?

08 Mart 2013 Cuma

Ahmet Müfit Kutlu  08.03.2013 Cuma

YALNIZ KADINLAR MI SUÇLU ? 

Kültürel sömürünün yaygınlaştığı, kadının bir cinsel araç olarak kullanıldığı çağımızda her yıl "Kadınlar Günü" kutlanır. Sanayileşme döneminde Batı’da kadın haklarının konuşulmaya başlaması iş alanındaki kadının sömürülme siyle ortaya çıkmıştır. İnsan hakları ve demokrasi konusunda araştırmaları olan eski sosyalist bir avukat, “genel ev" kadınlarının haklarıyla ilgili bir yazı kaleme almış ama meseleye hep mesai, sigorta ve ücret açısından bakmış. Çünkü gözündeki gözlük öyle.

Yazısının bir bölümünde diyor ki “Türkiye’de tescilli 15 binin üzerinde genel ev kadını bulunmaktadır. Genel ev kadınının ne koşullarda çalıştırıldığı, kaçı nın sigortalı ve sosyal güvenceli olduğu, işçi mi yoksa değil mi; ne menem bir şey olduğu belirlenmiş değildir..Bu kadınlar çalıştıkları evlerde tabiri caiz ise müebbet hapse mahkûm gibi çalışırlar..Bu kadınlar işçi ise fazla mesai ücretini kimden alırlar? Senelik hakkını, bayram tatili hakkını kim öder? Zamlı ücret alırlar mı?..Bu işe veda ederken servet sahibi olmuşsa kazanılan milyonlar nereye ve nasıl gitmiştir?..Kaçı sesini duyurabilmiştir?.. Geçenler de üç zavallı kadın Meclis kapısındaydı. Ellerini zincirlemişler. Başlarını ört müşler. "Sömürülen seks köleleriyiz” diye bağırıyorlardı. Biri sinirlerine hâ kim olamayıp hırçınlaşınca polisler Savcı’nın telefon emriyle alıp götürdüler.

Kadınların ekonomik ve sosyal hakları araştırılırken muhakkak bunların sor gulanması gereklidir ama kadının yapmak zorunda olduğu iş (!) insanlık onu ru ve gururu ile bağdaşıyor mu; önce ona bakmak gerekir. Bir kadının bede nini, etini satarak yaptığı bir işte hangi hak, hukuktan bahsedeceksiniz?

Bu kader mahkûmu kadınları o batakhanelere düşüren sistemin organizatör leri, iddia ederek söylüyorum ki hiç kuşkusuz erkeklerdir. Bu zavallı kadınla rın arka planında, genelde onları uçuruma iten hain ana, babalar ve namus suz kocalar vardır. 

Bir din görevlisi anlatmıştı: “Merkez Cezaevine mahkumlarla sohbet için gi derdim. Bir gün kadınlar kısmında haylice coşmuştum ki arka sıralardan genç bir kadın ayağa kalkarak: ‘Hoca; sen ne anlatıyorsun? Hep kadınlara çattın. Erkeklerin hiç mi kabahatı yok? İçki içen, evinde rakı sofrası kurdu rup arkadaşlarını çağıran kocam, beni erkek arkadaşlarına satmak istedi. Kavga edip evden kaçtım. Karakola sığındım, orada bir polis benim ırzıma geçti. Karakoldan kaçıp ana babamın evine vardım, onlar da ‘sana yedirecek ekmeğimiz yok; kocanın evine dön!’ diyerek beni kapının önüne koydular. Sonra tekrar evime döndüm. Bir gece yine sarhoş kocam, beni arkadaşları na satmak isteyince elime geçirdiğim bir ekmek bıçağıyla kocamı öldürdüm. Hoca! Söyle bakalım yalnız biz mi suçluyuz?"  

İzmir Emniyet Müdürlüğünün yaptığı bir araştırmaya göre genelev kadınla rının büyük çoğunluğu Ramazan ayında oruç tutmakta, kurban kesmekte, Allah’a inanmakta, yaptıkları işi çocuklarından gizlemekte, çocuklarını şehir de kiraladıkları evlerde parayla özel bakıcılara baktırmaktadırlar. Hepsinin özlemi, içinde bulundukları pis ortamdan kurtularak kendi evlerinin hanımı olabilmektir. Örümcek ağına düşen kanatları tozlu kelebekler gibi çırpınıp kurtulmaya çalışırlar.

Çok merhametlidirler. Ezilmişliğin, kirletilmişliğin, sömürü ve ihanetin hüz nü içinde inlerler. Dış görünüşleri acımasız, vahşi ve saldırgan ama iç dünya ları bir yangın yerinin sönmüş görünen kızgın küllerine benzer. Bu kadınla rın insanca, kadınca yaşama hakları vardır. Toplumumuza yakışan davra nış, bu bataklıkları kurutmak oradaki dalları kırılmış örselenmiş gül fidanla rının gül bahçelerinde yaşamalarını sağlamak olmalıdır. Bu kadınların kazan cından KDV alan sistem bana ters geliyor. Mesele, bu kadınların ekonomik haklarından ziyade onların sosyal hayatlarıdır. Ve mesele kadının insanca, kadınca yaşama meselesidir.  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2844 defa okunmuştur
Teşekkürler
Fatma Çetin Kabadayı
Ahmet Hocam, o kadar iç yakıcı meseleler ki, bu tür yazılarınızı okudukça hem duymadıklarımızı duyuyoruz hem de çok ama çok üzülüyoruz. Söyleyecek bir şey bulamıyoruz. Saygımla...
12 Mart 2013 Salı 00:04
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
takdir
mürsel yıldız
helal hocama çok güzel değinmiş konuya..bence burda devlet ve erkekler suçludur..hiç bir kadın yuvasını yıkıpda öyle pislik bataklık bir yerde bulunmak o işi yapmak istemez..karısını satan adam lar olduktan sonra,,kanı bozuk polis..diğer polisler müstesna tabii..)sen kadını nasıl suçlarsın..
10 Mart 2013 Pazar 23:31
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Üstadım hepimiz için utanç verici bir hal
Lütfi Ayhan
Hatırlıyorum da başbakanımız İstanbul BELEDİYE BAŞKANI OLDUĞU DÖNEMDE yüksek kaldırım adı ile anılan o meşum yerlerin kalkması için etkinlik düzenlemişti. E şimdi niye hala bu batakhaneler nasıl ayakta duruyor ?
09 Mart 2013 Cumartesi 18:53
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kadınlar
Songül E.
Seks işçisi dediğimiz kadınların o hale gelmesinde ne kadının kendisi ne de erkek tek başına suçludur,toplum ve devlet olarak herkes suçludur.Devlet zamanında o kadınlara sahip çıksa ve toplum o kadına kötü kadın gözüyle bakmayıp yardım elini uzatsa şimdi o 15 bin kadının bir çoğu üretici belki de yönetici olarak yaşamına devam ediyor olacaktı.vesselam
09 Mart 2013 Cumartesi 12:27
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
tabiiki sadece KADINLAR DEGIL
Ahmet Tekke
Ahmet Bey, Erkekler tabiiki daha çok suçlular. Amma toplum olarak bu işin üzerine gitmeliyiz.
08 Mart 2013 Cuma 22:39
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri