Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet TAŞGETİREN

"Yeni CHP" olabilmek için...

29 Şubat 2012 Çarşamba

80 yıllık CHP'liler bir sabah uyandılar ve "CHP artık yenilenmeli" dediler.

80 yıl çok mu oldu, haydi 40 yıllık CHP'liler olsun.

Haydi, babadan atadan CHP'li yeni nesil partililer olsun.

Ne değişir?

Ne oldu da "Yeni CHP" söylemleri böylesine ortalığı kapladı?

Bu 80 yıllık partililer gece hangi rüyayı gördüler de Kılıçdaroğlu'nun "beyaz atlı prens" olduğuna karar verdiler?

Delegeler Baykal-Sav ikilisinin seçtiği delegelerdi.

Yıllarca Baykal ve Sav'da dünyanın en muhteşem ikilisinin CHP'yi yönettiğine inandılar.

Sonra Sav ile birlikte Baykal'ı yediler, Kılıçdaroğlu'nu öne çıkardılar.

Ve sonra Kılıçdaroğlu ile birlikte Baykal ve Sav'ı yediler.

Soru basit:

- Delegeler çok ideolojik tercihte mi bulundular yoksa istikbali burada mı gördüler?

Hangi halk?

Gelelim halka...

CHP'lilik, öyle konjonktürel bir aidiyet değil, malum. CHP'deki yapının kemik karakteri bilinir. O kemik yapının,
bugüne kadarki CHP ideolojisine, yani Kemalizme tutkulu bağlılığı da bilinir.

Şimdi Kılıçdaroğlu ekibinin "halka giderek" CHP'yi yeni limanlara taşıyacağı ifade ediliyor.

Acaba "hangi halk"a gidilecek?

CHP'nin kemik tabanında bir dönüşüm iradesi mevcut mu?

O halk, tam da Kılıçdaroğlu'nu mu bekliyordu değişim-dönüşüm için?

Önder Sav'ın "ev sahipliği" iddiası bütünüyle boş mu?

Ya da tıpkı "delegeler" gibi CHP tabanı da bir gecede sihirli bir rüya ile "Yeni CHP" kervanına katılabilir mi?

Tabii, Kılıçdaroğlu'nun başarı için, mevcut CHP tabanını tatmin etmesi kâfi gelmiyor. O tabanı tatmin edebilecek
mi ayrı, ama o taban gittikçe aşınıyor ve yüzde 20-25 aralığına sıkışıp kalmış bulunuyor.

İktidar alternatifi olmak için, yüzde 30'ların üstüne doğru çıkmak lazım. Bunun için de AK Parti, MHP, BDP tabanından oy almak lazım. Bunun için de bu partilere oy vermiş toplum kesimlerinin duyarlılığına cevap vermek lazım. Diyelim, biraz AKP'lileşmek, biraz MHP'lileşmek, biraz BDP'lileşmek lazım. Nasıl olacak bu?

Belli ki bunu başarmak için, CHP tabanı ile diğer partilerin tabanı arasında bir "ortak payda" bulmak ve hem bugüne kadar getirdiği tabana hem yeni toplum alanlarına bu ortak paydalarla ilgili ortak heyecan sunabilmek lazım.

Artı o heyecanı hayata geçirecek bir liderliğe sahip olduğu inancını oluşturabilmek lazım.

CHP'de ne kadar Kemalist doku kalmalı?

Doğrusu ben, CHP'nin böyle bir dönüşüm geçirmesini canıgönülden isterim.

Hep ifade ettiğim şey:

- CHP normalleşmezse Türkiye normalleşmez.

Evet, tüm İslam coğrafyası gibi Türkiye de bir normalleşme sancısı yaşıyor.

Normalleşmenin bir boyutu sistem restorasyonunda ise, öteki boyutu kurumların ve kadroların toplumu ve çağı
yeniden okuyup, ona göre yeniden dizayn olmasında...

Buna en çok CHP'nin ihtiyacı olduğunu söylemek yadırganmamalı.

Çünkü CHP, taaa 20'nci yüzyıl başından kalma dokular taşıyor.

CHP bunu "köklülük" gibi değerlendiriyor olsa da o dönemin Tek Parti-Jakobenizm tortularıyla da iç içe olduğuna kuşku yok.

Mesela bir yandan "CHP'de Kemalist doku yüzde ne kadarlık etkinlik taşıyor?" sorusunun cevabı araştırılırken, diğer yandan da "Bugün, bu çağda CHP'de ne kadar Kemalist doku kalmalı, yani ne kadarlık bir Kemalizme tahammül edilebilir?" sorusuna cevap vermeli değil mi?

Yanisi şu ki, CHP tam bir metamorfoz (köklü değişim, başkalaşma) yaşama gereksinimi içindedir.

Biliyorum partinin ideolojik değişimi ve halkın değişimi, delege değişimi gibi değildir. Ama CHP'nin en azından yola girmesi, Türkiye için kazançtır.
 

Bu yazı toplam 1320 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri