Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet TÜRKAN

AŞK VE ATEŞ

30.12.2009 08:30

Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe söylentileri vs. v.s.

Planlar gerçek diyenler, plan falan yok diyenler.

Elhasıl,  herkesin her şeyi söylediği karmakarışık bir durum. Pek çok hüzün, elem, kaos, kısır diyaloglar. Anlamsız çekişmeler.

Bu hafta sonu biraz kafa dinlemek istedim. Televizyon yok, internet yok, gazete yok, radyo bile açmak istemedim.

Cumartesi akşam saatlerinde oturduğum yerden kütüphaneme bir göz attım. Bir hafta önce eşimle birlikte aldığımız  Elif Şafak’ın AŞK isimli romanı kütüphanede en önde duruyordu. Sanki oku beni diye göz kırpıyordu. Yerimden doğrulup kitabı elime aldım. Bir iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

Biz pembe kapaklı olanı almışız, sırf kapris yapıp gri kapaklısını almanın anlamı yok dedim. Bir kaç sayfa derken baktım ki kitabı yarı etmişim. Oldukça sürükleyici ve de bir o kadar ders verici. Pazar günü hafta sonunun işleri arasında her fırsatta okudum geç vakitte yaklaşık son 40 sayfa kalmıştı. Kalanı da planlı iş seyahatimde yolda okumak üzere çantama yerleştirdim. Pazartesi iş seyahatimde ilk işim arabada kalan kısmı tamamlamak oldu.

Okumayanlar için kesinlikle tavsiye ederim.

Bu arada da Sayın Elif Şafak Hanım’a teşekkür ederim. Eline, kalemine sağlık.

Kitabın özünde anlatılan Şems-i Tebrizi ile Mevlana Celaleddin-i Rumi arasında yaşanan muhteşem dostluk, Şemsin muhteşem görüşleri, ve bir dost olarak Mevlana’nın kusursuz dostluğu, sadakati.

Hakiki aşkı anlamış iki dev insan. Bunun yanında hakiki ders alıp mecazi aşkı hakikiye çevirmeye çalışan diğer kahramanlar. Tavsiye olunur.

Dün  bir arkadaşım ziyaretime geldi. Yani, hem ticaret hem ziyaret. Öğlen arasına özellikle denk getirdi ki hem mesai kaybolmasın, hem de rahat-rahat sohbet edelim diye.

Sonra ben müsaadenizi alayım, zaten ateş almaya gelmiştim dedi.

Onun üzerine meşhur Allah aşığı Behlül Dane’nin bir hikayesini anlattım.

Hikaye şöyle idi.

Behlül bir bayram günü ortadan kaybolmuş. Konu komşu, sevenler sevmeyenler merak etmişler. Sonra bakmışlar Behlül yorgun bitkin bir yerlerden geliyor.

Sormuşlar.

-Ya Behlül nereden geliyorsun. Merak ettik, nereye kayboldun.

- Cehennemden geliyorum demiş. Gayet sakin bir şekilde.

- Peki cehenneme ne için gitmiştin diye sormuşlar, birazda alaycı tavırlarla.

-Ateş almaya gitmiştim.

-Peki ateş bulabildin mi. Hani elinde bir şey göremiyoruz.

- Hayır ateş yokmuş, bana dediler ki; Ey Behlül burada ateş bulunmaz. İnsanlar buraya ateşlerini dünyadan getirirler.

Biraz gülüşüp muhabbeti tatlıya bağladıktan sonra arkadaşımı uğurladım. Bu sabah erken vakitte hafta sonu okuduğum kitap ve arkadaşımın ziyareti ile birlikte ateş almak kelimesi kafama takıldı.

Aslında ateş neydi. İnsanlar kısa bir işi olduğu zaman neden ateş almak deyimini kullanırlar.

Peki nedir ateş.

Şems ateşi aşk olarak yorumluyor. Evet, aşk ateştir. İçine düşeni yakar. Aşk ister hakiki, ister mecazi manada olsun aşığı yakar. Hem de öyle bir yakar ki kül eder.

Mutlak manada ateş… o da yakar.

Dert ateştir. İçine düşeni yakar.

Yoksulluk ateştir. İçine düşeni yakar.

Yalnızlık ateştir. İçine düşeni yakar.

Hasret ateştir. İçine düşeni yakar.

Soğuk ateştir, içine düşeni yakar.

Ateş mutlak manada yakıcıdır, sadece Allah’ın emri ile yakmaz. “Ey ateş soğuk ve selametli ol” emrini alırsa ateş yakmaz.

Aşk Allah için olursa kulu yakmaz. Sadece pişirir.

Hamdım, piştim, yandım diyor Mevlana.

Aşk Resulallah için olursa ümmeti yakmaz. Sadece pişirir.

Mevlana’nın Şems’in ateşinde pişip Rabbine hakiki kul olması, pişmesi gibi.

Rabbinin emirlerine mutlak itaat ettiren aşkı hakikiye tutulması gibi. Yargısız, sorgusuz.

Evet aşk mutlak itaati gerektirir.

Çünkü karşılık beklemez.

Karşılık beklerse yakar.

Mutlak aşkı bulmak dileği ile.

Ahmet TÜRKAN - HABERNAME

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7782 defa okunmuştur
NASIL BİR ALLAHA İNANIYORUZ
Derya FIÇICI
S.A. sizce peygamber Allaha böyle bir aşk ilemi bağlıydı eğer öyle olsaydı hiradan hiç şehre inmezdi Allah'da ondan tebliğ etmesini istemezdi ve peygamber kafir ve müşrik ordusuna kılıç elinde saldırmazdı aşk ile hoş görü ile yaşardı, savaşırken dişine mızrak saplanmazdı, üzerine deve işkembesi atılmazdı, ebu cehil tarafından kabenin anahtarlarını sana teslim edelim dediğinde hiddetlenmezdi lütfen din algımızı gözden geçirelim neden hep mistik bir din tasavvurumuz var ? selam ile...
18 Ocak 2010 Pazartesi 11:44
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Lütfen Okuyunuz!!!
Cafer Yilmaz
Habername nin cok yorumlananlar bölümünde ki haberi:"TBMM`de masonik semboller" yorum bölümünde ki tüm yorumlari okuyunuz!!!
07 Ocak 2010 Perşembe 13:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
aşk
vuslat aygün
Sevgili Ahmet abi, “Aşk” konusunda yazmak “ateş”e düşmüşlerin, o nar’ı avucuna almışların harcıdır ancak. Bu bakımdan ister ten’de aşk olsun, ister can’da aşk olsun kaynağını bir yerden alıyor aşk: Rahman’dan. Halil İbrahim’in (a.s) ateş tecrübesi bize bu kaynağı imliyor. Bir aşk nasıl cennetten bahçelere çevrilir orada görebiliyorsunuz. Bu aşkın izini süren büyükler hep var olmuştur. İki cihan efendisi Peygamberimiz İslam ümmeti açısından bu halkanın ilkini teşkil ediyor. Hz Ali, Ebu’d-Derda, Niyaz-i Mısrî, İbn Arabi, Mevlana… gibi salikler bu yolun yolcuları… Elif Şafak’da belli ki bu ummandan bir katre içen mustariplerden birisidir. Evet ağabey, Gayet sade ve anlaşılır bir dille okuyucuyu imrendiren bir yazı yazmışsınız. Bu yazıyı okuyan muhakkak kitapçıya yolunu düşürür sanıyorum. Yüreğinize sağlık. Acizane ben de Aşk konusunda yeni yayınlanan bir kitabı tavsiye etmek istiyorum: Ömer Lekesiz’in AteşTen Kelimeler…. En kalbi hürmetlerimle… Vuslat Aygün
05 Ocak 2010 Salı 11:15
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
takdir
tülay ocak
sizin gibi saygın kültürlü şahsiyetten okumak istediğim bir yazıydı yüreğinize kaleminize sağlık ilahi aşk ancak bu kadar sade anlaşılır yazılır konuyla hen fikir olduğumu söyleyeyim teşekkürler yazılarınızın devamını bekliyoruz size ihtiyacımız var insana huzur ve güven veriyorsunuz yazınızla ilgili yorumlarım defalarca silindi buda silinecek diye korkuyorum umarım ulaşır saygılar
03 Ocak 2010 Pazar 22:39
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Yorum ekleyemedim
Hasan Tülkay
Uzun uzun iki defa yazmaya çalıştım, silindi, ekleyemedim.. Ben de vazgeçtim..
02 Ocak 2010 Cumartesi 03:58
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri