Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet TÜRKAN

BİR BARDAK SU

29.06.2010 08:21

İnsanı bazen karamsarlıklar bürür. Yürüyemez, konuşamaz, düşünemez ve hatta anlayamaz olur. Dünyanın çeşitli meşgaleleri, meseleleri iç dinamizmimizi çökertir. Kımıldayamaz hale geliriz.

Kurtulmanın yolunu bulamayız bir türlü.

Adeta bir girdaptır sıkıntılar. Kendine çeker.

Bazen kurtulmak bile istemeyiz. Dertli olmak mesele ile hemhal olmak anlamına gelir.

Halbuki hayat devam ediyor.

Halbuki gelecekte pek çok güzel günler bizleri bekliyor.

Bu gün yaşadığımız sıkıntılar gelecekte küçük bir nokta gibi kalacak belki.

Belki de pek çoğunu hatırlayamayacağız. Ama üzüldüğümüz ile kalacağız.

Ama bu gün…..

Sıkıntılıyız….

Aşamadık gitti diye düşünürken moral, motivasyon dolu bir mesaj,,,

Bir dostun sabah içtenlikle verdiği bir selam.

Önce buruk bir tebessüm ile başlar ardından yavaş yavaş sakinlik ve mutlu yüzlere dönüşüverir.

Mutluluğunuz, tebessümünüz yüzünüzden hiç eksik olmasın, gülen yüzünüz solmasın diyerek bana ulaşan bir e-postayı sizlerle paylaşmak istedim.

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı

Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :

“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”

'50gm!' .... '100gm!' .....'125gm'

..diye öğrenciler yanıtladı.

“Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” dedi profösör, “ama, benim sorum şu ki :

“Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”

‘Hiçbir şey' …..diye yanıtladı öğrenciler.

“Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu profesör bu kez…

“Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı

“Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?”

“Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”….. tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler

“Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?”

diye sordu profesör.

“Hayır….” diye yanıtladı herkes

Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?”

Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.

“Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?”diye tekrar profesör sordu.

“Bardağı bırakın düşsün!” diye öğrencilerden biri yanıt verdi.

“Kesinlikle!” dedi, profesör.

“Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.

Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.

Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,

Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!

Bu yüzden bugün ofisten ayrıldığınızda,

 Sevdiklerinize şunu hatırlatın :

 ‘Bardağı yere bırakın bugün!’    

Hep birlikte elimize ağır gelen bardakları bırakıp kendimize zaman ayıralım.

 

Ahmet TÜRKAN - HABERNAME

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4650 defa okunmuştur
Kadere iman eden kederden emin olur
Vehbi Kara
Yazınız çok güzel Allah razı olsun Karamsarlık bir Müslümana hiç yakışmıyor. "La taknatü min rahmetillah" emreden Rabbimiz "benim rahmetimden ümidinizi kesmeyin" diyerek en zor şartlarda bile ye'se kapılmamamızı istiyor. Böylesine güzel yazılarınızın devamını dilerim
29 Haziran 2010 Salı 20:48
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
N.F.K
irresistible turco
Ne hasta bekler sabahı Ne taze ölüyü mezar Ne de şeytan bir günahı Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni Yokluğunda buldum seni Bırak vehmimde gölgeni Gelme artık neye yarar...
29 Haziran 2010 Salı 10:01
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Bizim İçin Özelsin!!
just4İslam
"Ey burnu kanasa da hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten!! Gülden hiç ders almıyor musun?? Bütün yaprakları tek tek yolsan gül, yine de gülmekten vazgeçmez.Hal'e razı oluş şükürdür.Gül de daimi bir şükür makamındadır.Hem bilmez misin ki, başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da başındaki belayı def ederler.O halde yüzün gülsün!!" MEVLANA
29 Haziran 2010 Salı 09:14
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Zaman zaman kendimizi bir tartsak?
Talha
Sorunlarla birlikte öyle bir koşturuyoruz ki, bazan dostlarımızın böyle şahane hatırlatmaları belkide yaşamımıza ayrı bir moral ve güç katıyor. Gönlüne ve kalemine sağlık Ahmet Bey.
29 Haziran 2010 Salı 09:11
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri