Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet TÜRKAN

HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA

22.10.2010 07:50

Palavracının biri başına topladığı üç beş cahile karşı övünüp duruyormuş :

- İşte ben güçlü ve maharetli bir adamım. Evet ben Halep'te bulunduğum sıralarda altmış arşın uzağa atlamış bir kimseyim!.. Nasreddin Hoca da bu sırada oradan geçiyormuş. Palavracının yanına yaklaşıp :

- Yaa demiş demek sen altmış arşın atlarsın. Haydi atla da görelim. Adam hık mık etmiş.

- Ama demiş ben Halep'te atladım. Hoca kızmış :

- Canım demiş, Halep oradaysa arşın burada.

CHP Referandum sürecinde oylarını artırmak için sürekli başörtüsünü biz çözeriz dedi.

Baş örtüsü rahibe kıyafetidir gafını saymazsak…..tabiiiii…..

Haydi gelin çözelim dedi…..

Şartlarım varrrrr sözlerini saymazsak…tabiiii…

Başbakan Halep oradaysa arşın burada dedi.

Başbakan’ın atakları karşısında Gandi Kemal’in söylediklerinden sonra geri adım atmaya mecali kalmadı. İşi hadi gelin görüşelim boyutuna kadar götürdü.

CHP bir Halep’e bir arşına baktı.

Az daha destek verecek iken….

Aaaaa o da ne…

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcımız Abdurrahman YALÇINKAYA açıklama yapıyor.

AKP’yi tehdit ediyor, ama yanında CHP’ye sinyal veriyor.

Bu Arada MHP’ye de bu işten uzak dur demeyi ihmal etmiyor. Başörtüsü için AKP’ye destek verip kendini yakma demek istiyor.

CHP’ye bir de gizli mesaj var…

Ben olmasam yanmıştınız ya neyse hadi gene iyisiniz. Artık görüşmeleri tıkayıp kaçabilirsiniz.

-      Görmüyor musunuz Başsavcı olmaz diyor canıımmmmmmm….

CHP için bulunmaz bir fırsat….

Acil çıkış yan tarafta…..

Veee acil çıkışı kullandılar.

Helal olsun savcımıza. Arama Kurtarma Helikopteri olsa bu kadar çabuk olmaz…

Kayıpları buldu ve kurtardı.

Şimdi ne olacak…

BU BİR TEZGAHTIR…..

AKP bu tezgahı yememelidir.

 “ SAYIN BAŞBAKAN”

“ SAYIN BAKANLAR”

“ SAYIN AKP VE MHP MİLLETVEKİLLERİ”

“Neden kanunlarda yasak olmayan başörtüsünü illa kanun çıkartarak “yasaklı” hale getirmeye çalışıyorsunuz.

CHP’nin niyeti belli zaten.

Başörtüsü onların umurunda değil.

Neden oyunlara geliyorsunuz.

Neden kamu vicdanına kulak vermiyorsunuz.

Baş örtüsü örtmek isteyen örter, örtmek istemeyen örtmez.

Yapmanız gereken tek şey “Kişi hak ve hürriyetlerine “ yapılan baskıcı yaklaşımları bertaraf etmek.

Hukukun işlemesini sağlamak.

İşlemeyen hukukun işlemesi başörtüsü problemini zaten çözecektir.

Baş örtüsü bireysel tercihtir ve haktır.

Neden her defasında problemi büyütüyor ve çözümsüzlüğe sürüklüyorsunuz.

Laiklik benim inançlarımı istediğim gibi yaşamamı sağlayamıyorsa gözden geçirilmelidir.

Laiklik din ve vicdan özgürlüğü sağlamıyorsa kaldırın gitsin.

Demek ki faydalı bir ilke değildir.

Eğer Laiklikten taviz veremeyiz diyorsanız “hukuk adamlarınıza” Laikliği iyi anlatın.

Kanunu uygulayan kanun koyucudan üstün değildir”.

Yargı Yasamaya talimat veremez. İkaz edemez. Böyle kanun çıkartırsanız dava açarım diyemez.

Bunu anlamalılar.

Bir de bu hususu kendilerine hatırlatıverin.

Hatırlatıverin de …..

Karargah yargısından halkın yargısına geçiş yapabilsinler.

Ahmet TÜRKAN - HABERNAME

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4144 defa okunmuştur
......
ulvi sevecen
Haksızlığı hak bilenlerden hak talep etmek en büyük haksızlıktır.Hakk'a karşı da hürmetsizliktir.Karşı tarafla bu süreçte müzakerelerin hiç bir önemi yoktur.Beklentiye girmek ysnlıştır.Siyasiler tarafından çözülecekse bu sorun zannediyorum seçim sonrası ortak bir deklerasyonla ortaya konacak bir anayasa değişikliğe gidilmekle çözülebilir. O da kesinlikten uzak sadece bir ihtimal.
22 Ekim 2010 Cuma 17:43
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri