Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet TÜRKAN

MAVİ – KIRMIZI – YEŞİL

21.01.2010 22:17

Sovyetler Birliğinin dağılma sürecinden önce dünya 2 kutuplu olarak kabul edilirdi. Mavi ve kırmızı. Yeşil tehdit olarak algılanmazdı. Sovyetler’in dağılması ile birlikte Mavi’nin tehdit ağlısı renk değiştirdi. Sanki birileri tehditlerin yazıldığı kağıtları turnusola sokup kırmızı rengin yeşile dönüşmesini sağlamışlardı. Turnusol aslına maviyi kırmızıya veya kırmızıyı maviye değiştirirdi. Yeşil nereden çıkmıştı.

Evet NATO’yu temsil eden Mavi Kırmızı’nın dağılması ile rakipsiz kaldı.

Meydanda yalnızdı. Kendine rakip arıyordu.

Senaryolar artık yeşil üzerine oynanmalıydı. Hazır Afganistan’da bir ortam vardı. Sovyetlere kan kusturan, ABD’nin desteğini alan.

Tehdidin renginin Yeşil’e dönüşmesi ile ABD kendini Afganistan’da bulmakta bir beis görmedi ve yönetimi teslim ettiği Taliban’ı vurmak için Afganistan’a müdahale etti. Afganistan yeterli gelmedi. Top yekun bir mücadele için ciddi bir bahane gerekli idi. Aradığı fırsatı ikiz kuleler sahtekarlığı ile yakalamıştı.

Mavi’nin artık bir rakibi vardı: Yeşil.

Uzun bir Arap teröristler senaryo ve Saddam paranoyası sonucunda Irak’a da girdi.

Arada bir de Somali vardı. Yardım bahanesi ile Müslümanlara zulüm yapmaktan geri durmayan zalim destek. Somali kaplanı lakaplı o zaman Tuğgeneral olan Çevik Bir hatırlar o günleri.

Türkiye de görev aldığı NATO tatbikatlarında hep mavi rolünde olmuştur.

Mavi rol milli tatbikatlarda da dost kuvvetlerin rengi idi. Kırmızı ise düşman kuvvetler.

Peki nasıl oldu da milli tatbikat planlarında hedef Yeşil’e döndü.

Yeşil İslam’ın rengidir. Bu eskiden beri böyle bilinir. Kutsal mekanlar genelde yeşil renge boyanır. İslami renk demek için yeşil denir.

İslami inanca sahip kişi ve kuruluşların parasına Yeşil sermaye derler. Ama almakta beis görülmez. Mavi sermayeyi bilenler yeşil sermayeyi de bilirler.

Genel Kurmay Başkanı “Balyoz Güvenlik Harekat Planı” tatbikat planları içinde var dedi.

İçeriğini Taraf gazetesinin yayınlaması ile öğrenmese idik son derece masum gelebilirdi.

Eğer gazetede yayınlananlar gerçek ise durum son derece vahimdir.

Genel Kurmay Başkanı masum bir tatbikat planı gibi planlarımızda var diyebiliyor.

Bu nasıl masumiyet.

Ey bu planları hazırlayanlar…..

Peki, ama neden mertçe değil. Neden dürüst değil.

Tatbikat planları düşman askerlerinin bertaraf edilmesi, mağlup edilmesi üzerine yapılır. Kurgu muhtemel düşman içindir.

Peki karşınızda asker yoksa, masum siviller varsa, hedef  olarak camiler seçilmişse, buna masum bir tatbikat planı denebilir mi.

Kime karşı tatbikat yapıyorsunuz.

Tatbikatlarda askerin zihnen ve bedenen hazırlanması amaçlanır.

Peki masum halka karşı zihnen ve bedenen hazırlanması amacıyla kurgulanan bir plan masum olarak alınabilir mi.

 

Peki bu planları hakikate çevirmeyi de düşünüyor musunuz.

 

Evladını vatanı korusun diye gönderen ailelere karşı öz evlatlarını nasıl salacaksınız.

Nasıl hücum marşı çalacaksınız.

Ne ile askerinizi şevklendireceksiniz.

İlk hedefiniz cami …ileri….hücuummmmm…mu diyeceksiniz…..

Kimi kime karşı savaştıracaksınız.

Bu ne rezilliktir böyle……

Benim evladım bana karşı nasıl savaşacak…..Dualarla gönderdiğimiz evlatlarımız Allah Allah diyerek camilerimize nasıl saldıracak….

Camiye saldırırken de Allah - Allah mı diyecek…..

Rabbinin huzurunda namaz kılan birini nasıl vuracak…..

Çanakkale’de ecdadımız yaralı düşman askerinin yarasını kendi sargı bezi ile sararken, düşmana insaf ederken, şimdi öz kardeşlerine nasıl kıyacak…..

Vatan evlatlarını ne hale getirmeyi düşünüyorsunuz…..

Peki (camileri yıkarsanız…..ki camiler Kabe’nin kardeşleridir.

Kabe’yi koruyan Rabbim Camileri de korur) bu durumda…

Şehitlerin naaşını hangi camiden kaldırmayı düşünüyorsunuz…..

Hangi İslam şehitliğine defnetmeyi düşünüyorsunuz.

Hangi caminin imamına namazlarını kıldırmayı düşünüyorsunuz…..

Hangi….. hangi……

Yazık çok yazık….

 

Bu kadar plan, bu kadar dehşet senaryosu bir partiye karşı olamaz.

Bu memlekette kanun yok mu.

Bu memlekette demokrasi yok mu.

Bu memlekette seçim yok mu.

Bu memlekette hür irade yok mu.

Memleketi iyi yönetemeyenlerin bir sonraki seçimlerde zaten halktan oy alamadıklarını görmüyor musunuz.

Bu nasıl Cumhuriyet böyle.

Cumhurun iradesine darbe planını nasıl içinize sindiriyorsunuz.

 

Bu durumu düzeltin…..

Kimler bu planı yapmak gafletinde bulundu ise cezalarını çekmelidir. Bu tatbikat planları masum değildir. Plan son derece sinsice hazırlanmıştır…..

Buna benzer başka planlar var ise Genel Kurmay kendi eli ile bunları imha etmeli ve planlayıcılarını çok ciddi bir şekilde ikaz etmeli gerekirse tasviye etmelidir.

 

Ahmet TÜRKAN - HABERNAME

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5564 defa okunmuştur
haberlere dikkat
Hasan Tülkay
Yanlışlıkları bütün bir müesseseye mal etmek yanlış bence... Elbette demokrasiye inanıyorsak millet iradesinin üstünde güç yoktur. Darbeciler, milletin iradesiyle kavgalı, inancıyla kavgalı hasta ruhlardır... Biz yine de üslubumuza dikkat edelim, devletin hiç bir kurumunu yıpratmayalım.
26 Ocak 2010 Salı 20:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri