Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet TÜRKAN

ÖTEKİLERİN EĞİTİMİ-1

13.12.2010 08:21

Bir önceki yazımda veli toplantısındaki izlenimlerimle orta öğrenimdeki gençlerin eğitim sorunları ve kaynaklarına değinmiş aileye düşen sorumluluklara yer vermiştim. Aslında eğitim ailede başlar, okulda ise ana sınıfından itibaren eğitim ve öğretim beraber devam eder. Böyle olmalıdır. Fakat ülkemizde maalesef bazı şeyler eksik kamıştır. Sürekli sorunlu bir eğitim ve öğretim sisteminin sancılarını çekiyoruz.  Sürekli değişen metotlar, sürekli yenilenen müfredat, çekiştirilip duran sınav sistemleri. Hala yerine oturmuş değil.

Neslin tam donanımlı olarak sosyal hayata katılmasını bir şekilde kendi elimizle engelliyoruz.

Eğitim konusundaki ana maddeleri sıra ile açıklamaya çalışalım.

Ailenin eğitime katkısı

İyi eğitim almamış bir aile nasıl sorumlu aile olacak ve evlatlarını nasıl tam donanımlı yetiştirecek. Kendi yapmadığı şeyleri nasıl olacak da çocuklarından isteyecek. Kendisi ahlaksız dizileri oturup seyredecek çocuğum sen git dersine bak, bunlar uygunsuz diyecek. Elbette zor. Yeni bir program olmamakla birlikte yaygın olmayan aile eğitimine tekrar bir göz atmakta yarar vardır.

Aileler çocuklarını sürekli sınav takvimleri konusunda ikaz ederler. Yakında sınavlar var, aman ha şu kadar puan almalısın denir. Yeterli puan almak için özel kurslara gönderilir, özel hocalardan ders alınır. Aileler ve elbette öğrencilerimiz istedikleri yeri kazanırsa sevinir, yoksa hüsran yaşarlar. Tercih listelerini kazandığı puana göre yapar. Çocuğun idealleri, hayalleri yok sayılır. Çünkü ne aile nede aşağıda açıklayacağımız gibi okul öğrenci için temel hedef belirlememiştir. Hedefler sadece hayaldir. Bu nasıl bir anlayış ki genç kabiliyetleri yerine hasbel kader aldığı puanlara göre hayatına devam edecek.

Okulun eğitim ve öğretime katkısı

Peki okullarımız çok mu masum. Ders anlatmaktan aciz hocalar. Öğrenciye ceza verip kendisi tozu dumana katan, okulun koridorlarında elinde sigara ile gezen örnek hocalarımız. Sınav kağıtlarının analizini bile yapmaktan aciz, öğrenciye aşağılık muamelesi yapan, değerleri paylaşmayan eğitim kahramanları. Bir önceki KPSS sınavında basında yer aldı. Öğretmen olabilmek için yüzlerce genç kopya çektiler. Bu gerekçe ile sınavlar iptal edildi. Yenilenen sınava ise elinde kalem, anahtar, saat, cüzdan v.s. var diye 60.000 civarında aday salonlardan çıkartıldı.

Siz bu anlayışla nasıl bir eğitim umuyorsunuz sayın halkı yönetenler. Sadece amacı bir okula kapağı atmak olan bir kişiden nasıl bir verim almayı düşünüyorsunuz.

Neden soruna köklü çözümler getirmiyorsunuz. Öğretmenlerin ücretlerini yeter seviyede planlamıyorsunuz.

Hükümetler yada YÖK; neden o zaman bunca eğitim fakültesini açık tutup 3-4 kat fazla öğretmen adayı yetiştiriyor. Gençler hüsran yaşasın diye mi?

Bunca sıkıntı ardından bir okula çalışan olarak yerleşen bir öğretmen nasıl verimli olacak. Nasıl kendini işçi statüsünden eğitici, öğretici statüsüne yerleştirecek. Sözleşmeli eğitim işçileri sayılan öğretmenlere söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum.

Ülkemizin üst yöneticileri; O öğretmen adaylarını üniversitelere zaten bir sınavla almadınız mı?  Neden bu gençlerin hayatını zindana çeviriyorsunuz? Neden binlerce öğretmene ihtiyaç varken atama yapmayıp sözleşmeli öğretmen alıyorsunuz? Bu zihniyetle nasıl verim alacaksınız. Öğretmen olamayacakları üniversite hayatında iken yönlendirseniz, aday kendisi öğretmen olup olmamak üzere yolunu çizse olmaz mı?

Olmaz çünkü derin adamların derin ilkeleri var. Yetişkin bireyler olduklarında hangi katmanlarda, siyasetin hangi çirkefliklerinde olduğunu görmeniz gerekiyor. Kabiliyete göre değil sosyal statüye göre adam alacaksınız. Yani eğitimi siyasallaştıracaksınız.

Sonra eğitimden verim alacaksınız. Yok öyle yağma. Bu kadar basit değil. Okullarda pek çok sıkıntılar var. Okullara tahsis edilen paralar yetersiz. Hizmetli eksiklikleri var. Materyal eksiklikleri var. Yeni bir proje geliştirilmek isteniyor. Fatih projesi adı altında. Okul Müdürleri şimdiden alt yapı hazırlama telaşına düşmüşler. Böyle bir projeye adım atacaksanız neden okulları zor durumda bırakıyorsunuz. Sonra Okul Müdürleri utana sıkıla velilere durumu izah etmeye çalışıyor. Durumu bilmeyen aklı evvel veliler ise okul yönetimini suçluyor. Okul yönetimi ile velileri bu arada öğrencileri neden karşı karşıya bırakıyorsunuz. Bakın tüm bunlar sorunlar. Çözümleri elbette var. Bizler sadece öneriyoruz. Yöneticilerin görevi ise bunları çözüme kavuşturmaktır.

Değerli okuyucularım konu oldukça uzun.Şimdilik iki ana başlığın sorunlarını ve kısa önelerini dile getirdim. Bir sonraki yazımda diğer sorunlara değineceğim.

Daha sonra sıkıntıları nasıl çözebileceğimizi acizane kendi gözlem ve araştırmalarım ile dile getireceğim.

Ahmet TÜRKAN – HABERNAME

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2562 defa okunmuştur
açılım insanları kamplara böldü,izrailin istediği oldu
hakkurbeti hamidi
sevgili izleyiciler milletimizi açılım adı altında azınlıklara peşkeş çekenler bunun hesabını vermelidirler, bütün müslümanlara ve bu ülkenin asli unsurlarına açılım yapmadan izraile,ermeniye,aleviye,kurta,süryaniye keldaniye,gürcüye açılımı amerika istiyor birileri de hiç düşünmeden yapıyor, sonunda hiç arzu etmediğimiz apo ile amerikalı efendi iktidara gelecek,şimdiki iktidarı silivriye sürecektir haydi hayırlısı keser döner sap döner, gün gelir hesap döner tüm müslümanlara açılımı umut ediyoruz
17 Aralık 2010 Cuma 17:37
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
böyle devam etmemeli
fatih şükür
250.000 aday giriyor sınava. kendim bir ilköğretim mat. mezunu olarak kendi alanımla ilgii şunu söyleyeyim. bu sen 1200 civarı öğretmen atandı. ama mezun olnları n sayısına bakarsak bunun çok üzerinde ve eskiden birikenleri de sayarsak sayı iyice artıyor. madem ihtiyaç bu kadar az o zaman kapat ilköğretim bölümlerinin bazılarını da elindeki mevcut boşta gezenleri erit MEB.
17 Aralık 2010 Cuma 16:34
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
siyasallaşmayan insan var mı
hadise harakani
değerli okuyucular şu okul ve öğrenciler olmasa milli eğitim bakanlığı süper olurdu,diyor birisi çünkü o kurt bozuğu amerikalı cemaatin efendisi tüm kürtleri amerikanın robotları haline sokmaya çalışıyor, şimdi apo efendi de kendisine destek veriyor amerikanın her dediğini yaparak bu ülkeyi bölmeye götürüyorlar yok mudur bahtı kara talihini iyiye tebdil edecek yürekli deli kasım gerek, bulunur kurtaracak bahtını hoş edecek deliler var olacaktır. bu ülke kan ile kuruldu, kan ile kurtarıldı bilmeyen var mı ?
15 Aralık 2010 Çarşamba 14:13
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
HER ŞEY SİYASALLAŞTI
Işık Dikicigil
BAZI GÖRÜŞLERİNİZE KATILMAKLA BİRLİKTE , SADECE EĞİTİM DEĞİL , HER ŞEY SİYASALLAŞTI. BU HÜKÜMET ZAMANINDA LİYAKAT DEĞER OLMAKTAN ÇIKTI. BİZDEN YA DA ÖTEKİ OLDU. EVET BEN % 42 İNİN İÇİNDEYİM TEK BAŞINA BU BİLE , ÖTEKİ OLMAM İÇİN YETERLİ, HANİ DEMİŞTİ YA BEN BÜTÜN ÜLKENİN BAŞBAKANIYIM. SİZ İNANIYORSANIZ BENDE İNANIRIM .
13 Aralık 2010 Pazartesi 13:50
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
eğitim ve öğretim yetersiz
hanna hakarar
sn.yazar eğitimdeki yetersizliği tekbaşına öğretmenlere bağlamak eksik olur,Devletin ve hükümetin eğitim politikası,deneme yanılma metodu olursa böyle oluyor Hümümet eğitim bakanlığını amerikalı efendi ile apo efendiye ihale etmiş kendisi seyrediyor, bu iki efendi, istedikleri gibi ülkemizin çocuklarını ve öğretmenlerini bir o yana bir bu yana savuruyor, kişiliksiz, kalitesiz ve bilgisiz yararsın bir nesil hale getirmek için çok gayret ediyorlar çok acil akil insanalarla şura toplanmalı acil çıkış yolu bulunmazssa ülkenin 50 yılı boşa gidecek sayın başbakanım bu konuyu acil çözüm bekliyor. selam ve saygılarımla
13 Aralık 2010 Pazartesi 12:41
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri