Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A.Kerim KARAAĞAÇ

BİZLERİN HALİ NE OLACAK

01 Mart 2011 Salı

Bu gün farklı bir konuya değineceğim. İçime kan damlatan, hayatımızın bir parçasından, fakat, en önemli parçasından bahsedeceğim. Mevzu açılınca her zaman çok Kur’an okumaktan, namaz kılmaktan bahsedilir.

Çocuklarımız Kur’an okumaya ve namaz kılmaya başlamışlarsa bu kadarı çoktan yeterli görülür ve gerisi kendisine bırakılır. Kur’anı niçin okuyor, namazı neden kılıyor meselesine gelince, toplumumuzdaki genel yapı olarak teferruata hiç girilmez.

Yaptığımız her işimizi şuurlu yapıp yapmadığımızı lütfen kontrol edelim. Şuurlu (bilinçli) yapılan her hareketimizin akla gelen ilk faydası; zaman kaybını önlemesi; ikinci faydası, bizim azami istifadeyi sağlamamız; sonrasında (uzun vadede)da yüzümüzü güldürecek neticelerin hasıl olmasıdır ki, yalnız bu bile yeter bize.

Bir talebe, hocasına gelerek: “efendim, ben Kur’anı Kerim’i günde üç defa hatmediyorum (baştan sona okuyorum)” der.

Hocası; “Yavrum, bundan sonra evde Kur’an okurken benim dinlediğimi düşünerek, benim yanımda okuyormuş gibi oku, olur mu?” demiş.

Talebe eve gidince Kur’anı Kerimi eline alıp, gerçekten hocasının kendisini dinlediğini düşünerek okumaya başlamış. İkinci günün sonunda, her gün üç defa hatmettiği Kur’anı ancak bir defa hatmedebilmiş ve hocasına gelerek ; ”Efendim bu gün bir defa baştan sona zor okuyabildim” deyince.

Hocası; “Evlâdım, bu gün de git ve sanki okuduklarını Peygamber Efendimiz (sav) dinliyor gibi, O gerçekten yanındaymış gibi oku Kur’anı “ demiş.

Talebe, Kur’an okumaya başlamış ama kendisini bir titreme almış. Peygamberimizin (sav) de yanında ve dinlediğini düşünerek öyle bir huşu ve hudu ile okuyormuş ki, o günün sonunda ancak Fatiha ve Bakara surelerini okuyabilmiş.       

Hocasına durumu aktarınca, hocası; “Yavrum, canım, gülüm, öyleyse bu gün de evinize varınca Kur’anı eline almadan bir boy abdesti al ve sanki o mübarek Kur’an Rabbinden ilk defa şimdi sana nazil oluyormuş gibi, aynı zamanda gönderdiği o yüce Kuranı Allah (c.c.) a okuyormuşsun gibi oku” der.

O güzel genç evine gider, hazırlıklarını yapar ve Mübarek Kitabı eline alarak, Euzu besmeleden sonra “ Elhamdülillahi rabbil alemin. Errahman Errahim. Meliki yevmiddin” ayetine kadar okur. “ İyyake nağbudu ve iyyake nestain” ayetini defalarca baştan alarak okumak ve sonraki ayete geçmek ister, fakat geçemez. On defa, yüz defa, belki de bin defa tekrar eder gene geçemez.  Çünkü, bu ayetin manası şudur; “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz.”

O güzel genç; “Yalnız sana kulluk etmem gerekirken, acaba bazı zamanlar başka bir şeylere kulluk ettiğim de oluyor mu? Sıkıştığım bazı anlarda başka birilerinden de yardım istediğim oluyor mu?” diye göz yaşları içinde tir tir titreyerek, günde üç defa hatmettiği Kur’andan ancak üç ayet okuyabiliyor, dördüncüyü ise bir türlü geçemiyor.

Ya bizlerin hali ne olacak? Bırakınız cami cemaatini, mihraba geçip imamlık yapan imamların hali ne olacak? Namazlarınızı cemaatle kılıyorsanız, özellikle akşam ve yatsı namazlarında imam efendilerin aşikare okudukları ilk iki rekat ile gizli okudukları rekatlara dikkat ediniz. İlk iki rekatta cemaat dinliyor diye, Fatiha’yı ve zammı sureyi o kadar yavaş ve sesleri ile süsleyerek okuyorlar ki, adeta mest oluyorsunuz. Geri kalan (akşam namazında bir, yatsı namazında iki) rekatlarda sanki hiç dinleyen yokmuş gibi pespaye okuyorlar.. Allah’a sığınırım, onların adına utanıyorum, çoğu zaman namazı terk edip, çıkıp gitmek istiyorum. O süre içinde Fatiha’nın okunması mümkün değil, Allah’ın dinlediğini, O’nun için okuduğunu, O’nun huzurunda olduğunu nasıl unutursunuz. O Fatiha’yı içinden de olsa, neden ilk iki rekatta okuduğun gibi okumazsın be adam. Arkandan düşman mı geliyor? Neden bu kadar hızlı kaçıyor gibi kıldırıyorsun kardeşim? İlk iki rekatta kime neyi göstermek istemiştin. Bu arkandaki cemaatin hesabını yarın Allah’a nasıl vereceksin düşünmüyor musun? Bazı imam efendileri tenzih ederim, o güzel namazın hakkını verme gayreti içindeler ki, onlara da teşekkür ederim.

 Ya bizler, ya bizler o seccadeleri yıllardır göz yaşlarına hasret bıraktık. Kimlerin, kimlerin önünde eğildik, Rabbimizi unutup kimlerden medet umduk.

Allah’ım bizleri, seni hakkıyla tanıyan ve kulluk edenlerden eyle. Allah’ım ne olur bizlere acı, sen merhametlilerin en merhametlisisin Rabbim. Bizleri gösterişten uzak olarak sana ibadet edenlerden eyle Allah’ım. Allahım Peygamberimiz (sav) senden neleri istemişse biz de onları istiyor, O yüce peygamber (sav) nelerden sana sığınmışsa biz de onlardan sana sığınıyoruz. Ya Rabbi bizlerin akıbetini (sonumuzu) hayreyle. Amin.

         Bu vesile ile üzerimizde çok emekleri olan Muhterem Hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a Rabbimizden rahmet, aile efradına başsağlığı dilerim.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3012 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri