Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A.Kerim KARAAĞAÇ

D İ Ş İLE İLGİLİ YAZI (3)

11 Ekim 2011 Salı

Buradan şu anlaşılıyor ki; diş fırçalama için tercih edilecek en uygun ve münasip vakit, akşamları yatmadan önce ve sabah kahvaltıdan sonraki vakittir. Tabii ki, akşam fırçalamayı takiben bir şey yiyip içmemeli. Her yemekten sonra fırça kullanmak güzel bir adettir fakat, bu her zaman mümkün olmayabilir. Önemli olan peltemsi kıvamdaki birikinti ve tortuları henüz kokuşmadan ve bakteri plağına dönüşmeden oradan uzaklaştırmaktır. Fırça kullanma sıklığı bedenin fizyolojik yapısıyla da ilgilidir. Bazıları için günde bir kere bile güzel fırçalama kâfi geldiği halde, bazı kimseler içinse belki beş sefer fırçalamak bile yeterli olmayacaktır. Ağızda, kokuşmada, bakteri plağı oluşumunda ve diş taşlarının meydana gelişinde, tükürüğün kıvamının önemli rolü olduğu gibi, sistemik hastalıkların da rolü büyüktür. Dişlerini fırçalayan her insan kendine göre bir fırçalama yolu, usulü seçmiş- yanlış veya doğru- o şekilde devam etmekte. Kafasına göre veya sağdan- soldan öğrendiği şekilde fırçalama yapan kimseler, belki o tür fırçalamaktan birazcık istifade ederken, dişleri ve diş etleri o kadar çok zarar görür ki, daha sonra tedavisi imkânsız neticelere yol açabilirler. Alışılınca, uygulaması çok basit olan doğru fırçalama şeklini ben burada anlatacağım. Sizler de uygulamasını yaparsanız, fırçayla ilgili ağız temizliğini gerektiği şekilde yapmış olacağınız için, yıllar geçtiği halde dişlerinizden şikâyetleriniz olmayacaktır.

Dişlerin fırçalanmasına geçmeden önce, fırçalar ve macunlarla da ilgili birkaç cümle aktarırsam, onlar hakkında da farklı düşünceleri silmiş olurum kanaatindeyim. Firmaların çok çeşitli fırçalar ürettiğini hepimiz görmekteyiz. Başlıkları iki açılı, üç açılı, teferruata iyi yetişebilmesi için kenarlarında veya ortasında uzun kıllarla süslenmiş hatta elektrikli döner başlıklı vs. olmak üzere istenmediği kadar çeşitte fırçalar. Piyasa, bu hususta rekabet halinde olduğu için, evvelce olduğu gibi çok adi (kıldan) fırçalar bulunmamakta. Gene de uçları yuvarlatılmamış fırçalara dikkat edilmeli, yuvarlatılmış olanları tercih edilmeli.

Macunlara gelince; Bence önemli olan, fırçalama sırasında ağzı tahriş etmeyecek ve yağ çözücü özelliği olan bir macun olması yeterlidir. Aynı özelikte olmasına karşın piyasaya o kadar çok macun ismi sürülüyor ki, kafalar karmakarışık. Bahsettiğim iki özelliği taşıyan macun, hangi isimde olursa olsun, en ucuzunu tercih etmenizde hiçbir mahsur görmüyorum. Ha, benim zevklerim var, rengi şöyle, kokusu böyle istiyorum diyorsanız, o sizin bileceğiniz bir iş. Ben ekonomik olanını söylüyorum.

Dişler nasıl fırçalanmalı: Basın ve yayın yoluyla takip edip, okuyanlar bilirler. Diş fırçalama tekniği olarak farklı yöntemlerden ve usullerden bahsedildiğini görmüşünüzdür. Ben burada o tekniklerin neler olduğu üzerinde durmayacağım. Bana göre uygun olan ne ise, onu anlatacağım.

Fırçalamaya karar vermişsek öncelikle şu üç şeye dikkat edeceğiz. 1. si fırçalamanın zamanı: Dişlerimizi akşam yatmadan fırçalamalıyız. Eğer günde bir defa fırçalamak istiyorsak, o da mutlaka akşam yatmadan yapılan fırçalama olmalı. 2. si fırçalamanın süresi: Dişlerimizi fırçalama esnasında üst ve alt çenedeki bütün dişlerimize güzel yetişip tertemiz edecek vakti ayırmalıyız. O süre de üç dakikadan az olmamalı. 3. sü ise, dişlerimizi fırçalamanın üsûlü: Üst ve alt çenelerinizi ayrı ayrı fırçalayacağınızı unutmayınız. Üst çenede, önce macunu dişlerinizin iç ve dış yüzeyine hafifçe yayıyorsunuz. Sonra, sağ veya sol tarafın (fark etmez) en gerisinden başlamak suretiyle, diş etlerinden dişlere doğru olmak üzere, (yukarıdan aşağıya) çok fazla bastırmadan, aynı zamanda dişetlerine de masaj yaparak fırçayı sürüyorsunuz. Dişlerinizin dış ve iç yüzlerini bu şekilde yukarıdan aşağıya olmak üzere, her dişin üzerinde 3-5’er saniye süreyle fırçalamayı sürdürüyorsunuz. Ön gurup dişlerinizin iç yüzlerini aynı şekilde fakat, fırçayı ağza dik tutarak, içten dışarıya çekerek fırçalama yapıyorsunuz. Alt çenede aynı şekilde yalnız, yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya hareketlerle fırçalıyorsunuz. Şayet macun, alt çene dişleri için vazife yapamayacak kadar, tükürükle iyice sulanmışsa, yeniden sürmek gerekir. Neden üst dişlerde yukarıdan aşağıya, alt dişlerde aşağıdan yukarıya? Evvelce de hatırlatmıştık ki, dişlerin ete girdiği bölgede diş eti oluğu vardır. Eğer, fırçayı dairesel hareketlerle veya rasgele sürerseniz, bakterileri işte bu oluk içine itmiş olursunuz. Bunu onun için açıklamak istedim. Bu arada dilinizin üzerini de fırçalarsanız çok güzel olur. Alt üst çene dişlerinin toplam fırçalanma süresi en az 3 dakika olmalıdır.

Burada hatırlatılacak bazı hususlar var. Birincisi; fırçalama sırasında dişlerin aralarına mümkün olduğu kadar girmeye çalışmak, İkincisi; alt ve üst azı dişlerin çiğneyici yüzlerini fırçayı ileri geri hareketlerle temizleyiniz. Üçüncüsü; en arka dişlerin de arka yüzleri ihmal edilmemeli. Sizler, dişlerinize bakım yapmak için gerekli gayreti gösterirken, diğer taraftan diş hekiminizle sürekli irtibat halinde olup, ondan yardım alacaksınız. Çok mükemmel fırçalama yaptığınızı farz etsek dahi, henüz ağız bakımınız (temizliğiniz) yarımdır. Siz sadece fırçalama işlemini istenilen şekilde yapmış olursunuz, geride işin henüz beşte ikisi durmaktadır. Beşte üçü bitti. Peki, o ikisi nedir?

Diş ipi: İşte o beşte ikisi, diş ipi kullanmaktır. Fırçanın kullanılacağı alanla diş ipinin alanı farklıdır. Komşu iki dişin arasını ( bütün diş aralarını) ancak diş ipi ile temizleyebilirsiniz. Dişlerin ara yüzlerindeki bakteriler diş ipinin doğru şekilde kullanılmasıyla ağızdan uzaklaştırılabilir. Şu iyi bilmelisiniz ki, bütün sinsi çürükler ara yüzlerden başlar. Şayet diş ipi kullanmıyorsanız, çürüğün ne zaman başladığını, gelişip büyüdüğünü ve dişi riske soktuğunu bilemezsiniz. Çürük ancak, ya şiddetli bir ağrı, ya da dişte kırılmalarla fark edilir. Düzenli diş ipi kullanan bir kimsede ara yüz çürüğü olmaz. Başlayacak olsa dahi, bütün ara yüzlere rahat giren ip, çürüğün başladığı yere normal girmeyip, takılacaktır. Bu durumda sinyali alan kimse, hekimi ile görüşerek, tedbirini de alacaktır.

Diş ipinin kullanılışı: Diş ipi yaklaşık 40 cm. boyunda koparılır ve uçlarından iki elin orta parmaklarına sarılır. Arada ise 10 cm. boşluk bırakılır. Üst çene dişleri arasına girmek için baş ve işaret parmaklarınızı, alt çene dişleri için, iki işaret parmaklarınızı kullanınız. İpi dişler arasına yerleştirdikten sonra, ipi gergin tutunuz. Diş etini zedelemeden, diş etinin arasına kadar indiriniz. Diş yüzeyi boyunca aşağı-yukarı hareket ettirerek birikmiş olan pelte kıvamındaki bakterileri temizleyiniz. İp aradayken, iki dişin de biri birlerine bakan yüzeylerinde aynı işlemi yapınız. Bu esnada diş etinde kanamalar olabilir. Dikkat edilmesine rağmen, diş etinde kanama oluyorsa, hekiminizle görüşünüz.

Dişlerinizde ve diş etlerinizde bir rahatsızlık hissetmeseniz dahi, her altı ayda bir, diş hekiminize mutat kontrolleri aksatmadan yaptırmalısınız.

Geliniz, bu bilgilerden sonra, dişlerimize bakmaya kati karar verelim ve ağızlarımız mezarlığa dönüşmesin. Ağzımızı görenler “Senin dişlerini kim yaptı” desinler. Siz de “Allah’ın verdikleriyle duruyorum” diyebilin.

Ben, buradan sizlere ağız ve diş bakımıyla ilgili az da olsa, bilgiler aktardım. Dişlerinizle ilgili her sorununuzu, vaktim olduğu sürece hiçbir ücret talep etmeden, dinlemeye ve sizleri bu hususta aydınlatmaya hazırım. Aşağıda bildireceğim e-posta adresiyle veya muayenehanemize teşriflerinizle de olabilir.              

Abdülkerim Karaağaç

    Dişhekimi

akerimdis@gmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5634 defa okunmuştur
Tesekkurler
Fatma Cetin Kabadayi
Hocam, hep yanlış fircaladik insALLAH bundan sonra tavsiyelerimize uyacağız. Saygılarımla.
12 Ekim 2011 Çarşamba 02:54
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri