Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A.Kerim KARAAĞAÇ

HAYATI ANLAMLI ve ANLAMSIZ YAPMAK ELİMİZDE

08 Kasım 2012 Perşembe

Hayat okulu, hayat mücadelesi ve hayat yarışı bambaşka bir şeydir. Koşuşlar, çırpınışlar, telaşlar hiç bitmek bilmiyor. Her gün yeni bir heyecan, her gün yeni bir coşku kaplıyor insanı.

 Önü arkası görünmeyen işler, bitmek, tükenmek bilmeyen hayaller ve düşler…

Huzursuzluklarda mutluluğu arayanlar

Mutluluğu huzursuzluk sayanlar

Boş arzu ve isteklere bel bağlayanlar

Gülenler, ağlayanlar, sel gibi kükreyip çağlayanlar sayılamayacak kadar çoktur.

Tutmayan planlar

Kendi kendini oyalayanlar

Geleceğe umut bağlayanlar

Huzur ve mutluluk arayanlar bir hayli fazla.

Bir uğultu

Bir gürültü

Bir kahkaha

Bir hayale dalış akıllara durgunluk veriyor.

Esen hayat rüzgarları

Kopan hayat fırtınaları dinmek bilmiyor.

Bilinmeyen gerçekler

Duyulmayan feryatlar

Görünmeyen hakikatler günden güne artıp gidiyor.

Bozulan aşlar

Halden anlamayan başlar

Hakikate engel taşlar

Hiç bitmeyen savaşlar

Hayatı kördüğüm ediyor ve çekilmez hale getiriyor. Bu nedenle çokları

Hakikat aynasından bakamıyor

Güven köprüsünden geçemiyor

Ümit çiçeklerini koklayamıyor

Hayata tutunmaya çalışırken bize hayatı verene iyi tutunmak gerekir ki,

Hayat hayat olsun

Anlam bulsun

Ruh ve beden esaret zincirinden kurtulsun.

Çünkü hayat meyvesi çürüdü mü bir daha devşirilemez.

 Hayat gülü soldu mu bir daha yeşeremez.

Ecel lambası söndü mü bir daha yanmaz.

Ömür zinciri koptu mu bir daha takılamaz.

Bilindiği gibi dünya sevgi ve saygı üzerine kurulmuştur. Her yaratılan şeyin ayrı ayrı bir değeri, ayrı ayrı bir hatırı vardır. Bir bardağı yere çarpıp kırar gibi keyfe keder bütün değerleri altüst etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Kişilik, başarı, tecrübe, yetenek, sabır, disiplin, sevgi, aşk, azim hayatın başarı merdivenleridir. Kişiliksiz bütün kazanımlar hayatta bir hiçten ibarettir.

Bu nedenle insan hayatı boyunca kin, nefret, isyan katsayısını daima alçaltmalı; huzur, mutluluk, sevgi ve saygı katsayısını da daima yükseltmelidir.

Davasını çıkarına

İdealini sadece kendi arzu ve isteklerine

Mutluluğunu da başkalarına zulüm ve hakarete endeksleyen birileri olmamalıdır.  

En ufak bir şey için dostluk bağını koparan

Boş tartışmaya meydan verip kavga çıkaran

Onurunu ayaklar altına alıp yalvarıp yakaran bir insanın hayatı modern, mutlu, çağdaş ve de İslami bir hayat olamaz.

Bir hayatın güzel bir hayat olabilmesi için

"Allah’a itaat

İnsanlara hizmet

Mahlukata da merhamet" olması gerekir.

Daima bir insanlık ağacı dikerek

Bir gönüle girerek

Bir dostluk meyvesi devşirerek hayatı anlamlı kılmak gerekir.

Yüreklerde yanan

Kalplerde vuran

Gözlerde ışıldayan

Alınlarda parlayan

Duygularda çağlayan dostluklar, kardeşlikler ne kadar anlamlı ve ne kadar güzeldir. Zaman zaman hayatın içine dalıp hayatla yüzleşmek gerekir. Bir balığın oltaya takılması gibi insan arzu ettiği şeye gönülden sarılmalı, özgüvenini hiç kaybetmemelidir. Cesaret, gayret ve azmin dalından tutarak başarıya giden yolda güçlü bir mücadele ile bütün engeller aşılmalıdır. İnsan boşa dönen değirmen çarkı gibi hayatı boşa geçirmemeli, azim ateşini tutuşturup hiç söndürmemelidir. En karanlık geceyi ışığın aydınlattığı gibi en başarısız bir insanı da özgüven ve azim şaha kaldırır. Hayatı anlamlı ve doğru yaşamamak, nişan almadan boşa ateş etmek gibi gülünç bir olaydır. Hayatta damlaya damlaya gelen güzel bir başarı gürül gürül gelen ve kolay elde edilen başarılardan çok daha değerli, çok daha kalıcı ve çok daha sağlamdır.

Sıkıntılı bir hayat dikenli bir gül

Sıkıntısız bir hayat da susuz bir çeşme gibi olduğu unutulmamalıdır.

Hayat fırtınasına tutulmadan

Hayatın çilesi ile mücadele etmeden

Hayat güneşi altında buram buram ter dökmeden hayat bariyerleri kolay kolay aşılamaz. Unutmamak gerekir ki anlamlı hayatın meşgale ve gayreti, anlamsız hayatın da tembelliği ve mazereti hiç bitmez.

Şefkat ellerinin uzanmadığı

Sevgi güllerinin solduğu

Ümit ağacının kökünden söküldüğü

Kardeşlik köprüsünün tuz buz olduğu

İnsanlık çeşmesinin kuruduğu bir hayatın hiç huzuru, tadı, lezzeti olur mu? Mutlu yarınlar, umutlu bir gelecek ancak insanca yaşamak ve hayatı anlamlı kılmaktan geçer.

Bu nedenle hayatın bütün güzelliklerini yaşamalı

Acılarına katlanmalı

Kötülüklerinden kaçmalı

Zorlukları ile mücadele etmeli

Mutluluklarını paylaşmalı ve çilelerine karşı da sabretmeliyiz.

 Pahası biçilmeyen zamanlar heba olup bitmeden

Fırsat elden gitmeden

Hayat güneşi batmadan bu hayat yolcuğunda bir kılavuz kaptan misali daima uyanık olmalı ve hayatı acısıyla tatlısıyla mutlu bir sonla sonlandırmak için daima mücadele etmeliyiz.

Rabbimiz bu yolda, gayret içinde olanların yardımcısı olsun.  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3308 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri