Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A.Kerim KARAAĞAÇ

KİMLERLE YAŞIYORUZ, KİMLERLE!!

14 Eylül 2011 Çarşamba

Yanımda çalışan bayan o gün izinliydi. Sabah erkenden kapı zili çaldı, açtım kapıyı. Bir genç yanımda çalışan bayanı sordu;

 “Zehra hanıma bir şey soracaktım, o nerede” dedi. Ben de;

-“O, bu gün izinli ve akşama kadar gelmeyecek” dedim.

“Peki” deyip ayrıldı. Henüz bir saat geçmişti ki, kapı zilimiz tekrar çaldı. Bu sefer gelen başkasıydı ve gene daha önce tanımış olduğum biri değildi. Bana gelen hastalarımın ekseriyeti tanıdıktır. Öyle rast gele, tanımadık birileri çok nadir gelir. Bu gelen de önceden tanımadığım biri olunca dikkatimi çekti.

“Buyurun, gelin” dedim.

“Yok, yok içeriye girmeyeyim” dedi ve ayakkabılarını çıkartmadan başını bana doğru uzatarak;

“Şu ağzıma bir bakar mısınız? Birkaç dişim çürük de, ne yapabiliriz, bana bu hususta bir bilgi verir misiniz”? dedi.

“Kardeşim kapı girişinde muayene olmaz, içeriye girin, koltuğumuza oturun, o zaman şöyle teferruatlı bir muayene ve bilgilendirme yaparız” dedim. O da bu teklifi bekliyormuş zaten, hemen girip hasta koltuğuna oturdu. Muayeneyi takiben;

“Ağzıma baktınız, ne yapılabilir, bana bir hesap çıkarınız.” Dedi.

“Yan odamıza geçelim ve bu meseleyi görüşelim” dedim. Geçtik odamıza oturuyoruz ve ağzında yapılacak işleri ve maddi durumunu görüşeceğiz! O şahıs masamın hemen yakınında oturuyor ve benim göremeyeceğim şekilde elini masanın arkasına saklayarak cep telefonu ile uğraşıyordu. Bunu fark ettim ama, “kendi telefonu uğraşsın bakalım” diye düşündüm. Tam o sırada kapı zili tekrar çaldı. Kapıyı açacak kimse olmadığı için kapıyı açmaya koştum. Kapıyı açtım, bekledim bekledim gelen yoktu. O sırada içeride oturan mahluk da kalkıp kapıya gelmişti ve “ben gidiyorum daha sonra görüşürüz bu hesap meselesini” dedi. Hızla, kaçar gibi ayrılıp gitti. Ben de, o kadar beklememe rağmen kimseler gelmeyince masamın başına geldim. Ne göreyim masanın üzerindeki cep telefonum ve içerisinde beş on kuruşla birlikte anahtarım ve bazı eşyalarımın bulunduğu cüzdanım yoktu. Hemen kapıya, kaçan şahsın peşinden koştum, mümkün mü görmek, bulmak?

Meğer benimle otururken kendi telefonu ile dışarıdaki arkadaşının telefonuna çağrı bırakıyormuş.

İlk gelen şahıs benim muayenehanede yalnız olduğumu tesbit için uğramış. İkincisi de, benim yanından ayrılıp kapıyı açmaya gitmem için diğerinin telefonuna çağrı bırakmış ki, artık zil düğmesine basabilirsin anlamında. Ben kapıyı açmaya gidince de içerideki işini bitirmiş.

Elhamdülillah ben bu kadar az zayiatla atlattım fakat, daha fazlasını yaşayanlar da oluyor.

Bakınız bir taksicinin başına gelenlere;

Taksici arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya, adam arka tarafa biner. Şoför;  

“Eee hemşerim kimsin, nereye gidersin” der.

Yolcu;

“Ben Azrailim, canını almaya geldim” der

Şoför alaycı bir tavırla;

“Sen mi Azrailsin, yav senin gibi Azrail olur mu hiç?” der.
Yolcu sakin bir tavırla;

“Sen daha önce Azrail gördün mü de tarif ediyorsun. ”

Ve ekler yolcu;

“İnanmadın bana öyle mi?”

Şoför;

“İnanmadım tabii”

Yolcu;
“O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın” der.
Gerçekten de adamın dediği gibi şöför 200 metre ilerde bir yolcu
daha alır, ama yolcu ön tarafa oturur.

Olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır.
Şoför yanındakine;
- “Ee sen kimsin nereye gidersin” der.

Öndeki;
- “Abi beni merkezde bir yerde indirirsen çok sevinirim adım felanca”

Şoför;
- “Yav şu arkadaki adam bana Azrailim diyo, görüyonmu şu herifi hem iyilik ediyoz, hemde dalga geçiyor zibidi”
  Öndeki arkaya bakarak;
 - “Abi arkada kimse yok ki”
Şoför hışımla arkaya bakar ve;
- “Kör müsün be adam arkada oturuyor ya der.
Öndeki arkaya bir daha bakar;
- “Abi senin kafan iyimi, yoksa dalga mı geçiyorsun” der. Bu sefer arkadaki söze girer;
- “Gördünmü” der, “öndeki beni ne duyabilir nede görebilir” şoföre. Şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar. Arkadaki,  şoföre;
- “Hadi, arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alacam” der. Şoför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan. Sonra....
Sonra ne olmuş biliyormusunuz?????
Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar...:)) :))

Allah(c.c.) hepimizi şerlilerin şerrinden korusun inşallah. (Amin) 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3228 defa okunmuştur
Teşekkürler
GÜLAY GEDİK
Yüreğinize, dilinize sağlık hocam. Rabbim; kelamı kalemi hikmetli olanlardan eylesin.
14 Ekim 2011 Cuma 11:32
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İmtihan
Salim Yılmaz
İnsanlar zekalarını Şer işler yerine Hayır işlere kullansalar her iki dünyada da rahat ederler.Bu dünya imtihan dünyası.Allah imtihanımızı kolay eylesin.Amin..
16 Eylül 2011 Cuma 09:02
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ŞEYTANIN İŞİ NE?
yedidağınaslanı
İnsanları bu gibi işlerle uğraştırmak.
14 Eylül 2011 Çarşamba 20:14
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri