Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aslan DEĞİRMENCİ

Bir Mason anlatıyor

18 Aralık 2012 Salı

Encümen-i Daniş, Mason locaları derken bu hafta kapım çalındı.

İsmini açıklamayacağım. Gelen; Masonlukta iyi bir dereceye ulaşmış, etkin görevler almış bir kişi…

Ben kendisinin ismini daha önce de duymuştum. Ufak bir araştırma yaptığımda Masonluğunun tescilli olduğunu da gördüm.

Şimdilerde baya bir dertli.

Kendi ifadesiyle Masonlar ile marjinal Yahudilerin işbirliğini gördükçe localardan uzaklaşmaya başlamış. Hatta gösterdiği tepkilerden dolayı, uzaklaştırıldığını da öne sürüyor. Türkiye’de ki değil tüm dünyadaki localar hakkında ilginç iddiaları var.

Hemen kendi sözleri ile örneklendirelim:

“Localar artık İsrail’e gönüllü ajan yetiştiriyor.”

“Hedefleri ve hareket tarzları belli… Bütün grupların içerisine sızacaksın, sonra yönlendirecek ve kim kazanırsa kazansın İsrail’in kazançlı çıkmasını sağlayacaksın. Türkiye’deki darbelere ve darbe planlarına baktığınız da bunu anlayacaksınızdır.”

“Grupların içerisine sızma başarıldıysa strateji; ‘kontrollü gerilim’ çıkartmaktır.”

“Yahudi lobisi dünya’da şuanda kaybediyor. Onun için localarda etkisiz. Ama etkin odaklara yakınlaşma çabası içerisindeler. Çünkü lobileri can çekişiyor. Ellerinde tuttukları ve operasyonlarında kullandıkları medya’da zayıflıyor. Localar, onun için yeni arayışlarda. Özellikle muhafazakâr ve özgürlükçü medya’ya sızmaya çalışıyorlar. Şimdi zor gözüküyor ama imkânsız değil. Localarda bürokrat, siyasetçi, gazeteci ve işadamlarının olduğunu düşünürsek zamanla girişimlerini hızlandırmalarının mümkün olabileceğini düşünüyorum.”

“Son on yıl içerisinde Türkiye’de deşifre olan çeteler içerisinde çok sayıda Sabetaycı var. Hatta 12 Eylül ve 28 Şubat iyi analiz edilirse, başrollerde yine Sabetaycıların olduğunu görürsünüz. Son operasyonlar ile bunların büyük bir kısmı tasfiye edildi. Ama ana damara ulaşılamadı. Bakın 12 Eylül, 28 Şubat ya da Ergenekon… Buradaki önemli isimlerin hiçbirinin İsrail ile sorunu yoktur.”

“Mason Locaları, Yahudi lobilerine ve doğal olarak Mossad’a göbekten bağlıdır. Bu bağ derinlemesine irdelenmiyor. Bunu irdeleyen biri vardı o da rahmetli Uğur Mumcu. Kendisini tanırım. Bir iki görüşmemizde oldu. Son süreçte loca ve lobilerin karanlık ilişkilerini araştırıyordu. Mossad’ın ise bazı dosyalarını deşifre edecekti. Bir yazı ile bunun sinyalini verdi. Yazısının hemen ardından İsrail Büyükelçisi kendini yemeğe davet etti. Yemeğe tek başına gitti. Elçi kendisine; “Çok cesursunuz, buraya bile tek başınıza geldiniz” dedi. Ama cesurluğunu hayatı ile ödedi. Bakın bomba düzeneği çok gündeme getirilmiyor. Ustaca yerleştirilmiş ve hazırlanmış bir mekanizma. Aldatmak için basit gibi gösterilse de mekanik hareketlilik ile elektrikli devrenin tamamlanması. Oldukça profesyonel ve uzman ekip işi.”

“Son yıllarda Evangelist Rahiplerin ırkçı açıklamaları gündeme düşüyor, tepkiler yükseliyor ama kimse bunların arka planına bakmıyor. Özellikle İslam dinine hakaret eden, Müslümanları terörist ilan eden rahipler Yahudi dönmeleridir. Evangelist kilise yetkilileri Neo-Con’un dini temsilcileridir. Neo-con ekibinin gücü medyadır. Oldukça güçlülerdir medyada. Bu Türkiye için de geçerlidir. Size tek tek isimleri de kısa süre içerisinde vereceğim. Ama siz bile bu isimlerin bazılarına inanmayacaksınız.” İnanıp inanmayacağımızı takip edip göreceğiz…

MEB’in dikkatine

Not: 7 ay önce Yenimahalle Mimar Sinan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde yaşanan taciz olayı halen sonuçlandırılmamış. Aksine taciz olayını deşifre eden öğretmen ve öğrencilere mobbing başlamış. Hatta olaydan 5 ay sonra okula gelen müfettişler tacizci öğretmeni araştırmak yerine olayı ortaya çıkaran öğretmeni incelemeye başlamış. Daha da skandal olan, taciz ile suçlanan öğretmen halen görevine devam ediyor. Üstelik psikolojileri yerle bir olan taciz mağduru öğrencilerin derslerine bile giriyor. Öğrencilerle görüştüm. Konuşmaktan korkar hale gelmişler. Konu hakkında konuşan öğrencilere okul idaresi tarafından baskılar iyice yoğunlaşmış. Çocuklarla da görüştüm. Oldukça gerginler. Hatta bir kız arkadaşlarının ‘intiharı’ bile düşündüklerini ifade ederek, “Bize sahip çıkın” diyorlar. Biz buradan duyurmuş ve MEB’i uyarmış olalım. Bu arada mağdur çocukların ifadelerinin uzman eşliğinde alınmamış olması ve ailelerine okul idaresi tarafından bilgi verilmemesi de işin farklı bir boyutu… 

Bu yazı toplam 3742 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri