Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aslan DEĞİRMENCİ

CHP lideri Kılıçdaroğlu sözünü tutacak mı?

22 Haziran 2014 Pazar

Kamuoyunda 28 Şubat darbesi olarak bilinen ve aslında 28 Şubat 1997 tarihinde önce başlatılan darbe süreci 54. hükümetin düşürülmesiyle son bulmuşsa da artçı şok ve tesirleri 55. hükümet döneminde de devam etmiştir.

 

Bu süreçte özellikle dindar insanlara yönelik yargı eliyle yapılan operasyonlar neticesinde bugün halen cezaevinde bulunan onlarca masum insan bu dönemin kurbanlarının başında gelmektedir.

28 Şubat darbe sürecinde hâkim ve savcıların genelkurmaydaki brifinglere koşarak katılmaları, o dönemde özellikle dindar insanlar hakkındaki mahkumiyet kararlarının hukuki olmaktan uzak keyfi ve cebri nitelikte olduğunun belgesidir.

Bugün bu insanların halen cezaevinde bulunuyor olmaları insan hakları açısında telafisi mümkün olmayan mağduriyetlerin meydana gelmesine sebep olmuştur. Bu mağduriyetlerin hukuken ortadan kaldırmanın yolu bu mağdurların yeniden yargılanma talebine ses vermek, yeni bir hukuki süreci başlatmakla mümkün olur.

Bu sürecin olumsuz neticelenmesi halinde AYM’ nin önüne götürme imkanı hasıl olur. Böylece Anayasa Mahkemesi evrensel hukuk kaideleri çerçevesinde bu mağduriyetleri ortadan kaldırabilir. Yok AYM bu mağduriyeti ortadan kaldırmazsa, başvurunun 'zaman bakımından yetkisizlik' sebebiyle kabul edilmediğini açıklarsa, o zaman TBMM gereğini yapmalı. Peki TBMM ne yapmalı?

28 Şubat sürecinde verilmiş tüm yargı kararları yeniden gözden geçirilmeli, 28 Şubatta verilen siyasi yargı kararlarının yok hükmünde sayılması için TBMM yasa çıkarmalı, İslami yapılara mensubiyetle suçlanan şahıslarla ilgili yargılamalar tekrarlanmalı ve bu kişilerin tüm aile fertleriyle birlikte yaşadıkları mağduriyetlere son verilmelidir. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun dediği gibi, “Balyoz' da hukuksuzluk yüzde 30 ise 28 Şubat sürecinde hukuksuzluk yüzde 300, yüzde 3 bindir.

Hukuksuzluk açıktır. 28 Şubat darbe sürecinde davalar şu şekilde işletilmiştir: Eğer daha önceden açılmış ve yargılanması devam eden bir dava söz konusuysa, yani henüz dava süreci bitmemişse; suç vasfı değiştirilmiş, istenen cezalar ağırlaştırılmış ve mahkûmiyet kararları en üst sınırdan verilmiştir. Eğer yargılanan kişiler hakkında daha önce alt mahkemelerde ceza verilmiş de, dosyaları temyiz aşamasına gelmiş ise, Yargıtay'da bu kararlar bozulup, dosyalar geri gönderilmiş ve cezaların katlanarak yeniden tesis edilmesi sağlanmıştır.

Öte yandan STK’lar, aralarında Yargıtay eski Başsavcısı Vural Savaş, Yekta Güngör Özden, Nuh Mete Yüksel, Sabih Kanadoğlu, Orhan Karadeniz ve Metin Çetinbaş’ın da bulunduğu dönemin yargı mensupları hakkında iki yıl önce suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusu dilekçesinde şu ifadeler yer almıştı: “28 Şubat sürecinde Genelkurmay Başkanlığı'nda düzenlenen brifinglerde Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkanı ve üyeleri ve bir çok kürsü hakimine 'irtica' tehditli brifingler verildi. Otobüslere doldurulan yüksek yargı başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığı'ndaki brifinglere katıldı. Yargı mensupları onurlu bir duruş sergileyip darbe planlarına iştirak etmek yerine brifingci paşaları 8 dakika ayakta alkışladı. Brifingler sonrası almış oldukları kararlarla postallı demokrasiyle yarışan postallı bir yargı sistemi oluşturdular. Refah Partisinin kapatılması, binlerce mazlumun yok yere cezalandırılması ve fişlenmesi ile sonuçlanan iki yüzlü yargı kararlarının tohumları bu brifinglerde atılmıştır.”

Unutmadan Balyoz’ dan serbest kalan birçok ismin 28 Şubat sürecinde de aktif görev aldığını biliyoruz. Aynı 28 Şubat’ın mimarları gibi onlar da dışarı da ama mağdurlar halen vesayet altında. Bunu kabul etmemizi beklemek akıl tutulmasıdır. Madem CHP açılımdan söz ediyor, versinler bir kanun teklifi de görelim. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu iki yıl önce “28 Şubat sürecindeki yargılanmaların yenilenmesi olasılığına nasıl bakarsınız?” şeklindeki soruma aynen şu cevabı vermişti: “Olağanüstü mahkemelerin tümüne karşıyız, onların yaptığı yargılamalara da karşıyız. Yeniden yargılama başlarsa destek veririz. Mağdur kim olursa olsun olağanüstü mahkemelerde yargılanıyorsa bu mahkemelerin adalet dağıtmadığı kanısındayız.” İki yıl önce söylediğiniz sözü şimdi icraata geçirme vakti Sayın Kılıçdaroğlu..

 

www.twitter.com/aslandegirmenci

degirmenciaslan@gmail.com

Bu yazı toplam 1698 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri