Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aslan DEĞİRMENCİ

Dağ yolunda devşirilen çocuklarımız

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Çocuklar önce sahada kullanılıyor.

Oyunun adı köşe kapmaca ve taş atma...

Ellerine taş veriliyor.

Eller kin ile nasırlaştırılıyor.

Sonra ideoloji yükleniyor.

İdeolojinin ana temelini şiddet ve öfke oluşturuyor.

Taşlı eylemler yerini yol kesmeye bıraktığında yaş 16'yı buluyor.

Çocuklar maskeyle de tanışmış oluyor.

Temiz bir sevgi peşinde olan çocuklar, dayatma ile şekillendiriliyor, devşiriliyor.

Psikolojik hareket devreye girdiğin de ise dağ yolu açılıyor.

Örgüt tarafından eylemleri sıralanıyor...

Bağlar'da polisi taşlama.

Dargeçit'de örgüt adına bildiri dağıtma.

Karlıova'da yol kesme.

Çocuklara bilinç dışı katıldıkları eylemler hatırlatıldıktan sonra şunlar söyleniyor:

Acilen ortadan yok ol!

Eve gitmen sakıncalı!

Savcı senin hakkında soruşturma başlatmış!

Güvenlik güçleri seni arıyor!

Psikolojik baskı altına alınan çocuk önce köşe bucak gizleniyor.

Eve gece yarısı gitmeye başlıyor.

Zaman zaman sokaklarda kalıyor.

Çaresizliğe düşüyor.

Algı operasyonu tutmuştur.

Ve çocuğa son dokunuş!

Haydi tek çare dağ.

Kamplara doğru yola çıkılıyor.

Eğitim üslerine gelindiğinde taşlarla nasırlaşan ellere kalaşnikof tutuşturuluyor.

Dağın arka yüzüyle tanışan çocuk bataklık içinde debelenip duruyor.

Tüm hayalleri yalan oluyor.

Soğuk bastırıyor, üşüyor.

"Sen savaşçısın" deniliyor.

Kamplarda türlü olaylara tanıklık etmeye başlıyor.

Kaçmayı düşünüyor.

"Dönersen seni bekleyen hayat cezaevi..." sözleri kulağında yankılanıyor.

Daha önce dönüşü aklından geçirenlere verilen cezalar da dilden dile dolaşıyor.

Ana, baba, kardeş özlemine ise ilaç bulunamıyor.

Sevgi, şefkat, merhamete dair ne varsa unutturulmaya çalışılıyor.

Vefa ve kardeşlik yasaklanıyor!

Derken;

Atış talimatları devam ederken "Getirin onu buraya" diye bir ses ile irkiliyor.

Eğitim bitmiştir.

Ölüme ve öldürmeye kodlanmış beyinlere ilk talimat veriliyor.

Görev yeri ve yapacakları kendisine anlatılıyor.

Soğuğa karşı çıplak vücudu kat kat bez ile sarılıyor.

Alışkın değildir.

Havasız kalan bedeninde yaralar meydana geliyor.

Üstelik o kalın bez ile ilk bahar gelene kadar yaşamak zorunda.

Yıkanmak ise sadece rüyalarda mümkün!

Çoğu olağanüstü şartlarda, sığındığı mağaralarda salgın hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor.

İşte bugünlerde kaçırılma dışında örgüte katılan çocukların iradesinden söz edenlerin atladığı süreç bu.

Bu süreci savunacak olan var mı?

 

www.twitter.com/aslandegirmenci

degirmenciaslan@gmail.com

Bu yazı toplam 884 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri