Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aslan DEĞİRMENCİ

DOKUNMA YANARSIN!

06 Ağustos 2012 Pazartesi

Gizli tanıktan ‘delil’ olur mu şeklindeki dezenformasyonlardan sıkılmış olacak “İsmet” bu hafta kimliğini duruşma salonunda açıkladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasında söz verildiğinde gizli tanık İsmet, isminin Semih Genç olduğunu açıkladı. Semih Genç sözlerine sürpriz yaparak başlayıp, çarpıcı açıklamalar ile devam etti. Gerçek ismiyle ifade vermeye başlayan Genç, Özdemir Sabancı'nı öldürülmesinin en temel nedeninin ise "Sabancı'nın Kürt raporunu açıklamasından devletin derinlerinin rahatsız olması" şeklinde açıkladı. Fehriye Erdal ile aynı evde uzunca bir süre kalan Genç, Bekaa’daki kamplarda bazı militanların subaylar tarafından eğitildiğini öne sürdü, yetmedi isimlerini de açıkladı. O kamplarda bulunan Genç, anlatmaya devam ettikçe yüreğimiz cız etti. Yüreğimizin cız ettiği yerlere girip asker analarını üzecek değilim ama Sabancı suikastı hakkında söylediklerinin irdelenmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü Kürt sorunun çözülmemesinin nedenlerinden biri de bu raporları hazırlayanların başlarına gelenlerde gizli olduğuna inanıyorum. Kürt sorunu ne zaman masaya yatırılsa nasıl akla ziyan gelişmeler yaşanıyor, istihbarat zafiyetleri veriliyor ve şiddet ansızın tırmandırılıyorsa; Kürt sorununa ilişkin çözüm önerileri arayan ya da sunanların başına da kötü işler geliyor.

*

Rapor derken merak etmeyin İsmet İnönü tarafından 1935 yılında hazırlanan metine girmeyeceğim. Çünkü o rapor çözümden çok sorun çıkartmaya yönelikti! Öyle ki rapor ile Kürtlerin nasıl Türkleştirileceği sorusuna cevap aranıyordu. 1936'daki Umumi Müfettiş Abidin Özmen’in raporunu da es geçerek TOBB Raporu ile sürece geçeceğim. Raporu hazırlayan Prof. Dr. Doğu Ergil, malum çevrelerce ‘vatan haini’ ilan edildi. Hakkında karartma kampanyası yürütüldü, ajan ilan edildi, medya lincine maruz bırakıldı ve yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. SHP'nin 1990'da hazırladığı rapor DGM'lik olurken, Hak-İş tarafından hazırlanan Kürt raporu medya tarafından sansürlendi, yok sayıldı. Araya birkaç rapor daha girse de ses getiremedi. Patronlar tarafından hazırlanan ‘nabız’ yoklama raporlarını da bir kenara bırakırsak Prof. Dr Bülent Tanör tarafından hazırlanan metin var birde. Rapora deklare edilir edilmez 2001'de İÜ Rektörü Kemal Alemdaroğlu tarafından 'meslekten men' cezası istemiyle YÖK'e sevk edildi. Hakkında çeşitli iddialar atılarak, yıpratma operasyonu başlatıldı.

*

Ama biri vardı ki hem rapor yazdı hem de kitaplaştırdı. Merhum işadamı Sakıp Sabancı 1995 yılında hazırladığı rapor sonrası tehditler aldı, siyasiler tarafından sert dille uyarıldı. ‘Çizmeyi aşıyorsun’ diyenler bile oldu. Uyarılar ve tehditler devam ederken kardeşi Özdemir Sabancı, Sabancı Center'de öldürüldü. Hem de tamda raporun tartışıldığı günlerde…

*

Birde hazırlandığı fakat devletin gizli kasalarında saklandığı iddia edilen merhum Özal ve ekibinin raporu var… Turgut Özal ve Eşref Bitlis ile çalışma arkadaşlarının Kürt raporu üzerinde birlikte hareket ettikleri biliniyor. Ekibe köy köy dolaşarak destek veren bir diğer isim de merhum Adnan Kahveciydi. Cumhurbaşkanı Gül'ün talimatı üzerine Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatını inceleyen DDK, raporuna göre; Özal’ın ölümü şüpheliÖlüm nedeninin belirlenmesi konusunda gerekli ihtimam da gösterilmemiş. Raporda, Özal'ın ölümünün, uzun süreli devam eden ağır bir hastalık neticesinde ve beklenen bir ölüm olmadığına, ani gerçekleştiğine dikkat çekilirken, şüpheli bir uçak kazası sonrası yaşamını yitiren Jandarma eski Genel Komutanı Eşref Bitlis ve kendisine yakınlığı ile bilinen Diyarbakır Bölge Jandarma Asayiş Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Temel Cingöz, Mardin Jandarma Alay Komutanı Rıdvan Özden, Tunceli Jandarma Alay Komutanı Kazım Çillioğlu ile emekli Korgeneral Hulusi Sayın’ın art arda hayatını kaybetmiş olması oldukça manidar. Bu ekibin hazırladığı (!) Kürt raporuna dışarıdan destek veren Adnan Kahveci ise, kendi hazırladığı çalışmayı kamuoyuna açıkladıktan sadece 3 ay sonra geçirdiği 'sır dolu' trafik kazasında eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşamını yitirmesi de oldukça ilginç…

*

Bu sır dolu ölümler ile olaylar çözülmedikçe, Kürt sorununun devamından nemalananlar deşifre edilmedikçe ve bölge halkını ümitlendiren güçlü adımlar atılmadıkça biz daha çok bu konuları konuşuruz. 

Bu yazı toplam 2466 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri