Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aslan DEĞİRMENCİ

Dumanlı'nın sahte mağduriyet edebiyatı!

18 Ocak 2014 Cumartesi

Ekrem Dumanlı’ya bir hatırlatma

Bu nasıl mağduriyet?

28 Şubat'ın tek mağduru kalmıştır, Hocaefendi'dir.”

Bu sözler Ekrem Dumanlı’ya ait…

Bu nasıl mağduriyet, Fethullah Gülen ABD’den ihale dağıtmıyor mu?

Oysa asıl mağdurlar halen cezaevinde.

Söz konusu mağduriyetlerin giderilmesi için sayısız kampanya başlatılmasına rağmen Ekrem Dumanlı hiç birini köşesine taşımadı.

Kaldı ki başlatılan imza kampanyalarının hiç birinde de Ekrem Dumanlı imzası göremiyoruz.

İlk aklımıza gelen cezaevinde tutulan mağdurlar; “Zekeriya Şengöz, Fahri Memur, Salih İzzet Erdiş (Salih Mirzabeyoğlu), İrfan Çağrıcı, Rıdvan Çağrıcı, Can Özbilen, Osman Erdemir, İsmail Şah Balta…”

Üstelik karanlık dönemin hukuk skandalları can yakmaya devam ediyor.

28 Şubat sürecinde terör örgütünün (sanal kurmaca örgüt) dini lideri olarak suçlanan ağabeyine yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle yargılanan Nurettin Kayan, ağabeyinin beraat ettiği davada 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu brifingli yargı kararı da Ekrem Dumanlı’nın gündemine hiç gelmedi. Cihan Ajans küçük bir haber yapıp durumu kurtarmaya çalıştı. Ama gözümüzden kaçmadı…

Çok değil daha geçen ay 28 Şubat'ta henüz 14 yaşındayken tutuklanıp idamla yargılanan ve yaklaşık 10 yıl cezaevinde yattıktan sonra iki yıl önce özgürlüğüne kavuşan Yakup Köse'nin 2000 yılında cezaevlerine yapılan operasyon sırasında askere karşı isyan ve yangın çıkarma suçlarından yargılandığı davada aldığı ceza Yargıtay tarafından onandı. Bir başka yargı skandalı ve 28 Şubat mağduriyeti olan cezaya karşı da Ekrem Dumanlı’dan bir tepki gelmedi… Henüz çocuk iken arkadaşlarıyla beraber tabutluk denilen hücrelere konulan Köse hale cezaevine konulmak istenirken buna neden göz yumuldu?

Dahası var…

Neo-Bolşevikler için kurulan mahkemelerde şahin kesilen Ekrem Dumanlı, 28 Şubat davasında Neo-Conlar hakim karşısında iken neden aynı duruşu sergileyemedi? İsrail’in iyi çocukları hesaba çekildiğinde Ergenekon ve Balyoz sürecinde olduğu gibi neden medyasını sahaya indirmedi?

Bakın geçmişi daha açmıyorum…

Yoksa merhum Erbakan Hoca’ya "Git, görevi bırak" çağrısından, Gülen’in unutulmaz ‘fetva’larına kadar girmemiz gerekecek. Daha irdelersek cunta ile paralel tavırlar hatta Gülen’in Çevik Bir'e yazdığı mektuba göz atmamız gerekecek. Hani şu "Genel Kurmayımız'ın çok değerli İkinci Başkanı. Sayın Komutanım. (…) Yüksek af ve hoşgörünüze sığınıyorum" şeklinde başlayan mektuba…

www.twitter.com/aslandegirmenci

degirmenciaslan@gmail.com

Bu yazı toplam 1468 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri